Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


06:59, 20 Haziran 2018 Çarşamba
10:13, 05 Nisan 2018 Perşembe

  • Paylaş
İsveç’ten Filistin’e kutlu bir yolculuk!
İsveç’ten Filistin’e kutlu bir yolculuk!

Benjamin Ladraa İsveçli bir aktivist. İsrail'in Filistin halkına reva gördüğü zulme karşı insani olarak bir şeyler yapmasının gerektiğini düşünerek İsveç'ten Filistin'e yürümeye karar veren bir güzel gönül. İbrahim Ethem Gören, 240 gündür yollarda olan Benjamin ile yolculuğu üzerine söyleşti.

İbrahim Ethem Gören/Dünya Bülteni

Benjamin Ladraa İsveçli bir genç. Filistin halkının yaşamakta olduğu dramı gözler önüne sermek için İsveç’ten Filistin’e yürümekte olan Benjamin Ladraa ile kültür sanat editörümüz İbrahim Ethem Gören İstanbul’da görüştü.

240 gündür yollarda olan Benjamin ile yolculuğu üzerine söyleştik.

Benjamin Ladraa gözü ve gönlü aydın bir aktivist. Zulme başkaldırının, fedakârlığın, yiğitliğin, adanmışlığın, civanmertliğin somut örneği.

İsrail'in, Filistin'e ve Filistin halkına reva gördüğü zulmü, Beytullah’a su taşıyan karınca misali hür dünyanın (!) gündemine getirmek için İsveç’ten, kelimenin tam anlamıyla yalın ayak başı kabak yollara düşen, nevişahsına münhasır bir zat o.

240 günlük yorucu yürüyüşün sonunda İstanbul'a gelen İsveçli aktivist Benjamin Ladraa ile ‘erdemli yolculuğu'na dair söyleştik. Söyleşiye Benjamin’in annesi Hanna ve Babası Lars ile birlikte gezeteci arkadaşı Ziga da eşlik etti.

Mülakata geçmeden önce Slovenyalı gazeteci Ziga Brdnik için de bir paragraf açmakta fayda görüyorum.

İYİ İNSANLAR İYİ Kİ VAR

Ziga, Benjamin’i Göteborg sokaklarında yürürken görmüş, sohbet etmiş, eyleminin haberini yapmış. Ama aklı hep sonra ve yolculuğunda kalmış. Benjamin yorulup yolculuğuna İstanbul’da 10 günlük mola verince arkadaşını ziyaret eçin İstanbul’a ziyaretine gelmiş. Bu mülakatı yaparken Ziga bazen söze giriyor bazen de fotoğraflarımızı çekiyordu. Benjamin ve Ziga için “İyi insanlar iyi ki var” diyorum.

KÖTÜLERİN VAZİFESİ İYİLERLE MÜCADELE ETMEK!

Benjamin Ladraa İsveç’te Göteborg Üniversitesi’nde Küresel Çalışmalar okumuş. Dördüncü yılın sonunda hocası onu İnsan Hakları dersinden bırakmış. Sebebi Filistinlilerle aşırı dayanışma içerisinde olması, mazlum ve mağdur halklara karşı empati beslemesi, İsrail zulmünü gündeme getirmek için açlık grevi yapması... Benjamin İsrailsever hocasının tavrını umursamamış, geçip gitmiş, okulu da haliyle bitirememiş. ‘Böylesi hocaların bulunduğu bir okuldan diploma alsam neye yarar’ mülahazalarıyla yollara revan olmuş. Ne diyelim! Kötülerin vazifesi iyilerle mücadele etmektir. 

İbrahim Ethem Gören: Benjamin, sizi tanıyabilir miyiz?

Benjamin Ladraa: Ben Benjamin. İsveç’te Göteborg Üniversitesi’nde Küresel Çalışmalar okudum. Lakin okulumu bitiremedim. Üniversitede İnsan Hakları dersinden bıraktılar.

Neden bıraktılar?

Filistin halkıyla dayanışma icçerisinde olduğum için, mazlum Filistinlilerle çok ilgili olduğum ve İsrail’in Filistin halkına reva gördüğü zalimane muameleyi protesto etmek amacıyla açlık grevi yaptığım için. 

FİLİSTİNLİLERLE İNSAN OLDUKLARI İÇİN DAYANIŞIYORUM

Filistinlilerle dayanışma nezdinizde ne ifade ediyor?

Onlar insan, en başta insan oldukları için onlara karşı sorumluyum. Filistinlilerle insan oldukları için, zulüm altında kaldıkları için dayanışıyorum.

Filistin’e yolculuk yapmak nasıl gündeminize geldi?

Ben bir aktivistim. Bu bağlamda daha önce de pek çok eylem yaptım. Ve her eylemimden sonra daha fazlasını yapmayı; daha büyük etki oluşturmayı düşündüm.

YÜRÜMEK İYİ FİKİR!

Zaten bu sebeple İstanbul’dayım ve bu tarihi şehirde bir sonraki proje hakkında düşünüyorum. Sorunuza dönecek olursak yürümek iyi bir fikir gibi geldi.

Bu konuda nasıl bir misyonunuz var?

Mümkün olabildiğince büyük bir hareket başlatabilmek ve mümkün mertebe daha fazla kişiye ulaşmak… İsrail’i köşeye sıkıştırabilmek için daha fazla insana ulaşmaya htiyaç var.

Kaç kişiye ulaştınız şimdiye kadar?

Çok kişiye... İnanın kaç kişi olduklarını bilemiyorum. Ama çok kişi. Bir sayı veremiyorum. Pek çok kişi ile tanıştım ve hala da tanışmaya devam ediyorum, sizinle tanıştığımız gibi.

HERKESİN BİR ŞEYLER YAPMASI LAZIM

Neleri hedefliyorsunuz?

Bir şeyler yapabilmeyi… Sadece bir insanın bir şey yapıyor olması yeterli değil; herkesin bir şeyler yapması lazım. Ne kadar fazla insan bir araya gelirse o kadar iyi netice alınır.

İSVEÇ HÜKÜMETİ FİLİSTİN’İ DOST OLARAK GÖRÜYOR

İsveçli avaraj bir vatandaş Filistin sorununa dair neler biliyor?

Hiçbir şey… Çok az şey biliyorlar. Ama konudan haberdar olan az sayıdaki İsveç insanı Filistin’in dostu. Hükümet de Filistin’i dost olarak görüyor. Ülke olarak 4 yıl önce Filistin’i devlet olarak tanıdık.

(Hasbihalin bu yerinde Ziga Brdnik söz alıyor.)

ZIGA BERDNIK: SLOVENYA FİLİSTİN DEVLETİNİ TANIMAK ÜZERE…

Ziga Brdnik: Slovenya oldukça genç bir ülke olmasına rağmen Filistin ile empati kuruyor. Öyle söyleyebilirim ki ülkemiz Filistin’i devlet olarak da tanımak üzere.

Genç bir ülke olduğumuz için diğer insanlar da Filistin’e destekliyor. Biz bildiğiniz gibi 25 yıl önce ülke olduk, bizim de tanınmaya, bilinmeye ihtiyacımız var ve Filistin halkının dramını anlayabiliyoruz.

İbrahim Ethem Gören: 240 gündür yollardasınız. Yollarda ne türden zorluklarla karşılaştınız?

YOLLARDA KAFANIZDA SAVAŞ DEVAM EDİYOR

Benjamin Ladraa: En büyük problem yalnız olmak.

Yalnızlık nasıl bir şey?

Kafanda bir savaş devam ediyor.

Bir gününüz nasıl geçiyor?

Sabah erken saatlerden karanlık çökene kadar yürüyorum.

Ne kadar yürüyorsunuz ortalama?

Günde 40 kilometre kadar yürüyorum. Yürürken de yemeyi, uyuyacak yeri, bu tür şeyleri de planlıyorum. En fazla 54 kilometre yürümüşlüğüm vardır İbrahim Ethem Bey.

Bu konuda destekçileriniz oluyor mu?

Çok iyi insanlardan destek ve yardım aldığım söyleyebilirim. Meryem Betül Karakeçe de bunlardan biri. (Meryem Betül Karakeçe sohbet mekânımızda tam karşımda oturmakta olan, temiz gönüllü bir öğretmen)

BULGARİSTAN’DA KALACAK YER BULAMAYINCA BİR GECE KAR ÜZERİNDE YATTIM

Geceleri nasıl/nerede konaklıyorsunuz?

Çadırda, misafirperver insanların evlerinde ya da pansiyonlarda konaklıyorum. Bu konu o gün ne kadar şanslı olduğuma bağlı. Bir gece Bulgaristan’da kalacak yer bulamayıp kar üzerine çadır kurup yatmak zorunda kaldım. O gece çok zorlandım gerçekten.

HER ÜLKE KENDİ İNSANIYLA FARKLI

Geçip, yürüyüp geldiğiniz ülkelerdeki yolculuklarınızla Türkiye’de bugüne kadar geçen süredeki yolculuğunuzu kıyaslar mısınız?

Her ülke kendi insanıyla farklı. Her ülkenin şartları farklı. Her ülkede çok güzel insanla tanıştım/tanışıyorum. Buradaki, Türkiye’deki atmosfer daha farklı. Ama benzerlikler de çok fazla. Özellikle yerel insanlardan hemen her yerde destek alabiliyorum.

YOLCULUĞUM BEKLENTİMİN ÇOK ÖTESİNDE GÜZEL DEVAM EDİYOR

Yolculuğunuz planladığınız şekilde devam ediyor mu?

Düşündüğümden çok farklı şeyle karşılaştım, çok fazla insanlara karşılaştım, beklentilerimin çok ötesinde.

TÜRKİYE’DE YOLUN SAĞINDAN YÜRÜYÜP POLİSLERDEN KAÇMAYI ÖĞRENDİM!

Yolda neler gördünüz? Yol size neler öğretti?

Türkiye’de yolun sağından yürüyüp polislerden kaçmayı öğrendim. Hepimizin çok benzer olduğunu öğrendim. Birbirimizi tanımadığımız için birbirimizden korkuyoruz. Aslında çok benzeriz. Tanımadığımız, tanışamadığımız için birbirimizden korkuyoruz. Şunu da belirtmek isterim:

Tabii ki buyurunuz…

Yollarda çok fazla ırkçılıkla, ayrımcılıkla da karşılaştım.

GEÇTİĞİM ÜLKELERİN İNSANLARI BENİ SÜREKLİ KOMŞULARI HAKKINDA UYARDI!

Ayrımcılığa karşı nasıl mücadele edebiliriz?

Bunu birbirimizi daha iyi tanıyarak aşabiliriz. Her ülke kendi komşusu hakkında beni uyarıp durdu. Ama oralara gittiğimde hep iyi insanlarla karşılaştım. Her seferinde böyle oldu. Siz de belki diğer ülkeler hakkında belki benzer şeyler söyleyebilirsiniz.

Kim bilir!

Tanımadığınız zaman sorun var.

(Söyleşinin bu yerinde Benjamin’in annesi Hanna söz aldı.)

Hanna Ladraa: Benjamin küçükken ben ona sürekli bir şekilde “sakın yabancılarla konuşma!” diyordum. O bu hususta sözümü hiç dinlemedi. Bana “konuşmazsam nasıl olacak, nasıl anlaşacağız?” diyordu. Çocukluğundan beri böyle.

İbrahim Ethem Gören: Sizce adil bir dünya düzeni kurulması ve mazlumların gözyaşlarının silinmesi için bireylere, toplumlara ve devletlere ne türden görevler düşüyor?

DÜNYANIN PROBLEMLERİNİ ÇÖZECEK OLAN BİZLERİZ

Benjamin Ladraa: Bu soruyu bekliyordum, tüm sorularınız gibi bu sorunuz da çok hoşuma gitti. Çok güzel sorular sordunuz. Ortam da gayet tatmin ediciydi.

Eyvallah!

Bunu düşünmek için çok uzun zaman kafa yormalıyız. Ve bu fikir üzerinde hem zaman hem de enerji harcayıp müzakere etmeliyiz. Dünya, sakinlerinin ortaya çıkardığı sorunları kendi kendine çözemeyeceğine göre biz çözeceğiz. Problemler insanlar tarafından çıkartılıyor yine o insanlar tarafından çözülecek. Bu konuyu ciddi ciddi düşünüp karşılıklı olarak değerlendirmeliyiz. Bunu çözecek olan bizleriz.

FİKİRLER OLUŞTUĞUNDA CESARET DE BERABERİNDE GELECEK

Nereden başlamak lazım?

Yollardan… Bunun için en iyi başlangıç dışarıya çıkıp yeni insanlarla tanışmak ve çalışmak. Daha çok okumalıyız. Fikirler olgunlaştığı zaman ihtiyaç duyulan cesaret de içinde olacak. Ben hâlâ daha iyi bir cevap arıyorum, ararken de durmuyorum, bir şeyler yapmaya çalışıyorum.

ÇÜNKÜ KÖTÜ İNSANLAR VAR!

Çünkü kötü insanlar var. Bunlar zaman ve enerjilerini kötülüğe harcıyorlar. Ve biz bunları düşünmeye devam ederken insanlar, sözgelimi Filistinliler acı çekmeye devam ediyor. O yüzden düşünürken acele edip çözüm üretmeliyiz.

GİDİLMESİ GEREKEN DAHA ÇOK BASAMAK VAR

Filistin’e kadar daha kaç günlük yolunuz var?

Bütün yolculuğumun bir yıl sürmesini bekliyorum. 9 ay oldu, sanırım 3 ay daha yürüyeceğim. Bu çözüme giden bir basamak sadece. Daha çok basamak var gidilmesi gereken. O yüzden başka projeleriniz de var. Yakında Ziga ile beraberce gerçekleştireceğimiz projeler.

Filistin’de neler yapmayı planlıyorsunuz?

Filistinlilerle kucaklaşmak istiyorum öncelikle. Ayrıca Arapça öğrenmek istiyorum, kamera kullanmayı öğrenmek istiyorum.

Sizi Filistin’e girememe gibi bir endişeniz var mı?

Tabii ki var. İsrail; Siyonist rejim almayabilir beni. Bunu bekliyorum açıkçası ve göze aldım. Beni reddederlerse, bu reddedilmeyi iyi bir şey yaptığıma dair bir cevap olarak alacağım. Aynı bu duvardaki tablolar gibi (Eliyle çalışma ofisimin duvarlarını tezyin eden hat levhalarını işaret ediyor) İsrail’in reddedilişi benim için bir kanıt olacak. Ve onlar vermeyecek olsalar da kendilerinden beni niçin Filistin’e kabul etmeyeceklerine dair bir belge/yazı isteyeceğim.

SİYONİST REJİM BENİ FİLİSTİN’E ALMAZSA ONLARDAN BELGE İSTİYECEĞİM!

Nasıl bir yazı isteyeceksiniz?

Mesela “Sen çok barışçı bir insansın, o yüzden buraya alınmıyorsun!” diye bir yazı alacağım onlardan, sizin gibi odamın duvarlarına asmak için.

HERKES KENDİ PROJESİNİ GERÇEKLEŞTİRMELİ

Okuyucularımız da size yolculuk esnasında eşlik edebilir mi?

Tabii ki hepsi katılabilirler. Bana katılmasalar bile kendi projelerini gerçekleştirmelerini kesinlikle istiyorum.

DEĞİŞİKLİK KENDİ KENDİNE OLMUYOR

Bu röportaj vesilesiyle okuyucularımıza nasıl bir mesaj iletmek istersiniz?

Değişiklik kendi kendine olmuyor. Değişiklik çok çalışmayı gerektirir. Tabii ki her şeyi tek başıma yapamam ve insanlara, sizlere ihtiyacım var. Daha fazla insandan; daha fazla insanlardan daha fazla projeler istiyorum. Ayrıca Filistin davası için her türlü dayanışmaya açığım.

İSTANBUL VALİSİ VASİP ŞAHİN BEY’E TEŞEKKÜR EDİYORUM

(Benjamin Ladraa 8 Nisan Pazar günü İstanbul’dan ayrılacak. Mülakat yaptığımız vakitte İstanbul valiliğine bir dilekçe yazmamızı rica etti. Valilik makamından 8 Nisan Pazar günü Benjamin Ladraa’nın 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden yaya olarak geçmesi için talepte bulunduk. Valilik makamı bizi kırmadı. Sn. Vasip Sahin Bey’e Filistin davasına gösterdiği nazik alaka için teşekkür ediyorum.)

Değerli okuyucularımız. Benjamin Ladraa 8 Nisan Pazar günü saat 12:00’de İstanbul Şehitler Köprüsü’nü yaya olarak geçecek. Köprünün Asya kıtası çıkışında Şehitler Abidesinin önünde İstanbulluların ve Filistin sevdasına gönül verenlerin kendisini karşılamasını ve İstanbul çıkışına kadar birlikte yürümeyi çok arzu ediyor. Filistin davası için binlerce kilometre yürüyen, gece açıkta, soğukta sabahlayan iyilik timsali Benjamin’in aşağıdaki avazına lütfen kulak veriniz.

BENJAMİN LADRAA: 8 NİSAN PAZAR GÜNÜ SİZLERİ 15 TEMMUZ ŞEHİTLER KÖPRÜSÜ’NÜN ASYA KITASI AYAĞINDA BEKLİYORUM!

“Değerli Dünya Bülteni okuyucuları! 8 Nisan Pazar günü İstanbul'dan ayrılıyorum 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden geçerek Filistin’e doğru yola çıkıyorum.

Halihazırda Filistin’de yapılan protestolarda bugüne kadar onbeşten fazla ölü ve binlerce yaralı olduğu kaydediliyor. Siyonist işgalcilerine karşı cesurca direnen bu insanlar için görkemli bir dayanışma manifestosu yapmak istiyorum.

ÖZGÜRLÜK MÜCADELELERİNDE YALNIZ OLMADIKLARINI FİLİSTİNLİLERE GÖSTERELİM

Bu sebeple herkesi Filistinlilerle dayanışmanın bir göstergesi olarak bir günlüğüne benimle birlikte yürümeye davet ediyorum. Getirebileceğiniz kadar çok Filistin bayrağı ve kufiyye (Filistin poşisi/atkısı) getirin ve birlikte milyon tane fotoğraf çekerek, özgürlük mücadelelerinde yalnız olmadıklarını göstermek için Filistinlilere gönderelim.

Lütfen 8 Nisan Pazar günü saat 12:00’de Şehitler Köprüsü’nün Anadolu yakasında birlikte yürümek ve Filistinlilere desteğimizi göstermek üzere bana katılın.”

(Mülakata yaptıkları değerli katkılarda için Meryem Betül Karakeçe’ye ve Nur Hilal Uzun’a teşekkür ediyorum.)



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş