Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


02:32, 18 Şubat 2018 Pazar
Güncelleme: 11:02, 26 Ekim 2010 Salı

  • Paylaş
İstanbul\'u \'katleden\' mimara iade-i itibar !
İstanbul\'u \'katleden\' mimara iade-i itibar !

Osmanlı döneminden kalan birçok cami, kışla ve ahşap yapıyı yıkarak beton binalar inşa eden Henri Prost\'a iade-i itibar sergisi düzenlendi

Kübra Demiray-Dünya Bülteni / Tarih Servisi

SERGİ: “İmparatorluk Başkentinden Cumhuriyet’in Modern Kentine: Henri Prost’un İstanbul Planlaması (1936-1951)-İstanbul Araştırmaları Enstitüsü- Tepebaşı”...

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde 3 Mayıs 2010’da açılan Henri Prost’a dair sergi 18 Temmuz 2010’a kadar devam edecekken yoğun ilgi sonucu serginin süresi 22 Ağustos 2010’a kadar uzatıldı.

Peki nedir bu serginin içeriği? Henri Prost kimdir?

Sergi, 1936 yılında Atatürk’ün davetiyle Türkiye’ye gelen ve İstanbul’un Nâzım Planı’nı oluşturmakla görevlendirilen Prost’un İstanbul planlamasına yönelik çalışmalarını, özgün belgelerle ve fotoğraflarla ortaya koymakta. Fotoğraflar ve belgeler  Fransız 20. Yüzyıl Mimarlık Arşivleri’nden temin edilmiş.  Serginin düzenlemesinde Pierre Pinon ve Cânâ Bilsel görev almış.

Sergide, Prost’un İstanbul Avrupa Yakası için 1937′de hazırladığı 1/5 binlik ölçekli Nâzım Planının yanı sıra, Ayasofya, Atmeydanı, Arkeoloji Parkı, Atatürk Bulvarı-Fatih Meydanı, Kapalıçarşı Çevresi-Eminönü Meydanı düzenlemeleri ile kentsel ulaşım projeleri ve park, gezi, meydanları içeren açık alan düzenlemeleri yer alıyor.

Sergiye dair yorumları okurken şu ifadelere rastlamak çok ilginçti: “İmparatorluk Başkentinden Cumhuriyet’in Modern Kentine: Henri Prost’un İstanbul Planlaması (1936-1951)” başlıklı sergi, ülkemizdeki mimarlık fakültelerinde verilen derslerde bile ismi çok sık zikredilmeyen ya da en azından İstanbul planlaması üzerine derinlemesine bir değerlendirmede bulunulmayan Prost’a yarım asır sonra itibarının iade edilmesi olarak da görülebilir.”

Prost’a yarım asır sonra itibarının iade edilmesi!!! Peki Prost’un katlettiği tarihi mimari eserlerin iade-i itibarını kim üstlenecek!!!

Henri Prost kimdir?

Fransız mimar ve şehircilik uzmanı. 1902’de Yüksek Mimarlık okulundan mezun olmuş, öğrenciliğinde “Roma Büyük Ödülü’nü” kazanmış. Asıl çalışmalarını Roma’da kaldığı beş yıl zarfında gerçekleştirmiş. Özellikle Ayasofya’ya dair röleve çalışmaları önemli. Bizans hayranı… Bu sebeple İstanbul’a olan ilgi ve yaklaşımı incelenmeye değer.

Atatürk tarafından 1936’da davet edilmiş.İstanbul’un Nâzım Planını oluşturmakla görevlendirilmiş.1937’den başlayarak hazırladığı raporlar 1939’da hazır hale gelmiş, hükümet tarafından onay almış.

Prost, kentin kendine özgü dokusunu mimari anıtları korumayı, diğer yandan da ihtiyaç dahilinde olduğu çağdaş yapıları da oluşturmayı hedeflemiş. Yeni semtlerin oluşumu için de adımlar atmıştır. Bunu raporunda şöyle ifade eder: “Hâlâ boş olan arazilerde bütünüyle yeni semtler yaratmak, hızlı ulaşım araçlarıyla donanmış, havadar konutlardan oluşan semtler. İstimlaki yukarı doğru gerçekleştirerek, yeni semtlerde yapılabilecek kadar konutu eski semtlerde yıkmak. Daha sonra eski semtleri yeni bir plan üstünde yeniden inşa etmek.”  Ancak eski semtlerdeki ahşap evlere karşı Pierre Loti ve Claude Farrere gibi hassas değildir.  Tarihi eser kabul ettiği korunması gerektiğine inandığı anıtlar da Bizans anıtlarıdır. Ve kenti yeniden tasarlarken asıl dokuyu Osmanlı mimarisini ortadan kaldırıverir.Oysa Henri Prost önceki çalışmalarında tarihi ve doğal çevreyi koruma taraftarı olarak tanınmıştır.Tarihi yarımada başta Galata Beyoğlu ve Eyüp bölgeleri için Prost’un geliştirdiği önerilerin çoğu dönemin valisi ve belediye başkanı Lütfi Kırdar eşliğinde uygulanır. (1938-1949) Prost ne dediyse yapılır. İşe tarihi mekanlardan başlar. Taksimdeki Topçu Kışlasını yıkar, park ve kültür sarayı yapar. Haliç bir fethin şahidi olarak onu rahatsız ettiğindendir ki 700 civarında ağır sanayi buraya yerleştirilir. Haliç’i Haliç yapan saraylar yıkılır. Haliç’teki Mimar Sinan eseri Süleyman Subaşı Cami yıkılır.  Tabakhane, Kağıthane onun elinden geçer, kasırlar yerine fabrikalar görünür. Eyüb’ün mezar taşları sökülüp Fransa’ya kaçırılır, taşlar Fransız bahçelerinin süsü olur. Büyük caddeler olmazsa olmaz deyip Vatan, Millet, Ordu caddeleri için yüzlerce cami, külliye, hamam, mescit, çeşme ortadan kaldırılır. Kanuni dönemi eserlerinden olan Hakim Çelebi mescidi, Sadrazam Hasan Paşa mescidi İstanbul Üniversitesinin altında kalır.  Boş alan yokmuş gibi okul yapmak bahanesiyle camiler yıkılır. Fatih elinden geçmezse olmaz!!!Fatih, fethin yadigarıdır. “Fatih” oradadır. Fransa’nın baş mimarı, Fevzipaşa caddesini Fatih Külliyesinin eteklerinden geçiriverir. Ne iştir ki kimsenin sesi çıkmaz.

Uygulama planı bir ara rafa kaldırılsa da Menderes hükümetinin gafletiyle Prost planları 1950-55-57’li yıllarda uygulanır. Sözde İstanbul’u imar eden Menderes Prost’un müdavimi olur. Şimdi Prost’a iade-i itibar yapılma zamanıymış. Hakim Çelebi mescidinin, Saraçhanedeki Firuzağa mescidinin ve diğerlerinin iade-i itibarını, iade-i vücudunu kimler yapacak…

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş