Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


22:22, 21 Nisan 2018 Cumartesi
Güncelleme: 11:26, 17 Temmuz 2010 Cumartesi

  • Paylaş
Osmanlı’daki sıbyan mektebleri
Osmanlı’daki sıbyan mektebleri

16. yüzyılda memleketimizi dolaşmış bulunan bir Fransız seyyah her köyde bir ilkokula rastlamış olduğundan bahsetmektedir.

Ayda Sarıkaya / Dünya Bülteni / Tarih Servisi

Askeri ve siyasi başarılarının yanında ilim ve medeniyette de geniş ufuklar açan Osmanlı imparatorluğu topraklarının dört bir tarafını ilim-irfan yuvalarıyla kuşatmıştır.Osmanlı’yı bir ağ şeklinde saran bu kurumlar bugünün fakülteleri seviyesindeki medreselerden, ilk ve anaokullarımız seviyesindeki sıbyan mekteplerine kadar yaygınlaştırılmıştı.

Osmanlı kaynaklarında adından sıbyan mektebi olarak bahsedilen ancak bizim anaokulu diyebileceğimiz eğitim müesseseleri de gelişmeye bağlı olarak çok yaygın hale getirilmişti. Öyle ki 16. yüzyılda memleketimizi dolaşmış bulunan bir Fransız seyyah her köyde bir ilkokula rastlamış olduğundan bahsetmektedir.

Ecdadımız çocuğa fazla ihtimam ve alaka gösteriyor, devlet, çocukların eğitimi için küçümsenmeyecek masrafları göze alıyordu. Çünkü anlamışlardı ki; "Kendi felsefesiyle nesillerine sahip çıkamamış milletler, bugün olmasa da yarın, zamanın insafsız dişleri arasında eriyip gitmeye mahkumdurlar."

İşte bu sebeplerden dolayıdır ki okumayı teşvik etmek için umumi olarak çocuklar dört-beş yaşlarında iken hususi bir törenle okula başlatılıyorlardı. "Çocuklar, çağın en mükemmel eğitim ve öğretim sistemleri ile yetiştiriliyorlar, bir taraftan alfabeyi öğrenirken, bir taraftan da toplumun içinde yaşamanın gerekleri olan fedakarlık, birbirinin hakkına riayet, din ve devlet için ölümün şeref olduğunu dört-beş yaşlarından itibaren öğrenmeye başlıyorlardı.

Evliya Çelebi'ye göre İstanbul'da 1935 sıbyan mektebi vardı. Yine bazı kayıtlara göre o dönemde Amasya'da 200, Erzurum'da 110 sıbyan mektebi bulunduğu bildirilmektedir.
Çocukların eğitimine çok büyük ehemmiyet veren Fatih Sultan Mehmed sıbyan mekteplerinde öğretmenlik yapacak olanlara bazı dersleri okumalarını mecburi tutmuştu. Medresede, edebiyat, mantık, geometri, astronomi ve kelam okumayanların sıbyan mekteplerinde ders vermeleri yasaklanmıştı.

Sıbyan okullarında sosyal yardıma da hususi bir önem verilmiş olduğunu vakfiyelerden anlıyoruz. Fatih Sultan Mehmed'in külliyesinde yaptırdığı ve "Darüttalim" adını verdiği ve oğlu II.Bayazit'in aynı surette külliyesinde yaptırdığı ve "Muallimhane" diye adlandırdığı okullara bilhassa yetim çocukların, bulunmazsa, fakir çocukların alınması şart koşulmuş ve bu okulların öğrencilerine gündelik harçlık vakfolunmuştur. Birçok okulun vakfiyesinde de kimsesiz veya fakir çocuklara her yıl "kapama" adı altında elbise ve ayakkabı almayı sağlayacak ödenekler ayrıldığı gibi, belli günlerde yiyecek veya harçlık dağıtılmasını sağlayacak tahsisler yapıldığı, hatta II. Bayazit'in ve Kanuni'nin İstanbul'da yaptırdığı mekteplerle, Yavuz'un annesi tarafından Trabzon'da yaptırılan Hatuniye mektebi gibi bazılarında da bütün bu sayılanlardan başka günde iki öğün yemek verilmesinin sağlandığı görülmektedir. Çeşitli vesilelerle zaman zaman İstanbul sıbyan mektebleri öğretmen ve öğrencilerinin Paşa kapısına (Bab-ı Ali) davet olunarak, öğretmenlere hil'atlar giydirilip, hediyeler verildiği, öğrencilere de pilav, zerde ziyafetleri çekildiği ve harçlıklar dağıtıldığı da bazı eski kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bazı vakfiyelerde ise kabiliyetli çocuklara ayrıca burslar ayrılmıştır. Hemen her okulun vakfiyesinde çocukların yıllık bahar, kır gezintilerinin gerektirdiği her türlü giderin göz önünde tutularak karşılığının sağlandığı görülmektedir.

Çocukların eğitimi daha sonraki yıllarda da ihmal edilmemiştir.Sultan II.Mahmud 1824'de İstanbul'da halkın, çocuklarının cahil kalmasındaki kötülüklere dikkati çekerek, herkesin çocuklarını akıl baliğ oluncaya kadar günde iki defa mektebe gönderip okutturması mecburiyetini ilan ve bunun sonucu olarak da öğrenim çağındaki çocukların esnaf tarafından çıraklığa alınmalarını yasak etmişti.



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş