Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


06:56, 29 Mayıs 2017 Pazartesi
10:34, 02 Eylül 2016 Cuma

  • Paylaş
Arap Dünyasının 15 Temmuz tecrübesi
Arap Dünyasının 15 Temmuz tecrübesi

Tunuslu akademisyen Ayman Boughanmi ile 15 Temmuz sonrası Arap medyasının tepkileri ve hükümetlerin aldıkları pozisyonların altındaki mesajlar üzerine konuştuk

Ayman Boughanmi Tunuslu bir akademisyen. Geçtiğimiz yıl Fransa’da Sorbonne Üniversitesi’nde jeopolitik dersleri veren Dr. Boughanmi, bu yıl araştırmalarına Tunus Üniversitesi’nde devam ediyor. Dr. Bogughanmi ile 15 Temmuz’un Arap dünyası için anlamını konuştuk. Kendisi bizlere Arap medyasının tepkileri ve hükümetlerin aldıkları pozisyonların altındaki mesajları anlattı.

15 Temmuz üzerinden bir aydan fazla vakit geçti. Batı medyasının 15 Temmuz’a taraflı bakması, beklenen ama buna rağmen aşırıya kaçan bir durumdu. Arap medyası nasıl bir pozisyon aldı?

Arap dünyasında askeri darbelerin geniş bir tarihi var. Araplar bu darbelerden çok derin bir şekilde etkilendiler. Özellikle 2013 Mısır askeri darbesi Arap dünyasını sarsan ve etkilerini bugün de yaşadığımız bir askeri darbe. Mursi ve Müslüman Kardeşler’in hukuksuz bir şekilde bastırılması ve sonrasında kanlı bir ordu diktası kurulması hâlâ bugün etkilerini yaşayarak gördüğümüz bir darbe.

Bu sebeple Arap dünyası askeri darbeleri yakından tanıyor ve darbelerin hayatları ne kadar şiddetle etkilediğini biliyor. Bununla birlikte bir kesim var ki Arap dünyasındaki askeri darbelerden hep memnun olmuş ve bunu bir tehdit olarak gördükleri İslami hareketleri durdurmanın tek yolu olarak görmüşlerdir. Bu iki kesim arasında farklı reaksiyonlar görüyoruz. Bu tepkilerin bir kısmı ise oldukça aşırı tepkiler diyebiliriz.

Türkiye, Arap devletleri ve Arap ideolojik çatışmalarında psikiyatri tabirlerinde geçiş objesi olarak tanımlanan bir sembolün yerini tutuyor. İsterseniz bu tabiri biraz açalım. Çocuk doğduğunda ilk bağlandığı obje anne oluyor. Anneden ayrılan çocuk ise herhangi bir geçiş objesine bağlanarak hayata ilk adımını atıyor. Ancak bu geçiş objesini aşabildiğinde bir olgunluk noktasına ulaşıyor. Arap dünyasındaki tartışmaların birçoğu geçiş objesini aşamadığımızı gösteriyor. Türkiye bu iki kesim için de politikanın olması yahut olmaması gerekenlerin toplandığı bir epitomu simgeliyor.

Demokratik hedefleri olan ve İslami değerleri taşıyan kesim için Türkiye’yi bir model olarak görüyoruz. İslamcılıktan korkan kesim için ise Türkiye ters-model. Onlar için Türkiye bir tehlike diyebiliriz. Çünkü İslamcıların onlara karşı kullanacağı bir örnek. Tunus’ta veya Mısır’da İslamcılar “Türkiye örneğine bakın. Türkiye demokratik bir yönetim tarafından yönetiliyor ve sizin dikta korkularınız Türkiye’de yaşanmıyor.” diyebiliyorlar. Bu iki kesimin iki uçtaki ekstrem pozisyonları duygusal reaksiyonları açıklıyor. 15 Temmuz olayları iki tarafta da duygusal reaksiyonlar oluşturdu. Türkiye’yi model olarak gören ve askeri darbeleri bir tehdit olarak gören kesim o gece çok üzüntülüydüler. O gece Tunus düştü sandılar ve ertesi sabah resim değişince inanılmaz büyük bir sevinç yaşadılar.

Diğer kesim ise tam tersi duygular yaşadı. Diğer kesim bu askeri darbe girişiminde Mısır örneğinin uygulandığını gördüler ve “Ordu sonunda Türkiye’yi İslamcılık’tan kurtaracak” sloganları attılar. Reaksiyonları çok olumlu ve mutluydu. Hatta provokatif ifadeler kullandılar. Sabahları pozisyonları tamamen değişti ve bir komplo teorisi anlatımına geçtiler. “Bu tamamen İslamcıların işidir ve güçlerini arttırmak için başarısız bir askeri darbe girişimi tiyatrosu oynadılar” dediler.

Arap medyasında farklı ülkelerde nasıl reaksiyonlar gördünüz?

Tunus medyası en yakinen takip ettiğim medyaydı. Farklı fraksiyonlara ait medya gruplarının reaksiyonları aynı bahsettiğim gibiydi. Anti-islamist medya kanallarının bazıları bazen örtülü bazen açık bir dille bahsettiğim tepkileri dillendirdiler. Hatta bu tepkiler medyayı aştı. Tunus Cumhurbaşkanın bazı danışmanları resmi facebook hesaplarında ve twitter hesaplarında açık bir dille askeri darbeyi desteklediklerini açıkladılar. İslamcılara yakın medya grupları ise bütün gece çok endişe içerisinde yayın yaptılar. Darbe püskürtülene kadar süren endişe darbe girişimi başarısız olunca bir kutlama yayınına döndü. İki tarafın medya grupları da olayları an be an sanki Tunus’un kaderi yazılıyormuş gibi takip ettiler. Bu çok ilginç bir durum. Türkiye modelinin Tunus ve diğer Arap ülkeleri için geçiş sürecinde ne kadar önemli olduğunu bire bir gösteriyor.

Mısır’da yalnızca resmi medya kuruluşları yayın yapabiliyorlar. Özel kanallar ve gazeteler de sadece Sisi rejiminin resmi medya yayınını yapıyorlar. Bu yüzden Mısır medyasında bir bütünlük vardı. Mısır televizyonlarında kabul edici bir dil hakimdi. Hatta Mısır kanalında bir muhabir askeri darbe girişimine “Türk askerinin devrimi” diyecek kadar ileri gitti. Darbe girişiminin başarısız olduğu haberleri bizlere ulaşmasına rağmen, Mısır kanalları darbe girişimi başarılı olmuş gibi yayın yapmaya devam ettiler. Ertesi gün çıkan Mısır gazetelerinin bir kısmında  “Türkiye’de Darbe” gibi başlıklar görebilirsiniz.

Aljazeera Arapça kanalının tepkisi tam tersiydi. Aljazeera Arapça, bütün gece boyunca Türk halkına destek veren bir yayın yaptı. Bir muhabir canlı yayında Almanya’ya sığınma talebiyle ilgili dedikodular çıkınca, Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında “Eğer siz bu adamı tanıyorsanız, biliyorsunuz ki bu adam ülkesini asla terk etmez” dedi.

Bununla birlikte bazı istisnai durumlardan da bahsetmek isterim. Tunus’ta ve Mısır’da bazı laikler askeri darbelere her türlü karşı olduklarına dair sosyal medyadan açıklamalar yaptılar. Bu laikler ve entelektüeller Mısır örneğinde askeri darbenin çözüm olmadığını gördüler. Ama ne yazık ki bu entelektüellerin sayıları çok azdı.

Mısır’ın Sisi rejiminin Türkiye’ye muhalefet dili, Tunuslu laiklerin muhalefetinden daha güçlü bir dil. Tunus’ta her şeye rağmen demokratik geçiş süreci devam ediyor. Bu yüzden laik kesim dahi askeri darbelere karşı kısmen mesafeli diyebiliriz. Mısır darbesinin başlarında bazıları bu ülke için darbenin çözüm olduğunu ileri sürdüler ama köprünün altından çok su aktı ve şu an Tunuslu laiklerin bir kısmı askeri darbelerin çözüm olmayacağı kanaatine vardılar.

Bu kanaatleri ve değerlendirmeleri söylememiz önemli çünkü 15 Temmuz’u değerlendirirken Araplar, Türkiye değil kendi ülkelerini düşünüyor gibi tepkiler verdiler. Aslında o gece medya Türkiye’den değil sanki kendi ülkelerinde yaşanan bir darbeden bahsediyor gibiydi. Kendi ülkesinde bunu kabul edecek kesim sevinçle karşılarken, diğer kesim darbenin başarısız olmasıyla sevinci yaşadı.

Bilindiği üzere Gülen örgütü 15 Temmuz darbe girişiminin arkasındaydı. Arap medyası ve halkının Gülencilerle ilgili fikirleri nedir? Bu konuda ne kadar bilgililer?

Birçok Arap Gülencileri tanımıyordu. Arap medyası ilk defa Gülencileri bu darbe girişimiyle tanıdı. Türkiye’yi daha yakından takip eden entelektüeller elbette Gülenciler ile ilgili daha fazla bilgiye sahipti. Birçok Arap medya organına Gülencilerin varlığı bir şok olarak geldi. Bunu anlamakta zorluk çeken bazı medya grupları bilgisizlikleri ve siyasi tepkilerinden dolayı aslında Gülenciler gibi bir grubun olmadığını ve bunu hükümetin uydurduğunu iddia ettiler.

Bunun iki sebebi olduğunu düşünüyorum. İlk olarak 17 Aralık olayları Arap medyasında derin bir şekilde verilmedi. Gülencilerin birçok kişinin telefonlarını dinlemeleri, örgüt olarak çalışmaları gibi bilgiler Arap halkı tarafından bilinmiyordu. İkinci olarak da Gülen hareketi daha çok Batıyı hedefleyen bir hareketti. Yayınları İngilizce ve Batı medyasına yönelikti. Gülencilerle ilgili genel bir Arap kanısı oluşmamasının önemli bir sebebi de Gülencilerin Araplardan uzak durmasıydı.

Kaynak: DünyaBizim | Ayşenur Gökşen



İlgili Konular 15 Temmuz darbe girişimi
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş

Yorum
ARAPLAR'a uzak durdu
ibrahimmeral
ARAPLAR'a uzak durdu: elbette uzak duracak . İslami cahil insanlara etki eder bu FETO iti
23/09/2016, 16:10