Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


13:44, 22 Temmuz 2017 Cumartesi
Güncelleme: 01:01, 04 Mayıs 2017 Perşembe

  • Paylaş
Hedef gösterilen şehir: İstanbul
Hedef gösterilen şehir: İstanbul

Salgın hastalıkların da zayiata sebep olduğu bu ilk kara kuşatmasına Ebu Eyyüb El-Ensari, Abdullah Bin Abbas, Abdullah Bin Ömer, Abdullah Bin Zübeyr gibi önde gelen sahabeler de katılmış, Ebu Eyyüb El-Ensari burada hastalanarak vefat etmiştir.

Emre Gül/ Tarih Dosyası/Dünya Bülteni 

İslamiyet’ten önce kabileler halinde yaşayan bir toplumu, vahyedilen “İslam Dini” ortaya koyduğu evrensel esaslarla “Ümmet” olarak birleştirip kardeş yapmıştır. 622 yılında Hz. Muhammed (A.S)’ın önderliğinde Mekke’den, Medine’ye göç eden Müslümanlar bu din etrafında toplanarak devlet olma yolunda büyük mesafe kat etmişlerdir.

 

İslam ordularının Bizans kuşatmalarını gösteren Batılı bir minyatür

Kısa sürede tüm Arap Yarımadası ve çevresine hâkim olan Müslümanlar,  Sasani İmparatorluğu’nu yıkarak, Hz. Muhammed (A.S)’ın, “Letüftehanne’l-Kostantiniyyetü veleni’mel emirü emirüha veleni’mel ceyş zelike’l-ceyş”, “Kostantiniyye mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden emir ne güzel emir; onu fetheden asker ne güzel askerdir.” Hadis-i şerifiyle hedef gösterdiği Bizans İmparatorluğu’na, yani İstanbul’a yönelmişlerdir. Ekonomik, stratejik ve siyasi sebeplerle tarih boyunca Hunlar, Gotlar, Avarlar, Bulgarlar, Ruslar, Sırplar, Sasaniler gibi pek çok millet ve devlet tarafından kuşatılan İstanbul, Müslüman Araplar ve Türkler için dini bir önem kazanmış ve “hedef gösterilen şehir” haline gelmiştir.

Toplam 29 kez kuşatılan bu şehrin kapılarında Müslüman orduları, ilk kez Hz. Osman’ın hilafeti zamanında, Şam-Suriye Valisi Muaviye Bin Ebu Süfyan’ın oluşturduğu İslam donanmasının yaptığı bir deniz harekâtı ile görülmüştür. Bu seferin ardından ise taarruz ve kuşatmalar birbirini izlemiştir.

Ordudaki salgın hastalıklar ve esrarengiz bir silah sonucu etkilemişti

Şam-Suriye Valisi Muaviye Bin Ebu Süfyan, Emevi idaresini tesis edip halife olduktan sonra fetih için hazırlıklara başlamış, 668 yılında Fudale Bin Ubeyd’i,   669’da da oğlu Yezid’i başkomutan olarak İstanbul üzerine göndermiştir. Büsr Bin Ertat komutasındaki donanma ile Süfyan Bin Avf El-Ezdi komutasındaki kara ordusu, uzun bir yolculuğun ardından kayıplar vermesine rağmen şehri kuşatma altında almıştır. Salgın hastalıkların da zayiata sebep olduğu bu ilk kara kuşatmasına Ebu Eyyüb El-Ensari, Abdullah Bin Abbas, Abdullah Bin Ömer, Abdullah Bin Zübeyr gibi önde gelen sahabeler de katılmış, Ebu Eyyüb El-Ensari burada hastalanarak vefat etmiştir.   Kuşatma ordusuna asker ve erzak ikmali yapılamadıkça başarı kazanılamayacağı görüldüğünden 670’te Kapıdağ yarımadası ele geçirilerek burada üslenilmiş ve yapılan takviye hareketleriyle yaklaşık dört sene sonra İstanbul ikinci kez kuşatılmıştır. Daha çok deniz kuvvetleri ile yapılan ve 678 yılına süren kuşatmada sonucu, Romalıların tarihi silahı olan “Grejuva-Rum Ateşi” belirlemiştir. Su üzerinde dahi yanabilen bu silah Müslümanlara yaklaşık 30.000 kayıp verdirmiş ve geri çekilmeye mecbur etmiştir.

 

Müslümanların İlk İstanbul kuşatmaları, Bizanslıların kullandığı ve sırrını yalnızca kendilerinin bildiği “Rum ateşi” sebebiyle başarısız olmuştu

En çetin kışta yapılan kuşatma                        

Yaklaşık kırk yıl aradan sonra 717’de Emevi Halifesi Süleyman bin Abdülmelik, kardeşi Mesleme Bin Abdülmelik komutasındaki yaklaşık 100.000 kişilik bir orduyu İstanbul’un fethi için göndermiştir. Çanakkale Boğazı’nı geçerek Trakya istikametine ilerleyen Mesleme, irili ufaklı 1800 parça gemiden oluştuğu rivayet edilen bir donanmayla şehri bir yıl boyunca tazyik altında tutmuştur.

 

İslam ordularının Bizans kuşatmalarından bir sahne

Hem karadan hem de denizden desteklenen bu harekâtta karadan yapılan saldırılar surları yıkacak bir teknoloji henüz bulunmadığından aşılamamıştır. Batılı yazar Norwich’in “bir insanın dayanabildiği en dayanılmaz kış mevsimi” olarak nitelediği ağır kış şartları altında ve zorlukla sürdürülen kuşatma, yeni Halife Ömer Bin Abdülaziz’in geri dönüş emri vermesi üzerine kaldırılmıştır. Başarısızlıkla sonuçlanan kuşatmada Mesleme Bin Abdülmelik, Bizanslılarla bir anlaşma imzalayarak rivayete göre Galata’da bugün “Arap Camii” adıyla bilinen İstanbul’un ilk camiini inşa ettirmiştir.

Son kuşatma

Emeviler döneminde başlayan bu üç büyük kuşatma, sonrakilerle devam etmiş, nihayet Sultan II. Mehmed komutasındaki Osmanlı Ordusu’nun 29 Mayıs 1453’te gerçekleştirdiği, 29’uncu ve son kuşatma siyasi, ekonomik, askeri ve teknolojik üstünlüğün bir araya gelmesi ile başarıya ulaşmıştır.

Kaynaklar:

Ömer Nasuhi Bilmen, Sure-i Fethin Türkçe Tefsiri İitila-i İslam Ve İstanbul’un Tarihçesi Ve Fethi, İstanbul, 1953.

İsmail Yiğit, Emeviler Zamanında Gerçekleştirilen İstanbul Seferleri, İstanbul, 1997.

 (Komisyon), İslam Tarihi, c.1, İstanbul, 2010

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş