Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


21:27, 30 Mart 2017 Perşembe
Güncelleme: 13:27, 26 Temmuz 2010 Pazartesi

  • Paylaş
1924 Anayasası nereden alınmıştı?
1924 Anayasası nereden alınmıştı?

1924 Anayasası hazırlanırken Lehistan Anayasası aynen örnek alındığı teziyle büyük tartışmalar yaşanmıştı.

Esat Çağlar / Dünya Bülteni / Tarih Servisi

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra yeni bir anayasa hazırlanması için “Kanun-i Esasi Encümeni”  adında bir heyet ouşturulmuştur. Heyetin başkanlığına batıcı fikirleriyle tanınan İzmir mebusu Yunus Nadi getirilmiş, heyet Gelibolu mebusu Celal Nuri İleri, Dersim mebusu Feridun Fikri, İzmit mebusu İbrahim Süreyya, Konya Mebusu Refik, Muş mebusu İlyas Sami, Bursa mebusu Refet Bey, Kars mebusu Ahmet Ağaoğlu, Kırşehir mebusu Ali Rıza, Yozgat mebusu Avni Beyler’den oluşmuştur.

Heyetin hazırladığı anayasa taslağında birinci madde de Türkiye devletinin bir cumhuriyet olduğu, ikinci madde de dininin İslam, dilinin Türkçe, başkentinin Ankara olduğu belirtilmiştir. Üçüncü madde de hakimiyetin kayıtsız, şartsız millete ait olduğu ifade edilmiştir.

Anayasa komisyonu sözcüsü Celal Nuri, meclis konuşmasında “kuvvetler birliği” esasına önem verildiğini ve Fransa ile Lehistan anayasalarının incelendiğini Türklüğün yapısına en uygun olduğu için Lehistan anayasasının örnek alındığını söyler. İlk sekiz maddenin tamamen kendilerine ait olduğunu vurgulayarak ABD ve İsviçre anayasalarının fazla liberal olduğu gerekçesiyle dikkate alınmadığını söyler.

Mebus Abidin Bey, anaysa müzakeresine başlandığında söz alır, hazırlanan anayasanın 1908 anayasasından daha az özgürlükçü olduğunu savunur. Abidin Bey’e göre 1908 anayasasında padişahın meclisi fesh etmekle ilgili bir yetkisi olmadığı halde 1924 anayasasında meclisin Cumhurbaşkanı ve hükümet tarafından fesh edilmesinin milli hakimiyetle bağdaşmayacağını savunur.

Zonguldak mebusu Tunalı Hilmi, anaysa da Arapça ve farsça kelimelerin kullanıldığını, kanun metninin tamamen Türkçe olmasını savunur ve ilk üç maddenin değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceği maddesinin konmasını ister.(Bu maddeye rağmen Türkiye’nin resmi dini İslam’dır maddesi anayasadan çıkarılmıştır)

Anayasaya en ilginç tepkilerden biri Cumhuriyet rejiminin ideologlarından İzmit mebusu Mahmut Esat’tan gelir.  Mahmut Esat, hazırlanan anayasanın milliyetin hakimiyetini yansıtmadığını vurgulayarak Cumhurbaşkanının sınırsız yetkilere sahip olmasını eleştirir. (Daha sonra bu görüşünden vazgeçecektir). Anayasanın milletvekillerini değil bürokrasiyi güçlendirdiğini savunan Mahmut Esat diktaların meclisten gelmediğini askeri ve yargı bürokrasisinden geldiğini söyleyecektir.

1924 anayasasına en ilginç itirazlardan biri de Mersin mebusu Niyazi bey’den gelir. Niyazi Bey, Türkiye Devleti  “Türk Devleti” denmesinin gerektiğini, Türkiye tabirinin İtalyancadan alındığı ve Arapça bir kelime olduğunu söyleyerek “Türk ili” denmesinin daha anlamlı olacağını belirtir.

Niğde mebusu Ebubekir Hazım, hazırlanan anayasanın millet iradesini değil bir kişini iradesini yansıttığını, kişilere göre anayasa yapılamayacağını, Cumhurbaşkanına ebedi hayat vermenin kendi ellerinde olmadığını belirtir ve anayasanın tekrar hazırlanmasını ister, fakat isteği meclisin oy birliğiyle reddedilir.

Malatya mebusu Reşit Efendi, bu anayasanın Lehistan halkına göre hazırlanmış bir anayasa olduğunu, kanunların yapılmasında Avrupa devletlerinin taklit edilmemesini aynen alınmamasını söyler.

1924 anayasası birkaç ufak değişiklik yapıldıktan sonra meclis tarafından kabul edilir ve yürürlüğe girer.

Kaynaklar TBMM Celse Zabıtları Cilt 2 (3 mart-2n Nisan 1920, TBMM Encümen Ruznamesi 1924, 
 
 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş