banner39

Yaralı ülke Afganistan: ​Ya işgal ya iç savaş

Asya ile Ortadoğu arasında stratejik bir konuma sahip olan Afganistan, tarih boyunca çeşitli ülkelerin saldırısına uğramış ve en son ABD tarafından 11 Eylül saldırıları bahane edilerek işgal edildi.

Afganistan 03.05.2021, 07:38 03.05.2021, 08:44
Yaralı ülke Afganistan: ​Ya işgal ya iç savaş

Asya ile Ortadoğu arasında stratejik bir konumda yer alan Afganistan, tarih boyunca sürekli olarak büyük devletlerin saldırılarına maruz kaldı. Geçtiğimiz yüzyılın son çeyreğinde Sovyetler Birliği tarafından işgal edilen ülke, 1979-89 arasında yıkıcı bir savaşa sahne oldu. ABD’nin el altından destek verdiği yerli ve yabancı savaşçılar (“mücahitler”) Sovyetler’i Afganistan’dan kovmayı başardı, ancak bu defa da rakip fraksiyonlar arasında çatışmalar baş gösterdi.

27 Eylül 1996’da Taliban adlı bir hareketin başkent Kabil’i ele geçirmesiyle, ülke tarihinde yeni bir dönem başladı. Peştun etnik kökenlilerin ağırlıkta olduğu Taliban, “İslâm devleti”nin kurulduğunu ilân ederek 2001’deki Amerikan işgaline kadar Afganistan’ın dörtte üçünü fiilen yönetti. Başkentin Kandahar’a taşındığı bu dönemde Taliban iktidarını dünyada yalnızca üç ülke tanımıştı: Pakistan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri.

İŞGAL SORUNLARI KÖRÜKLEDİ

ABD’nin 11 Eylül 2001’deki saldırıların ardından Afganistan’a başlattığı işgal, ülkedeki problemlerin sadece daha da körüklenmesinden başka bir netice doğurmadı. Afganlara güvenli bir yaşam sağlanamadığı gibi, siyasî istikrarsızlık ve ekonomik kriz de giderek derinleşti. Taliban ise, işgal sonrası süreçte güçlü ve aktif bir aktör olarak uluslararası arenada boy göstermeye başladı.

UFUKTA BELİRSİZLİK VAR

ABD Başkanı Joe Biden, Amerikan askerlerinin Afganistan’dan çekilme sürecinin başladığını, 11 Eylül 2021 itibariyle de çekilmenin tamamlanacağını duyurdu. Ancak Afgan halkının boğuştuğu problemlere ve umutsuzluğa nasıl çare bulunacağı belli değil. Etnik ve dinî gerilimler ülkeyi pençesinde tutmaya devam ederken, politik gruplar arasındaki rekabet de düşmanlık boyutlarına ulaşmış bulunuyor. Bu atmosferde halk bir yandan Amerikan işgalinin bitişine sevinirken, diğer yandan kendi geleceğine endişeyle bakıyor.

Fotoğraflar güzel, acılar gerçek

Batılı ülkelerin Afganistan’a ilgisi oryantalist bir çerçeveyle sınırlı. Fotoğraf sanatçılarının ve belgeselcilerin “malzeme” gözüyle baktığı ülkede manzaralar güzel, ancak problemler gerçek. ABD’li fotoğraf sanatçısı Steve McCurry’nin 1984’te bir mülteci kampında çektiği “Afgan kız” portresi, bu konuya dair en ünlü örnek. 2002’de kimliği “Şerbet Gula” olarak tespit edilen kız, McCurry’ye dünya çapında şöhret kazandırırken, Gula durumu yıllar sonra ancak öğrenebilmişti. Üstelik fotoğrafın çekimi için ailesinden izin alınma gereği bile duyulmamış, Gula’yı 1985’te “kapak kızı” yapan National Geographic dergisi de herhangi bir etik kaygı taşımamıştı.

Yeni Şafak

banner53
Yorumlar (0)
15
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?