Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


18:36, 25 Şubat 2018 Pazar
11:07, 28 Aralık 2017 Perşembe

  • Paylaş
Kızılay Genel Müdürü Altan, faaliyetlerini anlattı
Kızılay Genel Müdürü Altan, faaliyetlerini anlattı

Kızılay Genel Müdürü Dr. İbrahim Altan, “Türk Kızılay’ı ve Dünyada İnsani Yardım” başlıklı sohbetinde hem Kızılay’ı hem de Kızılay’ın yardımlarını anlattı.

Alan el değil, veren el olmayı yeğleyen insanımız, nerede yardıma ihtiyaç duyan birleri varsa orada olmaya çalışmıştır öteden beri. Günümüzde de geçerli bu yaklaşım. Bu konuda çeşitli kurum ve kuruluşlarımız durmadan çalışmaktadır bilindiği gibi.

Ülkemizin her yere uzanmaya çalışan yardım kuruluşlarından biri de Kızılay. Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin 22 Aralık Cuma gecesi yapılan Cuma Meclisi’nin sohbet konuğu, Kızılay Genel Müdürü Dr. İbrahim Altan’dı. İbrahim Altan “Türk Kızılay’ı ve Dünyada İnsani Yardım” başlıklı sohbetinde hem Kızılay’ı hem de Kızılay’ın yardımlarını anlattı.

Kızılay’ın tarihi sürecini ve faaliyet alanlarını “Kızılay, 1868 yılında kurulur. Şu an yaklaşık yüz elli yaşındadır. İlk kuruluşunda adı “Yaralı ve Hastalara Muavenet Derneği”dir. 1877’de Hilal-i Ahmer adını alır. 1937 yılında adı Türkiye Kızılay Cemiyeti olur. Kızılay’ın temelini dört kişi atar. Bunlardan biri, meşhur Marko Paşa'dır. Kızılay insani yardım, gelir getirecek alanlar ve kan hizmeti alanlarında çalışır. Denebilirse, Türkiye’nin kanını Kızılay toplamaktadır. Dünyada nerede afet varsa Kızılay orada olmaya çalışmaktadır.” cümleleriyle anlatarak özetleyerek sohbetine başladı İbrahim Altan.

Kızılay’ın bütçe kalemleri nedir?

İsmini hemen her zaman duyduğumuz Kızılay’ın, bu yardımları hangi imkânlarla ve nasıl yaptığı merak konusudur aslında. Bu konuyu İbrahim Altan “Kızılay’ın geçen yılki bütçesi üç buçuk milyar liradır. Kızılay, bağış toplamanın yanında gelir getirici işler yaparak kendini çeviren bir kuruluş olmaya çalışmaktadır. Kızılay, kan hizmetlerinden, iktisadi işletmelerden, gayrimenkullerden ve şube paylarından gelir sağlamaktadır. Mineralli su olarak adlandırdığımız maden suyu işletmemiz, iyi bir ticari işletme olarak çalışmaktadır. Vitaminli maden suyu üreterek gelirimizi artırma yönünde çalışmalarımız devam ediyor. Üçü İstanbul’da, diğerleri Kayseri ve Konya’da olmak üzere beş adet teşhis ve tedavi merkezimiz var. Bunlar da bütçemize gelir getiren kalemlerdendir.

4 bin 942 adet gayrimenkulü var Kızılay’ın. Bunlar Kızılay için ciddi bir gelir kapısı. Gayrimenkuller şubeler üzerinden geldiği için şubelerimizi bu konuda teşvik ediyoruz. Özellikle Konya şubesi, gayrimenkul konusunda çok başarılı. Bunların dışında bağış ve fon gelirlerimiz de var. Ana kitleyi yurt dışı kampanya ve yurt dışı fonlar oluşturmaktadır. Kızılay, kurban bağışlarıyla da muhtaçlara ulaşmaktadır. Geçen sene seksen iki bini yurt dışında kesilmek, kırk bir bini yurt içinde kesilmek üzere yüz yirmi üç bin kurban bağışı aldı. Bu bağışlar yerine getirildikten sonra az da olsa bir kâr kalmaktadır. Bu kâr yine hayır işlerinde kullanılır.” cümleleriyle net olarak açıkladı.

Suriyelilere verilen paralar

Türkiye gündeminde sık duyulan bir cümledir “Suriyelilere maaş veriyoruz, onun yerine kendi vatandaşımıza yardım edelim.” cümlesi. Bu konuyu da ”Şu anda ülkemizde bulunan yaklaşık bir milyon beş yüz bin kişiye, kişi başı yüz yirmi lira ödenmektedir. Bu konuda hükümet haksız eleştirilerle karşı karşıyadır. Hükümete “Bizim vatandaşımız dururken yabancılara neden para veriliyor?” denmektedir. Oysa bu para AB fonundan gelmektedir ve oraya harcanmak zorundadır. Bu para bizim aracılığımızla verildiği için bizim bütçemizi de büyütmektedir. Mesela, önümüzdeki yıl bütçemiz yaklaşık beş milyar TL olacaktır ama bunun bir buçuk milyara yakın kısmını bu fonlar oluşturacaktır. Biz bu fonlarla ilgili AB nezdinde girişimlerde bulunuyoruz. Amacımız, bu fondan yararlananların sayısının artması ve fonun daha nitelikli hale gelmesidir.” sözleriyle tartışmaya yer kalmayacak netlikte ifade etti İbrahim Altan.

Kan bağışlarının seyri nasıl

Kızılay denince akla gelen kan bağışı konusunu da şu sözlerle anlattı İbrahim Altan: “Bu yıl iki milyon dört yüz bin ünite kan aldık bağışçılardan Kızılay olarak. Yani yaklaşık o kadar kişi kan vermiş. Kızılay, aldığı kanı ihtiyaç sahiplerine hazır hale getirecek donanıma sahip olduğu için bu alanda ciddi hizmet vermektedir. Bunun için aldığımız kanı ihtiyaçlara göre ayrıştırıp dört beş farklı paket halinde hazırlarız. Kan bağışlayacak kişilere bir form üzerinden birçok soru soruyoruz. Bu, bazen eleştiri konusu oluyor. Ama bu maliyetlerin düşmesi için gerekli. Kanın güvenli kullanımı için birçok testten geçmesi gerekiyor. Her test de ciddi maliyettir. Biz mümkün olduğunca güvenli bir şekilde maliyetleri düşürmek için böyle bir çalışma yapıyoruz. Mesela, dudağında uçuk olan birisini gören personelimiz “Sen diğer sefer kan ver.” diye o talebi geri çeviriyor. Bağışçımız belki üzülüyor ama güvenlik ve maliyeti düşürmek için böyle yapmak zorundayız. Bu konuda anlayış bekliyoruz. Sağlıklı bir insan üç ayda bir kan verebilir. Biz de sizleri üç ayda bir kan vermeye davet ediyoruz.”

Uluslararası alanda Kızılay

Kızılay’ın, devletin olduğu her yerde olmaya çalıştığını belirten İbrahim Altan, Uluslararası çalışmalarla ilgili de “Uluslararası yardım faaliyetlerimiz birçok yerde devam ediyor. Yurt dışı yardımlar için yaklaşık 530 milyon dolarlık bir bütçemiz var. Somali, Gazze, Yemen gibi yerlere önemli yardımlarımız var, bu yardımlar devam ediyor. Ana çalışma noktalarımızdan birisi de Suriye’dir. Kıbrıs, Irak, Filistin, Yemen, Somali gibi yerlerde delegasyonumuz var yani daimi temsilcilerimiz var. Bunun dışında Bulgaristan’da temsilcilik açmayı düşünüyoruz. Devletimiz neredeyse biz de orada olmak istiyoruz.” sözlerini not düştü.

"Suriye’deki istikrara katkı sağlıyoruz"

Yanı başımızda kanayan yaralar konusunda hassas olduklarını ifade eden İbrahim Altan, Suriye örneği üzerinden bu çalışmaları şöyle anlattı: “ Suriye’de, özellikle Fırat Kalkanı ve İdlib bölgesindeyiz. Fırat Kalkanı bölgesindeki insan sayısı bir milyonu buldu. Orada sürekli bulunuyoruz. Suriyeliler çalışkan insanlar. Onlara çalışma alanları açmaya çalışıyoruz. Ayrıca Suriye’de üretilen kaliteli ürünleri de değerlendirmeyi düşünüyoruz. Mesela Suriye’nin buğdayı bizim buğdayımızdan kalitelidir ama biz bu buğdayı alamadık. Suriye’ye yardım eden kişi ve organizasyonları, yardım etmekten çok oradaki ticari hayatın canlanmasına katkı sağlamaları için organize etmeye çalışıyoruz. Fırat Kalkanı bölgesinde MEB ve Sağlık Bakanlığı çok iyi organize oldu. Eğitim ve sağlık hizmetleri çok iyi veriliyor. Biz orada istikrarın sağlanmasına katkı sağlıyor ve istikrarın da bir an önce kurulmasını istiyoruz. Çünkü o insanlar kendilerine yetebilecek becerilere sahipler. Bu becerilerin ortaya çıkacağı ortamı hazırlamak için çabalıyoruz ve diğer kuruluşlara da bunu aktarıyoruz.”

"Her yere ulaşmaya çalışıyoruz"

İbrahim Altan, Kızılay’ın yeniden yapılanması ve kurum olarak olaylara bakış açısını “ Afetlerde orada olmak istiyoruz. Özellikle sel baskını, deprem gibi tabii afetlerde, neresi olursa olsun orada olmak istiyoruz. Yurt dışı yardımlarımız bir tek geçen sene az oldu. Onun sebebi de, personelimizle 15 Temmuz nöbetlerinde bulunmamızdır. Biz sosyal konularda da yardımcı oluyoruz. Yaşlılara, evlenmek isteyenlere, ailesi olmayanlara yardım ediyoruz. Topladığımız zekâtları Din İşleri Yüksek Kurulu’na danışarak dağıtıyoruz.” cümleleriyle anlattı.

Kızılay’ın yeniden yapılanması nasıl oldu ?

Bir zamanlar çok kötü bir algıya sahip olan Kızılay’ın günümüzde güçlü bir algıya sahip olduğunu söyleyen İbrahim Altan, bu süreci “1999 yılında Türkiye’nin yaşadığı depremle büyük bir sarsıntı yaşayan Kızılay, bu tarihten sonra yeniden yapılanmış ve günümüzde kendisini toparlamıştır. Bu konuda Cumhurbaşkanımızın çok ciddi desteklerini gördük. Zaten eskiden beri devlet başkanları ve cumhurbaşkanları Kızılay’ın hamisidir. Cumhurbaşkanımız da Kızılay’ı himaye etmektedir, bu konuda ciddi yardımları olmaktadır. Görüldüğü gibi Kızılay, geniş imkânlarıyla dünyanın her bölgesine gidip yardım etmeye çabalayan, şeffaf şekilde işleyen bir kuruluştur. Bu yardımların gittiği yerlerle sıcak ilişkiler de kuruluyor ister istemez. Bu ilişkilerin yararı, Kudüs Oylaması gibi uluslararası platformlarda ortaya çıkıyor bir zaman sonra.” sözleriyle anlatarak sohbetine son verdi.

Kaynak: Ahmet Serin | DünyaBizim



İlgili Konular Kızılay Dr. İbrahim Altan
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş