banner39

banner35

Fransa'da aşırı solcu Melenchon'un seçmenleri cumhurbaşkanı seçiminde kilit rol oynayacak

İlk turda 7,7 milyondan fazla oy alan Jean-Luc Melenchon'un seçmenlerinin Macron ve Le Pen arasında nasıl bir tercih yapacakları konusu çok merak ediliyor.

AA Analizleri 14.04.2022, 17:51 14.04.2022, 18:01
Fransa'da aşırı solcu Melenchon'un seçmenleri cumhurbaşkanı seçiminde kilit rol oynayacak

Fransa'da cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunda yüzde 21,95 oy alan aşırı solcu Boyun Eğmeyen Fransa Hareketinin lideri Jean-Luc Melenchon'un seçmenlerinin oyları, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve aşırı sağcı Marine Le Pen'in yarışacağı seçimin ikinci turunda belirleyici olacak.

Ülkede 2017'de yapılan cumhurbaşkanı seçiminde merkez Sosyalist Partisi (PS) ve merkez sağ Cumhuriyetçiler Partisi (LR) adaylarının ilk turda elenmesi, Fransız siyaset tarihine "deprem" etkisi yaratmıştı.

10 Nisan'da yapılan cumhurbaşkanı seçiminde de PS'in cumhurbaşkanı adayı Anne Hidalgo ve LR'in adayı Valerie Pecresse'in aldığı oylar, her iki partinin siyasette etkisinin ve gücünün neredeyse kalmadığını bir kez daha gösterdi.

PS ve LR'in bu seçimdeki oylarının, 2017'deki cumhurbaşkanı seçimine kıyasla çok daha düşük olması, Fransa'da 5. Cumhuriyet olarak adlandırılan dönemde köklü ve geleneksel hale gelmiş bu partilerinin karşı karşıya kaldığı krizi gündeme getirdi.

Pecresse yüzde 4,78'lik ve Hidalgo yüzde 1,75'lik oyla partilerinin tarihindeki en kötü oy oranını elde etti.

Pecresse'in oy oranının, 2017'deki cumhurbaşkanı seçimin ilk turunda LR'in adayı François Fillon'un aldığı oylardan yüzde 15 düşük olması dikkati çekti. Pecresse, Fillon'un seçmenlerinin 4'te 3'ünün oyunu kaybetmiş oldu. Sağcı seçmenlerin büyük bölümünün de Macron'a oy verdiği belirtiliyor.

Diğer yandan Yeşiller Partisinin (EELV) adayı Yannick Jadot'un ilk turda yüzde 4,63 oy almasıyla tarihte ilk kez yeşiller partisinin adayı, PS'ininkinden daha fazla oy aldı. Hidalgo, yüzde 1,74 ile 10'uncu sırada yer alarak sosyalist partinin tarihinin en kötü sonucunu elde etti.

LR ve PS'nin, yerel seçimlerde kısmen başarı elde edebilse de ulusal düzeyde siyasete etki edecek liderlere, projelere ve stratejilere artık sahip olmadığı görüldü.

Dolayısıyla 2017'deki cumhurbaşkanı seçimin ilk turunda merkez sağ ve sol adayların elenmesinin yarattığı etkiyle belini doğrultamayan bu partilerin, geçen hafta düzenlenen seçimde alınan sonuçlarla siyasette etkisinin kalmadığı hatta "yok olduğu" değerlendiriliyor.

Bununla beraber, LR'in seçimde yüzde 5'i bile aşamamasının nedeni seçim kampanyasının başarısız geçmesi olarak gösterilirken bu oy oranının, özellikle partinin yıllardır içinde geçtiği krizi ve bölünmüş olmasını açık şekilde ortaya koyduğu vurgulanıyor.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 2017'deki cumhurbaşkanı seçiminden zaferle çıkmasının ardından "sağ-aşırı sağ siyasetini benimsemesinin", LR'nin içinde yaşadığı krizi daha da derinleştirdiği yorumu yapılıyor.

Siyaset yeniden şekilleniyor

Seçimin ilk turunda ilk 3 sırada Macron'un, aşırı sağcı Marine Le Pen'in ve aşırı solcu Melenchon'un bulunması, geleneksel sağ ve sol partilerin hezimete uğraması, siyasetin nereye doğru yöneldiği ve nasıl şekilleneceğine ilişkin ipuçları veriyor.

Macron'un 2017'de cumhurbaşkanlığına gelmesinin ardından karşılaştığı ekonomik, toplumsal ve siyasi krizler nedeniyle popülaritesinin düştüğü, bunun sonucu olarak sağ, aşırı sağ ve popülist politikalara yöneldiği değerlendiriliyor.

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın seçim kampanyasını doğrudan etkilemesiyle gündem, ağırlıklı olarak savaşın Fransa ve Avrupa'ya etkisi etrafında şekillendi.

Macron'un seçmenlerinin savaş bağlamında mevcut cumhurbaşkanının diplomatik çabalarını, savaşın yarattığı ekonomik sonuçlara karşı eylem planını ve Avrupa konularını öne çıkardığı belirtiliyor.

Le Pen ise siyasetinin merkezine "İslam ve göçmen karşıtlığını" koyarak seçim kampanyası buna göre oluşturdu. Sadece yüzde 7,07 oy alan aşırı sağcı Eric Zemmour, ikinci tura geçmeyi başaramasa da seçim kampanyası boyunca İslam ve göçmen karşıtlığını öne çıkardı.

Melenchon'un seçmenlerinin en çok önem verdiği konuların başında ise sosyal adaletsizlik, ekonomik sorunlar ve Yeşiller Partisi kadar olmasa da iklim geliyor.

Aşırı solun oyları belirleyici

Bu denklemde, 24 Nisan'da düzenlenecek cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda yarışacak Macron ve Le Pen'in dışında en çok oya sahip siyasetçi Melenchon.

Seçimi ilk turda kaybeden Hidalgo, Pecresse, Jadot, Fabien Roussel'in yanı sıra eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, ikinci turda seçmenlere Le Pen'e karşı durmak için Macron'a oy vermesi çağrısında bulundu. Eric Zemmour ise Le Pen'e destek verilmesini istedi. Ancak bunlar, Macron ve Le Pen'e cumhurbaşkanı seçilmek için yeterli olmayabilir.

Bu nedenle 7,7 milyondan fazla oy alan Melenchon'un seçmenlerinin ikinci turda Macron ve Le Pen arasında hangi adayı tercih edeceği merak konusu oldu. Zira bu oylar, ülkeyi 5 yıl yönetecek yeni cumhurbaşkanını seçilmesinde belirleyici olacak.

Melenchon, 10 Nisan'da sandık çıkış anketlerinin açıklanmasının ardından yaptığı açıklamada, seçmenlerine ikinci turda Le Pen'e oy vermeme çağrısı yapmıştı. Fransız basınındaki haberlerde, Melenchon'un ikinci turda Macron'a mı oy verilmesi yoksa oy kullanılmaması gerektiği konusunda karar verebilmek için seçmenlerin fikrini aldığı belirtildi.

Nitekim seçmen tabanında, ikinci turda sandıkta tercihin hangi adaydan yana yapılacağı konusunda fikir birliği oluşmuş değil.

Macron, 5 yıl boyunca kendine rakip olarak seçtiği sağ ve aşırı sağı seçmenlerin nezdinde "kimlik" meselesi ve "İslamcılık" adı altında Müslümanlara yönelik tartışmalar açtı. Macron'un da İçişleri Bakanı olarak atadığı Gerald Darmanin, Marine Le Pen'i "İslam" konusunda "çok yumuşak" bulduğunu söylemişti.

Dolayısıyla sağ ve aşırı sağ seçmeni ikna etmeyi başaran Macron, seçimin ikinci turuna kadar aşırı solcu seçmenlerin önem verdiği ekonomik ve sosyal adalet konularındaki taleplerine yanıt vermeye çalışıyor.

Macron, yaptığı açıklamalarda, aşırı solcu seçmenlere seslenerek buna yönelik çalışmalar yapmaya hazır olduğunu ve projesinde bu konulara yer verildiğini söyledi.

Örneğin emeklilik yaşını 2032'ye kadar 65'e yükselteceğini ifade eden Macron, bu konuda değişiklik yapabileceği mesajını verdi.

Le Pen de Macron'un yeniden cumhurbaşkanı seçilmemesi gerektiği konusunda, solun görüş ve taleplerini kullanarak Melenchon'un seçmenlerini ikna etmeye çalışıyor.

11 Nisan'da yayımlanan kamuoyu yoklamalarına göre, Melenchon'un seçmenlerinin yüzde 39'unun Macron'a oy vereceği, yüzde 41'inin oy kullanmayacağı ve yüzde 20'sinin Le Pen'den yana tercih ortaya koyacağı öngörülüyor.

Yorumlar (0)
16
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?