Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


21:32, 30 Mart 2017 Perşembe
17:04, 15 Ağustos 2016 Pazartesi

  • Paylaş
Keşmir’e şiddet mevsimi bir kez daha geldi
Keşmir’e şiddet mevsimi bir kez daha geldi

Kashmir Institute of International Affairs Başkanı Muzzammil Thakur ile bölgedeki son gelimeleri konuştuk...

Deniz Baran/ Dünya Bülteni

Keşmir’de geçtiğimiz ay on binlerce insan sokaklara döküldü. Bölgedeki şiddet sarmalı öyle bir seviyeye erişti ki kurşunlanmış çocukların, kan revan içindeki sokakların, kamyon kamyon tutuklanan insanların fotoğrafları elimize ulaşır hâle geldi. Ve pek tabii Keşmir yine basın tarafından yeterli ilgiyi göremedi…

Keşmir’de olağanüstü hâl sürerken neler yaşanıyor, gerçekten durum nedir? Bu sorulara yanıt almak, şiddet sarmalında can çekişen Keşmirlilerin sesini duyurmak için daha önceleri de başvurduğumuz kaynağımız Muzzammil Thakur’a gittik. Kashmir Institute of International Affairs’ın başkanlığını yapan Muzzammil, eylemler başladığından bu yana sahada ve tüm şiddete bizzat şahit.

Deniz Baran: Keşmir’de neler oluyor, bu denli bir kızışmaya sebep olan neydi?

Muzzammil Thakur: Keşmir’de özellikle Mücahid Kumandan Burhan Wani’nin ve yoldaşlarının öldürülmesinden sonra silahlı kuvvetler büyük bir şiddet dalgası başlattı. Keşmirlilere yönelik bu katliamların yeni bir şey olmadığını da hatırlayalım. Kaç yaşında olduğun, nereli olduğun veya kimleri tanıdığın fark etmiyor. Ayrım yapmaksızın herkesi öldürüyorlar. Herkesi.

Fakat Burhan Wani’nin şehadetinden sonra birçok insan sokaklara onun cinayetini protesto etmek için döküldü, bazı kaynaklar cenazeye 500.000 kişinin katıldığını söylüyor. Ayrıca siviller sadece onun ölümünü protesto etmiyordu; Keşmir’de devam etmekte olan işgali, adaletsizliği ve savaş suçlarını da protesto ediyor. Ve protesto edenler de öldürülüyor… İnsanlar cinayetleri protesto ettikçe tekrar öldürülüyor. Bu vahşi bir döngü. Hâlizhazırda, 2 hafta içerisinde 60 ölüme ve 6000 yaralıya şahit olduk ki yaralıların yarısından fazlası ağır yaralı, yüzlerce kurban saçma mermisiyle feci şekilde yaralanmış. Bu saçma mermileri, vücuda giriyor ve küçük parçalara ayrışarak patlıyor; böylece kimisi görme yeteneğini kaybediyor, parçalar kimisinin kalbine, omurgasına ve diğer iç organlarına saplanıyor. Bazı vakalarda silahlı kuvvetlerin mensupları ölenlerin vücutlarını hastaneden kaçırmaya çalışıyor ki kimse neler olduğunu öğrenemesin. Keşmir’de tam anlamıyla bir olağanüstü hâl var; hiçbir hareket yok, dükkân yok, yemek yok, ilaç yok, su yok, telefon yok, internet yok, elektrik yok… Ambulanslar bile ezilmiş durumda ve ambulanslardaki yaralı insanlar tartaklanıyor. Hastanelere baskın yapılıyor ve ateş ediliyor; biber gazı atılıyor. Şimdilerde insanların evlerine de baskın yapmaya başladılar, insanların malvarlıklarını yok edip ailelerin küçük çocuklarını doğru olmayan suçlamalarla ya da hiç suçlama dahi olmaksızın tutukluyorlar.

Protestolar Keşmir’in 6 şehrinde de devam ediyor mu?

Protestolar Keşmir’in her yerinde devam ediyor, dininin ne olduğu fark etmeksizin her bölgenin dayanışmasıyla. Kimse emniyette değil ve herkes acı çekiyor, bu da insanları daha fazla kızdırıp protestoya yönlendiriyor.

Burhan Wani kim, onun öldürülmesi mi protestoların tek sebebi?

Burhan Wani, mesajını iletmek için sosyal medyayı kullanan bir mücahitti. Askeri kanadın kamudaki yüzüydü fakat aslında hiçbir zaman silahını ateşleyip birini öldürmedi. Onu bir basın sözcüsü gibi tanımlayabilirsiniz.

Onu bir isyankâra dönüştüren hikâyesi, kendisini Keşmir halkının her bir bireyinin ilgisine mazhar kıldı; çünkü tacize ve erkek kardeşlerinin katline tanık olmuştu. Zulümle yüzleşmişti ve işgalin acısını yaşamıştı. Sonunda halkı için bir şey yapmasının zamanı geldiğini hissetmişti. Düşük standartları olan bir aileden gelen eğitimsiz biri değildi, babası saygıdeğer bir öğretmendi ve bizzat kendisi de yüksek potansiyelli bir öğrenciydi. Fakat yüzleştiği sorunlardan ötürü değişmeye karar verdi. Onun yaşadığı acı, Keşmir’de her insanın yaşadığı acıydı ve tam da bu yüzden Keşmirliler onu sevdi. Çünkü o, tiranlığa ve baskıya karşı ayağa kalktı. Halkının özgürlüğü ve bağımsızlığı için mücadele etti. Statükoya kafa tuttu.


Burhan Wani

Şu an durum nasıl?

Hindistan, Keşmir’e dair sosyal medyada ve ana akım medyada yer alan bilgileri bloklamak için çok uğraştı. Fakat sefil bir şekilde başarısız oldular. Telefon hatlarını, mobil interneti ve hatta elektriği kestikten sonra bile! Keşmirli insanlar gerçeği dünyaya duyurmayı bir şekilde başardı. Aksi hâlde şu an sessizce ölüyor olurduk fakat çok şükür ki birçok uluslararası ana akım medya; haberleri yayımladı, Keşmir’de hâlihazırda olan sorunları vurguladı ve Hindistan’ı sorgulamaya başladı.

Geçmiş yıllarda da Keşmir’de işlerin kızıştığını görmüştük ama sanki bunun kadar büyüğü olmamıştı?

Bugünkü gibi büyük hadiseleri 2008, 2009 ve 2010’da da gördük, Keşmir’de her zamanki gibi Hindistan’ın silahlı kuvvetlerince insanlar öldürülmüştü. Bu seferki, son yıllardaki en büyük kızışma çünkü insanlar artık talepleri için daha fazla beklememeye karar verdi. Bizim hareketimiz hep barışçıl bir hareket oldu ve insanlarımız artık baskıya karşı duruşlarından hiçbir netice alamamaktan bıkkın. Bu insanların şu an seslendirdiği slogan “şimdi veya hiçbir zaman”. Daha eğitimli olan bir genç nesil var; bilgiye erişimleri daha yüksek ve daha iyi kritik düşünüp analiz yapabiliyorlar. Ve şimdi onlar hareketin yönetimini alıyorlar ve Hindistan yönetimi altındaki adaletsizliği ve vahşeti ne anlayacak ne de kabul edecek durumdalar. Bunun bizim için yeni bir şey olmadığı anlaşılmalı. Biz her zaman protesto yapıyoruz. Sadece Keşmir için de değil; Filistin, Irak, Afganistan, Libya, Suriye, Yemen ve dahası için. Birkaç yıl önce İsrail, Gazze’yi vahşice bombalamıştı ve dünya, Gazze için eylem yapıyordu. Fakat dünyadaki Gazze protestolarında sadece bir kişi öldü, o da Keşmirli bir gençti.

Keşmirlilerin şu an neye ihtiyacı var?

Tüm istediğimiz hakkımız, bize 1947’de söz verilen hak ve bir referandum için yasal talebimizin yerine getirilmesi. Adalet istiyoruz. Barış istiyoruz. Dünya üzerindeki her bir bireye bahşedilen temel insan haklarını istiyoruz. Güney Sudan ve Doğu Timor haklarını aldıysa Keşmir neden almasın?

Keşmir bir kez daha uluslararası toplum tarafından boş mu verildi?

Uluslararası toplumla alakalı problem devletler düzeyinde. Kendi dış politikaları ile doğrudan bağlantılı olmadığı sürece müdahil olmuyorlar ya da olan bitenleri fark etmiyorlar. Spesifik olarak akademik alanda ya da haber organlarında mesele öne çıkarılabilir ama bunların Keşmir için Suriye, Filistin vb. hususunda yaptıkları gibi bir kampanya başlatma ve yürütmeye güçleri, kaynakları ve hatta himaye kuvvetleri yok. Dünyanın sırf ekonomik veya taktiksel sebeplerle Hindistan’ı ve Keşmir’de işledikleri savaş suçlarını kınamamaları çok adaletsiz. Türkiye’deki son darbe girişimi örneğinde de ortaya konan çifte standartları görebilirisiniz. Bir tarafta dünya demokrasiyi savunuyor, öbür tarafta askeri darbe olmadığı için üzülüyor.



İlgili Konular Keşmir
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş

Yorum
Takdir
Nilay Küçükoğlu
Keşmir Halkının acısını hemen hemen sadece siz anlatıyorsunuz bizim basınımızda. Tebrik ve takdir ediyorum. Ayrıca İstanbul ve Ankara'da bu halka desteğimizi belirtmek için barış mesajları içeren bir organizasyon yapılabilir mi ?
17/08/2016, 15:06