Dünya Bülteni Haber Portalı

Dünya Bülteni Haber Portalı Dünya Bülteni Haber Portalı


02:30, 18 Şubat 2018 Pazar
Güncelleme: 17:12, 12 Kasım 2010 Cuma

  • Paylaş
Rus dış politikasını belirleyen adam: Deli Petro
Rus dış politikasını belirleyen adam: Deli Petro

Deli Petro, Rusya\'da bıraktığı vasiyet, ülkenin dış politikasını belirleyen önemli bir dönüm noktasıydı.

Dilek Aymalı-Dünya Bülteni / Tarih Servisi

Büyük Petro Çar olduktan sonra bütün faaliyetlerini iki önemli politika ekseninde yönlendirmiştir. Bunlardan birincisi Karadeniz'e ve Boğazlara hakim olarak sıcak denizlere inmek, diğeri ise Baltık Denizi'ni ele geçirmekti.

Büyük Petro, güneye inme politikasını gerçekleştirmek için Karadeniz'de bir Osmanlı üssü olan Azak Kalesi'ni iki kez kuşattı ve ikinci kuşatmanın ardından 1696 yılında teslim aldı. Bu galibiyetin ardından kuzeye yönelen I.Petro, Lehistan ve Danimarka krallarıyla anlaşarak İsveç'e saldırdı ve 1700 yılında İsveç Kralı Demirbaş Şarl'a yenilerek çekilmek zorunda kaldı. Bu yenilgi üzerine Rus ordusunu yenileştirme faaliyetlerine başlayan I.Petro, 200 bin kişilik bir ordu oluşturarak, top ve gemi sanayini geliştirdi. İsveç üzerine tekrar sefere çıkarak 1709 yılında gerçekleşen Paltova Savaşı'nda üstünlük sağladı. Yenilgiye uğrayan İsveç kralı kaçarak Osmanlı Devletine sığındı. Rusya'nın İsveç kralının iadesini istemesi üzerine Osmanlı bu talebi reddetti ve kralın ülkesine dönmesini sağladı. Bunu bahane eden Rusya Osmanlı'ya savaş ilan etti. 1711 yılında gerçekleşen Prut Savaşı'nda Rusya Osmanlı Devleti'ne yenilerek Azak Kalesini teslim etmek zorunda kaldı. Daha sonra tekrar kuzeye yönelerek İsveç'le mücadele eden Büyük Petro Niştat antlaşması ile zaferini ilan etti. Ve Baltık denizine çıktı.

 Büyük Petro 1725 yılında öldüğünde arkasında güçlü, devletçi bir Rusya ve ayrıca Rusya'nın uygulayacağı politika esaslarını belirten bir de vasiyetname bırakmıştır. Bu vasiyetname kendinden sonra gelen Çarlar için de bir rehber olmuş, yüzyıllarca Rusya'nın dış politikasında önemli bir rol oynamıştır. Nitekim Rusya 1774 yılında Osmanlı devletini mağlup ederek Küçük Kaynarca antlaşmasını imzalatmış, bu antlaşma ile Karadeniz'e ortak olan Rusya tarihi emellerini gerçekleştirmiştir.

Büyük Petro bıraktığı bu vasiyetnamesinde milletine şöyle seslenmektedir:

'Rusya Devleti'nin bütün Avrupa'yı egemenliği altına alacağına Allah'ın izniyle inanıyorum. Dünyanın bu kıtasında bulunan milletlerin çöküntüye yaklaşıp harap olmaya yüz tutmaları bu hususu onaylar. Demek ki bu milletleri, diğer bir genç devlet, kendisi tam bir güce erdiği zaman kolaylıkla yenilgiye uğratır. Batı ve doğu taraflarına hücumumuzu Tanrının emri addederim... Ben Rusya'yı bir dere halinde buldum, bir nehir olarak bırakıyorum. Bizden sonrakiler Avrupa'nın çok verimli bir denizi haline getirirler. Eğer bu denizin dalgalarını kullanabilirlerse, ben onlara daima okumaları için şu talimatı bırakıyorum:

'Rusya'yı daima harp halinde tutmalı, iyi asker olmak için başka yolu yoktur. Yalnız maliyeyi sağlamlaştırmak için rahatlık vermeli, başka husus için rahatlık düşünülmez. Galip olduğun zaman asker yazmaya bak. Şöyle ki; barış senin savaş üzerine olan düşüncelerini ilerletmesin ve savaş da barışı davet etsin. Rusya'nın büyüyüp ikbal kazanmasını sağlasın. Herhangi yol ile olursa olsun, Avrupa'nın bilgili milletlerini Rusya'ya davet eyle. Savaş zamanında komutanlar getirt. Barış zamanında da bilginleri davet et ki, Rusya onlardan faydalansın. Avrupa'nın, özellikle Almanya'nın her işine müdahale edesin. Sana yakın bir devlet olduğu için hepsinden çok ona dikkat etmen gerekmektedir.

Lehistan içine ayrılık sokarak daima ayrılık yaratmaktan uzak kalma. Devletleri para ile elde et, meclislerine etki yap, kral tayinlerine müdahale eyle. Taraf tut, Lehliler'i korur gibi görün, eğer diğer devletler buna karşı koyarlarsa, memleketlerinde ayrılıklar çıkararak, hileler kurarak haklarından gel. İsveç'ten ne alabilirsen al ve Danimarka'yı İsveç'ten ayırmaya çalış. Öyle davran ki, aralarında düşmanlık hasıl olsun. Rus kadınları ile Avusturya beyleri evlendirmeye bak, ailece yakınlığı arttır ve senin kanın ile birleştir. Bizim büyümemiz ve etkili hale gelmemiz için Almanlar'ı bizim işlerimize iştirak ettir.

İngiltere ile müttefik olmaya bak. Ticaretimizin ve donanmamızın ilerlemesi için bizim kerestelerimizi onların altını ile değiştirmek ve onların tüccarları ile bizim tüccarlarımızın ticari ilişkiler kurmasını sağlamak, gemicilerini bizim gemicilerimizle karşılaştırmak, maliyemize ve tersanemize çok çıkar sağlar. Daima Baltık Denizi tarafına ve Karadeniz'in kuzeyine uzanmaya bak.

Ne kadar mümkün olursa o kadar, İstanbul'a ve Hindistan'a yakınlaşmaya gayret et. İyi bil ki; bu iki memlekete hükmedenler, dünyanın gerçek hakimleridirler. Daima kah Osmanlı ile kah İran ile savaş halinde bulun. Karadeniz'de kereste fabrikası yapmaya gayret et. Yavaş yavaş bu denizin hakimi ve Baltık Denizi'nin sahibi olmayı düşün. Bu husus bizi amacımıza ulaştırmak için şarttır. İran'ın göçmesine biran evvel çalışmaya bak. İran Körfezi'nin içinden bir yol açmayı tasarla. Sayda ve eski Doğu ile alışverişi sağladıktan sonra, Hindistan'a uzanmaya gayret et. Eğer bunu başarırsan İngiltere'nin parasına muhtaç olmazsın.

Bir taraftan Avusturya ile ittifak sağlamaya çalış, bir taraftan da İngiltere'nin Avusturya'ya hakim olma fikrine katıl, el altından da başka devletleri, buna karşı kaymaları için teşvik et. Öyle hareket et ki, etraftaki devletler, Rusya'dan yardım istemek zorunda kalsınlar. Bu takdirde, onları öyle bir koruma yolu seç ki, gelecekte bunların senin ve egemenliğin altına girmelerine hazırlık olsun. Avusturya devleti ile kuracağın ilişkide, Avusturya devletinin, Osmanlılar'ı Avrupa'dan çıkarmasından büyük fayda sağlayacağı hususunda onu inandır ve gerekirse, Avrupa'yı yola getirmek için fethettiğin topraklardan biraz yer ver, bunları geri alabilirsin.

Her şeyden önce, Macaristan ve Lehistan'da bulunan Yunanlılar'ı Rusya'ya çekmeye çalış, himayelerini ve patrikhanelerini üzerine al. Bu usul ile düşmanlarının arasında birçok dost kazanmış olursun.

İsveç'i taksim, İran'ı mağlup ettikten ve Lehistan ile Osmanlı Devleti'ne sahip olduktan sonra, askerimiz toplanıp Baltık Denizi ve Karadeniz donanmamız ile donanınca Fransa ile Avusturya'yı, dünyanın bütün hükümdarlıklarını üç devlet arasında bölüşmeye davet et. Eğer bunlardan biri kabul eder, diğeri etmezse, birine iltifat et, aralarında düşmanlık çıkar ve diğerine ezdiriver. Rusya er veya geç, bütün doğuya ve Avrupa'nın büyük bir parçasına mutlaka hükmedecektir. Her ne kadar imkansız gibi görünse de, bu devletlerin ikisi de Rusya'nın teklifini kabul etmezlerse, o zaman bu iki devlet arasında öyle bir problem yarat ki, ikisi birbirleriyle çarpışsın ve birbirlerini yok etsinler. Rusya bunu fırsat bilip hazır olan askeri ile Avusturya toprağına girer ve o arada asker ile dolu iki donanma Akdeniz ve Okyanus'a yönelir ve Fransa'ya taarruza geçerler. Bir taraftan Avusturya, bir taraftan Fransa, ikisi birden zapt olunca Avrupa'nın geri kalan kısmı, nasıl olsa Rusya'nın hakimiyetine girer ve bu suretle de Avrupa zapt edilir.

Kaynaklar:

Vasiyetname 1738 yılında açıklanmıştır. Bir örneği Topkapı sarayı Arşivinde muhafaza edilmektedir.

Türk Tarihi Dergisi Mart 1990

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Dünya Bülteni'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş