banner39

banner35

Türkiye-Latin Amerika ilişkileri ivme kazanıyor

Günümüzde ticaret savaşları giderek artarken, Türkiye'nin de Latin Amerika'daki etkinliğini artırması ve kalıcı hale getirmesi gerekiyor.

AA Analizleri 10.05.2022, 18:40
Türkiye-Latin Amerika ilişkileri ivme kazanıyor

1998'de ilan edilen ve 2006'da güncellenen Latin Amerika ve Karayipler Eylem Planı ile Türkiye'nin somut hedefleri arasına giren Latin Amerika açılımı, başta Dışişleri Bakanlığı olmak üzere birçok kurumun çabaları sonrasında artık elle tutulur bir gerçeğe dönüştü. Bölgeye ilginin ortaya konulduğu, hukuki, siyasi, iktisadi ve kültürel bağların temelini oluşturmak üzere atılan ilk adımların ardından bugün itibarıyla Türkiye'nin stratejik Latin Amerika Açılım Planı'nın büyük ölçüde tamamlandığını söylemek mümkün.

Son olarak San Salvador'da açılacak büyükelçilikle 18'i büyükelçilik, 1'i başkonsolosluk olmak üzere dış temsilcilik sayımız 19'a ulaştı. THY, TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfı ve üniversitelerimizce ortaya konan çabalar sayesinde Türkiye bu ülkelerde tanınan, saygı duyulan ve sevilen bir dost ülke haline geldi. THY'nin bölgede en çok tercih edilen hava yollarından biri olması ve 7 ülkede 8 noktaya gerçekleştirdiği doğrudan uçuşlar başlı başına bir başarı hikayesi.

Atılan siyasi, iktisadi, kültürel ve ticari adımlarla Türkiye'nin Latin Amerika Açılım Planı'nın bugün itibarıyla büyük ölçüde tamamlandığını söylemek mümkün.

Türkiye ile Latin Amerika ülkeleri arasında 2002'de 1 milyar ABD doları olan ticaret hacmi bugün 15 milyar ABD dolarına ulaştı. Latin Amerika ülkeleriyle 2002'deki ticaret, toplam dış ticaret hacmimizin yaklaşık yüzde 1'ine tekabül ederken, bugünkü ticaret hacmi toplam dış ticaretin yüzde 3’ünü oluşturuyor. 650 milyon nüfuslu, 33 ülkeden oluşan bu devasa pazar için ticaret hedefini Cumhuriyet'in 100. yılı için 20, 2025 için ise 30 milyar ABD doları olarak belirlemek hiç de hayal değil. Bu kapsamda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Latin Amerika ziyareti büyük önem arz ediyor.

Ticaret savaşlarının giderek arttığı günümüzde Türkiye'nin Latin Amerika'daki etkinliğini artırması ve kalıcı hale getirmesi elzem.

İlk durak: Uruguay

Seyahatin ilk ayağı, geçtiğimiz yıl Türk büyükelçiliğinin resmi açılışının yapıldığı Uruguay'dı. Seyahat kapsamında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması ve ileriki dönemde imzalanması hedeflenen Serbest Ticaret Anlaşması'na dair bir Referans Belgesi imzalandı. Olası yatırımların ve ticaretin önünü açacak bu 2 kritik belgenin büyükelçiliğin açıldığı ilk yıl imzalanması son derece mühimdi.

Uruguay'da atılması muhtemel bir diğer önemli atılım da Türk Hava Yollarının payına düşüyor. Buenos Aires'e sadece 45 dakika mesafede bulunan Montevideo'nun haftada bir ya da iki seferle Buenos Aires uçuşlarına bağlanması THY açısından küçük ama Türkiye'nin Uruguay'daki varlığı açısından büyük bir adım olacaktır.

Latin Amerika'nın en büyük ülkesi ile ortak hedefler

Seyahatin ikinci ayağı Brezilya, Latin Amerika'nın en büyük ve nüfusu en kalabalık ülkesi. Bu itibarla yapılabilecekler neredeyse sınırsız. Stratejik ortağımız olan bu çok önemli ülkenin yüzölçümü Türkiye'nin 10, nüfusu ise yaklaşık 3 katı. Ticari ortak olarak ülkenin önemi hakkında fikir sahibi olmak için sadece bu iki veri bile yeterli. Brezilya'da gerçekleştirilen temaslar çerçevesinde Türkiye'nin Sao Paulo Başkonsolosluk yeni binası hizmete açıldı. Ayrıca bu dev ülkeyle "Turizm Alanında İşbirliği Anlaşması" ile "Karşılıklı Kültürel Faaliyetler Düzenlenmesi İçin Mutabakat Zaptı" imzalandı.

Bu yıl Brezilya'nın 200. bağımsızlık yıl dönümü. Gelecek yıl ise Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yılı. Bu kapsamda iki ülkenin karşılıklı görünürlüklerinin kültürel etkinliklerle artırılması önem taşıyor. Turistik amaçlarla her yıl Brezilya'dan yurt dışına seyahat eden Brezilya vatandaşlarının sayısının yaklaşık 10 milyon olduğu ve ülkemize yönelen Brezilyalı turist sayısının henüz yalnızca 20 bin kişi civarında olduğu düşünüldüğünde turizm hususunda atılacak adımların ehemmiyeti ortaya çıkıyor. Buradaki potansiyelin yalnızca yüzde 10'unu ülkemize çektiğimizde 1 milyar dolar gelir elde edilmesi mümkün. Bu iddialı hedefi tutturmanın yolu ise Brezilyalılara yönelik Portekizce yapılacak etkili tanıtım faaliyetlerinden ve acentelerimizin bu ülke vatandaşlarına özel paketler hazırlamalarından geçiyor.

Türk firmaları Ekvador'da başarılara imza atıyor

Çavuşoğlu'nun resmi ziyaretinin diğer ayağı ise Ekvador'du. Latin Amerika'nın bu güzel ülkesinde Türk firmaları halihazırda büyük başarılara imza atmış durumda. Örneğin ülkenin en önemli ihracat limanlarının yenilenmesi, yap-işlet-devret modeli çerçevesinde bir Türk firmasınca yapılıyor ve bu önemli limanın uzun yıllar boyunca bu firma tarafından işletilmesi bekleniyor. THY bu ülkeye kargo uçuşları da başlattı. Başkent Quito'nun her gün uçuşun olduğu Bogota'dan yalnızca 1,5 saatlik mesafede olduğu düşünüldüğünde atılabilecek küçük bir adımla Ekvador ile de mesafelerin kısalması zor değil.

Kolombiya ve Panama

Seyahatin bir diğer ayağı, Latin Amerika'nın nüfus açısından en büyük ülkelerinden Kolombiya oldu. Ülke, 50 milyonun üzerindeki nüfusu ve dinamik ekonomisiyle dikkati çekiyor. Dünyada en çok kömür üreten ülkeler arasında ilk 10'da yer alan Kolombiya, stratejik doğal kaynak sahibi Latin Amerika ülkelerinden. Brezilya'dan sonra bölgede Türkiye'nin ikinci en önemli ticari ortağı olan ülkeyle ilişkilerimizin geliştirilmesi bu açıdan son derece önemli.

Mayıs sonunda resmi bir ziyaret çerçevesinde ülkemizi ziyaret edecek olan Cumhurbaşkanı Ivan Duque'nin seyahati bu bağlamda önemli gelişmelere vesile olabilir. Artan üst düzey ilişkilerin ve yapılacak temel anlaşmaların özellikle yatırımcılarımız ve firmalarımız tarafından doğru şekilde kullanılarak Kolombiya ile ticaret hacmimizin kısa zamanda artması sevindirici olacak.

Bakan Çavuşoğlu'nun Kolombiya sonrasındaki durağı da dünyanın en önemli su yolunun sahibi Panama'ydı. 100 yılı aşkın süredir işletilen bu önemli kanala dair deneyimlerin Kanal İstanbul projesi için faydalı olacağı muhakkak. Bunun ötesinde Panama bölgede hava yolu taşımacılığı açısından da bir merkez niteliğinde ve THY'nin ülkedeki varlığı yalnızca bu ülke değil tüm Orta Amerika coğrafyası açısından önemli.

Venezuela

Seyahatin son ayağı Venezuela ise 30 milyonluk nüfusu ve uzun yıllardır mücadele ettiği ABD yaptırımlarıyla dikkati çekiyor. Ülke, petrol, doğal gaz ve altın cevherleriyle bölgede önemli doğal kaynak sahibi ülkeler arasında yer alıyor. Ziyaret sırasında 7 önemli anlaşmanın imza süreci tamamlandı. Gerek bu anlaşmaların gerekse 2018'de imzalanan ve 2020'de yürürlüğe giren "Ticareti Geliştirme Anlaşması"nın kolaylaştırıcı etkisiyle bu ülkeyle ilişkilerimizin daha da gelişmesi bekleniyor.

Balta girmemiş ormanları, dünyanın en coşkun ırmakları, engin denizleri, neredeyse sınırsız doğal kaynakları ve 600 milyonu aşkın nüfusuyla son derece önemli bir bölge ve pazar olan Latin Amerika ile ticaretimizin geleceği firmalarımızın çabalarına bağlı. Bugün itibarıyla bazı Türk firmaları bölge ülkelerinde önemli gıda tedarikçileri konumuna ulaştı. Markalarımız tanınıyor ve pazar payları günden güne artıyor. Ulusal havayolumuz ise tüm kıtada tercih edilen havayolu konumunda.

Türk kültürü Latin Amerika'da

Bütün bunların yanı sıra yüzlerce Latin Amerikalı öğrenci Türkiye'de üniversite ve uzmanlık eğitimlerini tamamlayarak ülkelerine döndü ve yüzlercesi de halen ülkemizde sunulan eğitim fırsatını değerlendiriyor. Ankara Üniversitesinin bölgede tesis ettiği Türk Kültürü kürsülerinde 10 yıla yakın süredir binlerce öğrenci Türk tarihi, kültürü ve Türkçe dersleri aldı. Latin Amerika ülkelerinin tamamında Türk dizileri en çok izlenen televizyon programlarının başında geliyor ve bu diziler ülkemizin, insanımızın bölgedeki tanınırlık düzeyine önemli katkı sağlıyor.

Tüm bu gelişmeler, Türkiye'nin Latin Amerika açılımının bugüne kadar büyük ölçüde tamamlandığına işaret ediyor. Bundan sonrası için hedef, bu ülkelerle önemli ticaret ortaklıkları geliştirmek olmalı. Ticari hedefler açısından, bölge ülkeleriyle ikili ilişkilerin ötesinde uluslararası örgütlerle ilişkiler de önem taşıyor.

Bölgenin doğu kıyılarında Güney Amerika Serbest Pazarı (Mercosur), batı yakasında ise Pasifik İttifakı önemli entegrasyon modelleri olarak öne çıkıyor. Kısa vadeli hedef, gözlemci düzeyindeki ilişkimizi her iki ittifakla da serbest ticaret anlaşması düzeyine çıkarmak olmalı. Ticaret savaşlarının giderek arttığı günümüzde Türkiye'nin de Latin Amerika'daki etkinliğini artırması ve kalıcı hale getirmesi elzem. Zira dünya çapında bir aktör olmanın gereklerinden biri de bu.

AA/Prof. Dr. Mehmet Necati Kutlu

Yorumlar (0)
14
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?