banner39

Afrikalı gençler Fransa'yı değişime zorluyor

Günümüzde gençler kimsenin kendilerine ebeveynlik yapmasını istemezken, Afrikalı gençler "en ideali, en doğruyu, en iyiyi" birilerinin dayatmasıyla değil kendileri bulmak istiyor.

AA Analizleri 15.10.2021, 18:52
Afrikalı gençler Fransa'yı değişime zorluyor

Fransa bu yıl 28'incisini düzenlediği ve sadece Afrikagençler ve sivil toplum örgütlerinin yer aldığı Afrika-Fransa zirvesinde, kıtadaki imajını birinci ağızdan öğrenme şansı yakalarken, yapılan eleştiriler kıtanın diğer ortaklarına da mesaj niteliğindeydi.

Fransa'nın Akdeniz kıyısındaki Montpellier kentinde 7-9 Ekim'de düzenlenen etkinliğe, adında "zirve" ifadesi geçmesine karşın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron haricinde hiçbir lider katılmadı. Fransa, kıta ile ilişkilerinde belki de dönüm noktası sayılabilecek bu zirveyi, sorun yaşadığı kimi liderler ya da kendi halkları tarafından “diktatörlükle" suçlanan bazı Afrikalı liderler yerine, kıtadan gençlerle yapmaya karar verdi. Yaklaşık 1,2 milyar nüfusa sahip Afrika kıtasında yaş ortalamasının 19,7 olduğu -yani kıta nüfusunun yarısının (takriben 600 milyon) 20 yaş civarında olduğu- hesaba katıldığında, bu kararın oldukça yerinde olduğu söylenebilir. Ancak bu zirvenin tek motivasyonunu demografik gerekçelere bağlamak da haksızlık olur.

Fransa'nın Afrika'da yeni bir sayfa açma niyeti, ilk kez, Macron'un 2017'de Burkina Faso'daki Ouagadougou Üniversitesi'nde 800 öğrencinin karşısında yaptığı konuşmada ortaya çıktı. Macron, üniversitedeki konuşmasında, Afrika gençliğini dinlemek istediğinin altını çizerek, kıta ile yeni bir ilişki geliştirme arzusunu ifade etmişti. Spontane şekilde öğrencilerin sorularını yanıtlayan Macron, zaman zaman gençler tarafından eleştirilse de günün sonunda "Afrika'da yeni sayfa" söylemini destekler bir tablo ortaya çıkardı. Karşıtları ya da rakipleriyle birebir iletişim kurmaktan kaçınmayan Macron, ilk seçildiği yıl bir üniversite amfisinde ilk kez denediği bu filtresiz diyalog şeklini, görev süresinin bitmesine az bir süre kala bu sefer geniş katılımlı bir zirveye taşıdı. Sadece eski sömürgelerden değil kıtadaki 54 ülkeden gençlerin ve sivil toplum örgütlerinin yer aldığı lidersiz Afrika zirvesi, hem gençlere kendilerini ifade şansı hem de Paris yönetimine kıtada nasıl algılandığını görme imkanı tanıdı.

"Yeni Afrika-Fransa ilişkileri: Yarının zorluklarını birlikte üstlenmek"

Fransa-Afrika ilişkileri açısından "sıra dışı" değerlendirilen bu zirveye Kamerunlu yazar ve düşünür Achille Mbembe'nin sunduğu katkı da önemli. Fransız basınında zirvenin mimarı olarak anılan Mbembe, Macron'un isteğiyle 12 Afrika ülkesi ve Fransa'daki Afrika diasporasından gençlerle bir araya gelerek, onların talep ve şikayetlerine ilişkin 140 sayfalık bir rapor hazırladı. "Yeni Afrika-Fransa İlişkileri: Yarının Zorluklarını Birlikte Üstlenmek" başlıklı raporda, kıtanın gerçekliğinden kopmak ve Afrikalı gençlerin yer aldığı siyasi ve sosyal hareketlere uzak kalmakla suçlanan Fransa'ya bir dizi tavsiyede bulunuldu.

Macron'un, zirveden 2 gün önce kendisine sunulan ve "Afrika-Fransa ilişkilerine Afrika'nın gözünden yaklaşın" tavsiyesinin öne çıktığı raporu dikkatle okuduğunu söylemek mümkün. Zira Macron'un, 11 Afrika ülkesinden gencin kendisine doğrudan eleştirilerini yönelttiği, BBC'nin Hard Talk programı kadar heyecanlı geçen oturumdaki tavrına dikkat etmek gerekiyor. Kendisine yöneltilen eleştirileri dikkatle dinleyen Macron'un gençler konuşurken birçok kez not aldığı kameralara yansıdı. Burkina Fasolu aktivist Eldaa Koama'nın Afrika-Fransa ilişkilerini kirli bir kazana benzettiği konuşmasını gülümseyerek dinleyen Macron, genel olarak gözünü karşısındakinden ayırmadı. Macron, sadece 11 gençle değil zaman zaman salondaki dinleyicilerle de diyaloğa girmekten çekinmedi.

Fransa'nın bu usul değişikliğinin aslında bir mecburiyet olduğunu da göz önünde bulundurmak lazım. Eski sömürgeleriyle neredeyse hiçbir zaman tam manasıyla arayı düzeltmemiş Fransa'ya güvenin son yıllarda iyice azalması, Macron'u böyle bir yönteme zorlamış gibi görünüyor.

"Diktatör rejimlerle iş birliğini bırakın" ifadelerini kullanan Senegalli aktivist Cheikh Fall'e "Hangi diktatör rejim?" diye soran Macron'a dinleyicilerden hep bir ağızdan birçok cevap geldi. Bir Fransa Cumhurbaşkanı'nın, ülkesinin Afrika'da hangi diktatör rejimleri desteklediğini not alması da zirvede yaşanan trajikomik anlardan biriydi. Macron, eleştirileri müdahale etmeden dinlese de elbette kendini ve Fransa'nın konumunu savunmaktan da geri kalmadı. Genel manada, sömürgecilik döneminde Fransa'nın hatalı olduğunu kabul eden Macron, "Afrika'da yaptıklarınız için özür dileyin." talebini ise geçiştirdi.

Yaklaşık 2 saat süren oturumdaki konuşmalar günlerce hem Afrika hem Fransa basınının manşetlerini süsledi. Haberler ağırlıklı olarak gençlerin Macron'u nasıl "sıkıştırdığına" dayansa da Fransız liderin, en azından "usul" yönünden puan topladığı bir gerçek. Zira, yeni veya farklı bir şey söylemese dahi eski söylemlerini yeni bir yöntemle tekrar etmesi bile Macron için her şeye karşın bir artı puan olarak değerlendiriliyor. Bu kapsamda Afrika ile diğer ülkelerin düzenleyeceği zirvelerde de gençlerin katılımının artık daha da önem kazanacağını söylemek mümkün.

Hem kıtanın yarısını temsil eden gençleri dinleyip hem eleştirilere "göğüs gererek" ne kadar "demokrat" bir lider olduğu imajını veren Macron, aynı zamanda Sahel'deki askeri operasyonlar, sömürgeci mirası, yerel para birimi gibi tartışmalı konularda Fransa'nın tavrını bir kez daha tekrar etme şansı buldu. Üstelik bütün bunları bugüne kadar hiç denenmemiş bir yöntemle yaptı. Zirve, Afrikalı gençlere kendilerini ifade etme imkanı verse de asıl kazanan, hem kıtada nasıl algılandığını birinci ağızdan öğrenme şansı yakalayan hem de yeni bir sayfa açma niyetini somut şekilde gösteren Fransa oldu.

Haberler ağırlıklı olarak gençlerin Macron'u nasıl "sıkıştırdığına" dayansa da Fransız liderin, en azından "usul" yönünden puan topladığı bir gerçek. Zira, yeni veya farklı bir şey söylemese dahi eski söylemlerini yeni bir yöntemle tekrar etmesi bile Macron için her şeye karşın bir artı puan olarak değerlendiriliyor. Bu kapsamda Afrika ile diğer ülkelerin düzenleyeceği zirvelerde de gençlerin katılımının artık daha da önem kazanacağını söylemek mümkün.

Fransa'nın bu usul değişikliğinin aslında bir mecburiyet olduğunu da göz önünde bulundurmak lazım. Eski sömürgeleriyle neredeyse hiçbir zaman tam manasıyla arayı düzeltmemiş Fransa'ya güvenin son yıllarda iyice azalması, Macron'u böyle bir yönteme zorlamış gibi görünüyor. Mbembe'nin hazırladığı raporda da Fransa, Afrika'yı hala "Françafrique" penceresinden görmekle suçlanırken, artık Afrika'da Fransa'nın tam anlamıyla idrak edemediği farklı dinamiklerin varlığına dikkat çekiliyor.

Şüphesiz bu farklı dinamiklerin başında Fransa'nın eski sömürgelerindeki etkisine şiddetle karşı çıkan gençler geliyor. Bu bağlamda oluşturulmuş birçok sivil toplum örgütü ve halk hareketi artık "Françafrique" söylemini kesin bir dille reddederken aynı zamanda ülkelerinin diğer yabancı partnerlerle ilişkilerini de yakından izliyor. Kısacası Fransa, bu zirvede, bir süredir mesafe koyduğunu göstermeye çalıştığı "Françafrique" sayfasını artık kapatmaya mecbur olduğunu da net şekilde idrak etti. Zira o sayfa çevrilmezse gençlerin ve kıtadaki yeni dinamiklerin Fransa'ya bunu zorla yaptıracağı da zirvenin belki de ortaya koyduğu en net mesajlardan biri olarak karşımıza çıkıyor.

Yaklaşık 1,2 milyar nüfusa sahip Afrika kıtasında yaş ortalamasının 19,7 olduğu -yani kıta nüfusunun yarısının (takriben 600 milyon) 20 yaş civarında olduğu- hesaba katıldığında, bu kararın oldukça yerinde olduğu söylenebilir. Ancak bu zirvenin tek motivasyonunu demografik gerekçelere bağlamak da haksızlık olur.

Kıtanın diğer partnerleri de ders çıkarmalı

Zirvede her ne kadar Afrika-Fransa ilişkileri masaya yatırılsa da kıtanın diğer partnerlerinin de kulak kabartması gereken birçok talep sıralandı. Bunlardan üzerine en çok düşünülmesi gerekenin "yardımlar" ve "acınası Afrika" imajı olduğunu söylemek mümkün. Zira neredeyse her konuşmacı Fransa'nın kıtaya bir lütufmuş gibi yaptığı yardımlardan rahatsızlığını dile getirerek, bunun aşağılayıcı bir tavır olduğunu söyledi. Afrikalı gençlerin kendi tabirleriyle "demode" buldukları bu yardım konusu, kıtaya bu nazarla bakan diğer yabancı ortaklara da bir mesaj niteliği taşıyor. En çok dile getirilen bir diğer husus da "yardıma muhtaç Afrika" imajı. Gençler, yaşadıkları kıtanın sadece yardım yapılan, açlık ve sefaletin kol gezdiği bir coğrafya gibi görülmesinden hiç hoşnut değil.

Paternalist yaklaşım da yine öne çıkan bir diğer eleştiri konusu oldu. Fransa, kıtaya yaklaşımında paternalist bir tavır benimsemekle itham edildi. Bugünün gençleri kimsenin kendilerine ebeveynlik yapmasını istemiyor. Afrikalı gençler, "en ideali, en doğruyu, en iyiyi" birilerinin dayatmasıyla değil kendileri bulmak istiyor. Dolayısıyla diğer partnerlerin de bu taleplere mutlak suretle kulak vermesi gerek. Zira yüzyılı aşkın süredir bunlarla mücadele etmeye çalışan Afrika'nın, yeni edindiği ya da edineceği dostlarında aynı hataları görmeye hiç tahammülü yok.

AA/Fatma Esma Arslan

banner53
Yorumlar (0)
14
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?