Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


15:48, 30 Nisan 2017 Pazar
18:20, 17 Şubat 2017 Cuma

  • Paylaş
Erdoğan: Cumhurbaşkanlığı sistemi bir mucize değil
Erdoğan: Cumhurbaşkanlığı sistemi bir mucize değil

Kahramanmaraş'ta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumhurbaşkanlığı sistemi ile ilgili "Cumhurbaşkanlığı sistemi elbette bir mucize değildir. Dokunduğu her şeyi değiştirecek sihirli değnek de değildir" ifadelerini kullandı

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş'ta toplu açılış törenine katıldı. 

Burada bir konuşma yapan Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"15 Temmuz'da FETÖ ve yandaşlarının onların kölesi olarak halkıma silah çekenlerin karşısında mücadele verdik. 248 insanım şehadete yürüdü. Allah Allah diyerek yürüdü. Onlar F-16'larla tanklarla helikopterlerle saldırdı. Halkım, vatandaşım onlara meydanlara diye haber gönderdiğimizde, Türkiye'nin dört bir yanından halkım meydanlara yürüdü. 

Benim kardeşlerim tankların karşısına çıktı, helikopterler bomba yağdırdı şehit oldular. Şehadete yürüdüler, cennete yürüdüler. Allahıma hamdolsun böyle bir milletin reis-i cumhuru olmaktan daha güzel ne olabilir ki. Rabbim inşallah bizlere de o makamı nasip eder. Ölüm saçan namluların karşısında sadece iman dolu yürekler vardı. Milletimiz sinesinde yük değil mangal gibi bir yürek taşıdığını dosta düşmana göstermiştir. 

"ONAYLAMAK BOYNUMUN BORCU"

Kahramanmaraş'a eli boş gelmek olmaz dedik. Bugün burada 569 trilyon lira bedeli olan eserlerin açılışını yapıyoruz, hayırlı olsun. İlk hedef 16 Nisan'da evet oylarını halletmek. Bundan sonra parlamentoda bu konu gündeme gelecek. (İdam tartışmaları) Bunun parlamentodan geçeceğine inanıyorum. Parlamentodan geçtiğinde ben bunu onaylarım. Bunu onaylamak boynumun borcudur. Şehitlere bunun hesabını veremem. Bir katili affetmek devletin yetkisinde değildir. Onu ancak varisleri affedebilir. AB şöyle diyor, Hans böyle diyor, Corç böyle diyor. Hans ne derse desin, Corç ne derse desin... Ahmet ne diyor, Ayşe ne diyor, Allah ne diyor beni o ilgilendirir. 

Yeni ve tarihi bir kararın arefesindeyiz. Kökleri oldukça eskiye dayanan yönetim sistemi arayışımızda yeni bir sisteme giriyoruz. Bir başka ifade ile artık hükümeti seçtiği cumhurbaşkanı vasıtasıyla doğrudan millet kuracak. Vesayet güçlerinin devri şahıslara bağlı olarak değil sistem itibariyle tamamen kapanıyor. Birilerinin halk oylamasına başka anlamlar yüklemeye çalışması kafalarınızı karıştırmasın. Onlar hep aynı çarpıtmayı yapıyor. 

"MHP İLE EL ELE SÜRECİ ÇALIŞTIRIYORUZ"

İktidara geldiğimizde 30 yaşında seçilme hakkı vardı. Seçilmeyi 25'e indirdik. Sonra Batı'da her yerde seçilme yaşı 18 dedik. Bizim gençlerimiz de onlar kadar akıllı. Üretken, genç, dinamik bir parlamento olacak. Sağolsun MHP'li kardeşlerimizle el ele vermek suretiyle bu süreci çalıştırıyoruz.

Siyasi çekişmelerin ekonomik krizlerin anamızı ağlattığı kabus günlerini unutmadınız değil mi? Benzin, ekmek, gazyağı kuyruklarını unutmadınız değil mi? Dedelerimizin knüfus kağıtlarındaki mühürleri görmeyenler varsa baksınlar. Gençler bazı şeyleri bilmeyebilirsiniz. CHP il başkanlarının valilik yaptığını bilir misiniz? Böyle bir şey şimdi gündeme gelse kıyamet kopar. 

"ZAYIF HÜKÜMET İSTİYORLAR"

Meclis'te yine varlığı pamuk ipliğine bağlı bir hükümet olsun istiyorlar. Bu puslu havayı kendilerine ikbal değiştirmek için kullanmak istiyorlar. Biz 14 yıldır Türkiye'yi alaca karanlık kuşağından çıkarmak için mücadele ettik. 16 Nisan onların son umut kapılarını da kapanacak. Onun için bu kadar hırsla gözü dönmüş bir şekilde saldırıyorlar. 

"NEFSİM İÇİN İSTEYECEK KADAR KARAKTERSİZ DEĞİLİM"

Meclis'te yaşananları takip ettiniz heralde. Ayak ısırmaktan, kürsü işgaline Meclis'e yakışmayacak ne varsa hepsini de arsızca yaptılar. Biz bunlara 2011 yılından beri gelin Meclis'te Türkiye'ye yeni bir anayasa kazandıralım.

Bunların itirazı sisteme değil, millete. Bunlar Tayyip Erdoğan'a karşı değil millete karşı. Ya ben kimim Ben bir faniyim. Benim 16 Nisan'a çıkacağıma elimde bir belge var mı Yok. Biz faniyiz ama sistem bu noktada kalıcı. Dolayısıyla biz fani olanı değil baki olanı konuşuyoruz. Bu sistemi şahsım için isteyecek, bunca mücadeleyi nefsim için verecek kadar halim yok, karaktersiz değilim. Ülkemize yaptığımız hizmetleri cebimize koyacak halimiz yok. 

"SİSTEM ŞAHSIMIN PROJESİDİR"

Cumhurbaşkanlığı sistemi, şahsımın projesidir. Belediye başkanlığımdan bu yana savunduğum, ısrar ettiğim bir reformdur. Diğer hizmetler gibi ülkemize ve milletimize faydalı olacağına, yarar getireceğine inandığım için bu sistemin mücadelesini verdim, veriyorum. 

Belediye başkanlığımdan bu yana savunduğum bir projedir. Şayet, milletimiz 16 Nisan'da 'evet' derse Türkiye cumhurbaşkanlığı sistemine geçecek. Bundan sonraki ilk seçimlerde de milletimiz kime teveccüh ederse sistemin ilk cumhurbaşkanı o olacak. Birileri istediğiniz neyi yapamıyorsunuz da sistemi değiştiriyorsunuz diyor. Bizden öncekiler neyi yapamıyordu? Sistem güçlü olursa insanla sistemi birleştirdiğinizde pik yaparsınız. 

"ÜLKEYE MUSALLAT OLAN SİSTEMDE YER BULAMAYACAK"

Bir dönem aynı partiden cumhurbaşkanı ve başbakan olunca hızlandık. Öncesinde tökezledik. Atama yapacaksın, olmaz. Tutturdu olmaz, yapmadı. Niye? Bir tanesinin hanımının başı örtülü. Marmaray'ı yaparken demedik laf bırakmadılar, Sultan Selim'de söylemedik laf bırakmadılar. Daha pek çok hizmette aynı riyakarlığı görmek mümkün. 'Evet'te bereket var.

Bundan sonra milletimiz Türkiye'nin yönetimini sadece ülkesi için, kendisinin ve evlatlarının geleceği için projesi, programı, hazırlığı olana, hizmet için aşkı, sevdası, niyeti olana teslim edecektir. Meclisteki zayıf dengelere, vesayet güçlerine dayanarak ülkenin ve milletin başına musallat olanlar bu sistemde kendilerine yer bulamayacaklar.

"CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ BİR MUCİZE DEĞİL"

Cumhurbaşkanlığı sistemi elbette bir mucize değildir. Dokunduğu her şeyi değiştirecek sihirli değnek de değildir. En önemli özelliği güven ve istikrar ortamını yeniden getirecek olmasıdır. Yürütme ile yasama arasındaki sınırları iyice netleştirerek herkesin kendi işine odaklanmasına imkan sağlıyoruz.

Yani cumhurbaşkanı ülkeyi yönetecek, Meclis kanunları çıkartacak, yargı hukukun işlemesini sağlayacak. Bu sistemde hiçbir güç diğerinin üzerinde tasallut oluşturamayacağı için eski Türkiye'de sık sık şahit olduğumuz kavgaları, çekişmeleri, yetki aşımlarını inşallah artık yaşamayacağız. Ekonomide atılması gereken adımlar mı var? Milletimizin sorumluluk verdiği cumhurbaşkanı onu yapacak. Terörle mücadelede atılması gereken adımlar mı var. Cumhurbaşkanı ne gerekiyorsa yapacak.

"YIPRANAN YARGI YÜKSELİŞE GEÇECEK"

'Hayır'cılar parlamento yetkisini kaybediyor diyor. Böyle bir şey yok. Eski sistemde hükümet kanun tasarısı hazırlayıp Meclis'e gönderirdi. Meclis hükümetin muhasarası altındadır. Yeni sistemde bu yok. Yargının yıpranan prestiji de yeni sistemde yükselişe geçecek. Güçlü Türkiye'ye evet diyor muyuz? 16 Nisan'da MHP'ye, AK Parti'ye, CHP'ye gönül veren kardeşlerim evet demeye hazır mı? 

Milletvekili sayısı 600'e çıkıyor buna ne gerek var diyorlar. Parlamento çift kamaralı olduğunda sayısı ne idi biliyor musunuz? 600. Şimdi tek kamara oluyor, o zaman nüfus neydi, şimdi ne? Bunlar yadırganacak şeyler değil. 550'den 600'e çıkıyoruz. 

Parlamentoya dışardan atama yoluyla 18 yaşında bakanlar da atanabilir mi? Bugün büyük firmaların başında 25 yaşında insanlar var. İyi yetiştiriyorsan atayabilirsin. Bir ülkenin kalkınmasında istikrar ve güven önemlidir, biz bunu sağladık.

"MHP'LİLERLE DAYANIŞMA İÇERİSİNDE"

Şu kalan süre içerisinde, 16 Nisan'a kadar sizler de inanıyorum ki kapı kapı dolaşacaksınız. MHP'li kardeşlerimizle inanıyorum ki dayanışma içerisinde, Parlamentoda güvenoyu almasını sağlayan tüm arkadaşlar olarak el ele çalışacağınıza inanıyorum. 16 Nisan, Türkiye'de bir reformun gerçekleştiği akşam olacaktır."



İlgili Konular cumhurbaşkanı erdoğan
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş