Son İran Şahı ülkesini böyle terk etmişti | Tarihten olaylar | | Dünya Bülteni Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


12:36, 18 Haziran 2018 Pazartesi
Güncelleme: 16:00, 02 Ocak 2018 Salı

  • Paylaş
Son İran Şahı ülkesini böyle terk etmişti
Son İran Şahı ülkesini böyle terk etmişti

İran’dan ayrılarak Mısır’a gelen Şah ve ailesi, Devlet Başkanı Enver Sedat tarafından askeri bir törenle karşılanmış ve Asvan Havaalanı’nda 21 pare top atışı yapılmıştı. 20 kişi ile ülkesini terk eden Şah’ın ardından ise İran’da adeta bir bayram havası esmişti.

Emre Gül/ Dünya Bülteni/ Tarih Dosyası

Ülkesini 38 yıl süreyle yöneten son İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi, katı ve diktatörlük denilebilecek yöntemlerle İran’ı “Batılılaştırma”yı ve “Laikleştirme”yi denemiş, İran halkına kaynağını Amerikan modelinden alan sosyal, ekonomik yaşam biçimlerini dayatmıştı. Bu icraatlar ve uygulamalar ise başını Ayetullah Humeyni’nin çektiği muhalif grupları bir araya getirmiş ve Şah idaresine karşı yürütülen mücadele İran ile dünyada büyük tahribatlara yol açmaya başlamıştı.

O kadar ki en büyük petrol üreticilerinden biri olan İran’daki çalkantılar, yakıt fiyatlarında artışa yol açmış, ABD ve Batı Avrupa ülkeleri yeni bir petrol krizine sürüklenmişti. Ülke içerisinde devam eden eylemler ve grevler sebebiyle petrol üretimi neredeyse durmuş ve bir bidon benzin bulunamaz hale gelmişti. 1964’te Şah tarafından sürgüne gönderilen Ayetullah Humeyni’nin, Şah’ın hatalı icraatlarını iyi takip etmesi, yerinde ve zamanında tenkitler yapması, kendisine halk nezdinde büyük itibar kazandırmış, neticede ekonomik, sosyal ve siyasi nedenlerin de etkisiyle bir milli bir kahraman, bir kurtarıcı gibi görülmeye başlanmıştı.

İran halkı, başkaldıran Şii ulemanın etrafında toplanıp Şah’ın gitmesini istemeye başlamış, nihayet Şah da kendisine karşı çeşitli kesimlerden gelen ve giderek artan muhalefet karşısında pes eden taraf durumuna düşmüştü. Şah, ülke içerisinde aleyhine yapılan gösterilerin sürmesi ve kanlı bir şekle dönüşmesi üzerine, 16 Ocak 1979’da geride bir Naiblik Konseyi ve aynı gün İran Meclisi’nden güven oyu alan Şahpur Bahtiyar Başbakanlığı’nda bir hükümet bırakarak bir daha dönmemek üzere ülkesini ve tahtını terk etmişti.

16 Ocak 1979 günü, Şah Muhammed Rıza Pehlevi ve eşi Farah Diba ile Saray mensupları Tahran’daki Niavaran Sarayı’ndan sekiz helikopterle ayrılarak havaalanı’na gelmiş ve burada bekletilen Kraliyet ailesine ait bir uçağa binmişlerdi. Şah’ın yapacağı söylenen basın toplantısı son dakikada iptal edilmiş ve öğle vakti Saray sözcüsü, Şah’ın İran’dan ayrıldığını açıklamıştı.  Şah, uçağa binerken muhafız birliğinde bulunan askerlerden ikisi diz çökerek ayaklarını öpmek istemişlerse de müsaade etmemişti. Bunun üzerine iki asker ellerindeki Kur’an’ları havaya kaldırarak, Şah ile eşinin altından geçecekleri bir tak yapmışlar ve onlar da bunun altından geçerek uçağa binmişlerdi.

Şah, Pars Ajansı’na yaptığı veda açıklamasında var olan sistemin korunmasını ve ulusal bilinç duygusu ile hareket edilmesini istemiş: “Güvenoyu ile birlikte, Şahpur Bahtiyar hükümetinin geçmişin yanlışlarını düzelterek gelecek için başarılı adımlar atılacağına inanıyorum. Bu iş uzun süreli işbirliği ve milliyetçilik sonucu gerçekleşebilecektir. Ekonomimiz yeniden çalışmaya başlamalı, gelecek için daha iyi planlar yapmalıyız” açıklamasını yapmıştı. İran genelindeki grevlerin, endüstriyi ve petrol üretimini de aksattığına değinen Şah’tan sonra eşi Farah Diba da: “Ülkemizin bağımsızlığı ve birliğinin korunacağına inanıyorum. İran halkına sonsuz güvenim ve İran kültürüne büyük inancım vardır. Her şeye kadir Allah’ın her zaman İran halkını ve ülkesini destekleyerek koruyacağına inanıyorum” demişti. Şah’ın kayınvalidesi ve çocukları ise İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçakla bir gece önce Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderilmişti.

İran’dan ayrılarak Mısır’a gelen Şah ve ailesi, Devlet Başkanı Enver Sedat tarafından askeri bir törenle karşılanmış ve Asvan Havaalanı’nda 21 pare top atışı yapılmıştı. 20 kişi ile ülkesini terk eden Şah’ın ardından ise İran’da adeta bir bayram havası esmişti. Tahran’da haberi radyodan öğrenen halk “Şah gitti” , Yaşasın Hıumeyni” şeklinde sevinç çığlıkları ve kornalar çalarak kutlama yaparken Tahran askeri Valiliği şiddet eylemlerine girişenlerin ağır cezalara çarptırılacağını bildirmekteydi. Bu sırada Paris’te sürgünde bulunan Ayetullah Humeyni, Şah Rıza Pehlevi’nin İran’dan ayrılmasından sonra İran halkını kutlamış ve verdiği demeçte ilk fırsatta İran’a döneceğini belirterek: “Şah’ın İran’dan ayrılışı İran’da 50 yıllık Pehlevi Hanedanı’nın sona erdirilmesi yolunda ilk adımdır. İran’ın kahraman halkını kutlarım” açıklamasını yapmıştı.

Humeyni’nin sözcüsü ise, Başbakan Şahpur Bahtiyar’ın iktidarda kalmasının da Humeyni için bir sorun olduğunu, İran’da askeri bir darbe olabileceğini, fakat bunun başarılı olmayacağını söylemiş ve Humeyni’nin kurmayı düşündüğü hükümette ilişkin bilgi vermişti. Ayetullah Humeyni’nin yürüttüğü hareket, Şahpur Bahtiyar Başkanlığı’ndaki hükümeti, Şah yönetiminin devamı olarak görüyor ve İran’da monarşiye son verilerek Cumhuriyet ilan edilmesini ve “İran Devrim Konseyi”nin kurulmasını talep ediyordu.

Humeyni, İran halkını 19 Ocak 1979’da yeniden büyük bir gösteriye çağırmıştı. 1978 yılının başından itibaren İran’da meydana gelen olaylarda binlerce insan hayatını kaybetmişti ve Şah’ın İran’ı terk etmesinden 24 saat sonra da halk sokaklardaydı. Örneğin Ahvaz’da Şah aleyhine gösteriler yapan halk ile ordu arasında çatışma çıkmış ve birçok kişi ölmüştü. Ülkede süren gösteri, taşkınlık ve grevler sebebiyle Başbakan Şahpur Bahtiyar ve Ayetullah Humeyni halka sükunet çağrıları yapmışlardı. Şah’ın ayrılmasının ardından halk, Muhammed Rıza Pehlevi’nin büst ve heykellerini devirmeye, paraların üzerindeki resimlerini kesmeye başlamıştı. Ayetullah Humeyni’nin posterlerini taşıyarak sevinç gösterileri yapan halka Tahran ve Tebriz’deki fırın sahipleri bedava pasta, kek ve bisküviler dağıtmışlardı. 1 Şubat 1979 günü ise Ayetullah Humeyni, Tahran’a muzaffer bir şekilde dönmüş ve iki hafta sonra Şah’a bağlı bütün kuvvetler tasfiye edilerek ülke Humeyni’nin kontrolüne geçmişti.

Kaynaklar:

Mehmet Saray, Türk-İran İlişkileri, Ankara, 2006.

Ahmet Kuyaş(Yay. Yönetmeni), Tarih 2002, Milliyet Gazetesi.

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş