banner39

banner35

Amerikan istihbaratı: Kaddafi kazanacak

Obama'nın baş istihbarat danışmanı Libya'nın yarı-özerk üç küçük devlet olarak bölünebileceğini de savundu

Afrika 11.03.2011, 07:42 11.03.2011, 08:58
Amerikan istihbaratı: Kaddafi kazanacak

Dünya Bülteni/Haber Merkezi

Obama'nın baş istihbarat danışmanı James Clapper, Kaddafi'nin iktidar mücadelesini kazanacağını tahmin ettiğini açıkladı.

Clapper, senatoda yaptığı açıklamada Libya liderine bağlı güçlerin silah ve eğitim üstünlüğüne sahip olduğunu ve uzun sürecek bir mücadeleyi kazanmalarının muhtemel olduğunu söyledi.

Clapper, Libya'nın yarı-özerk üç küçük devlet olarak bölünebileceğini öngördüğünü de ekledi.

Libya'nın, Ortadoğu'daki ikinci en büyük hava savunma sistemine sahip olduğuna işaret eden Clapper, "Basında yer alan spekülasyonların aksine, Kaddafi'nin iktidarı bırakmaya niyetli olduğunu sanmıyorum. Elimizdeki tüm kanıtlar, ki bunları kapalı oturumda tartışmaya hazırım, Kaddafi'nin mevzisini koruyacak gibi göründüğünü ortaya koyuyor. Durum çok değişken, ancak uzun vadede rejimin galip çıkacağını düşünüyorum" diye konuştu.

James Clapper, ayrıca, Libya'da herhangi bir tarafın belirleyici bir zafer elde etmemesi halinde, ülkenin, Kaddafi'nin başkent Trablusgarp ve çevresini, isyancıların da doğudaki Bingazi kentini elinde bulundurduğu iki ya da daha fazla özerk mini-devletlere bölünebileceğini kaydetti.

"ÇABALARIN ALTINI OYUYOR"

ABD istihbaratının "bir numarası" konumundaki Clapper'ın bu sözlerinin ardından bir açıklama yayımlayan Cumhuriyetçi Lindsey Graham, Clapper'ın görevden alınması ya da istifa etmesi çağrısında bulundu. Graham, Clapper'ın sözlerinin "ABD'nin ulusal güvenlik çıkarlarına yardımcı olmadığını" ve Washington'ın Kaddafi'nin iktidardan ayrılmasına yönelik çabalarının "altını oyduğunu" belirtti.

ABD Başkanı Barack Obama'nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Tom Donilon da, Clapper'in açıklamalarını "statik ve tek boyutlu bir değerlendirme" sözleriyle eleştirdi. Donilon, Clapper'in analizinin Kaddafi'nin askeri gücüne çok fazla vurgu yaptığını ve Libya liderini izole etmeye yönelik uluslararası çabalar gibi diğer faktörleri hesaba katmadığını söyledi.

ABD yönetiminden üst düzey bir yetkili de, "Obama'nın, Kaddafi'nin galip geleceğini düşünmediğini" belirtti.

ABD Savunma İstihbaratı Başkanı Korgeneral Ronald Burgess ise Clapper'in sözlerine destek verdi. Burgess, aynı oturumda yaptığı açıklamada, "şu anda birtakım diğer dinamik değişimler olmadığı müddetçe, Kaddafi'nin gücünü koruyacak gibi göründüğünü" belirtti.

Uzmanlar da, isyancıların, Kaddafi'ye bağlı güçlerin ateş gücüne erişemeyeceği, silah depolarından ellerine geçirdikleri silahları kullanabilecek eğitimden yoksun oldukları, ayrıca organize olmayan, bölünmüş ve gerçek liderliğin çok az düzeyde olduğu bir yapıya sahip oldukları yorumunda bulunuyor.

OBAMA'YA BASKI ARTABİLİR

Clapper'ın "Kaddafi rejiminin galip geleceği" yönündeki açıklamasının, Kongre'den Obama'ya yönelik, Libya'da isyancılara yardım için daha hızlı askeri eyleme geçmesi çağrılarını artırabileceği yorumları da yapılıyor.

Kaddafi'nin isyanlardan kurtulmayı ve Trablusgarp'ı elinde tutmayı başarması halinde, bunun Obama'yı siyasi açıdan yaralayacağı, Başkan'ın, Cumhuriyetçilerden, "bir diktatörün iktidarda kalmasına izin verdiği ve bölgedeki diğer diktatörlere, muhalifleri bastırmak için güç kullanmanın bedeli olmadığı yönünde işaret gönderdiği" şeklinde sert suçlamalarla karşılaşabileceği yorumlarına da rastlanıyor.

Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Demokrat John Kerry, Reuters'a yaptığı açıklamada, Washington'ın isyancılara yardım etmeye çalışmaması halinde "beceriksiz" gibi görüneceğinden endişe ettiğini söyledi.

CLINTON'DAN "ULUSLARARASI KONSENSUS" VURGUSU

Öte yandan Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, ABD'nin, isyancıların kontrolündeki doğu Libya'ya, insani yardım çabalarına yardım etmek için sivil ekipler göndereceği, ancak bu ekiplere askeri ya da güvenlik personelinin eşlik etmeyeceği bildirildi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Tom Donilon, gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansına (USAID) bağlı ekiplerin, insani yardım malzemelerinin dağıtımını takip etmek üzere bölgeye gönderileceğini, ancak bunun bir askeri müdahale gibi görülmemesi gerektiğini, amacın sadece insani yardım olduğunu kaydetti.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da, Temsilciler Meclisi Tahsisatlar Komitesinde katıldığı oturumda, Libya'da bundan sonra atılacak adımlar konusunda uluslararası konsensusa ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, ABD'nin tek taraflı girişeceği herhangi bir hareketin "öngörülemeyen sonuçlar" yaratabileceği uyarısında bulundu.

UÇUSA YASAK BÖLGEYE MESAFE

ABD'nin Libya'da bir sonraki atılacak adımlara dair "her seçeneği" değerlendirdiğini ifade eden Clinton, ancak Libya hava savasının "uçuşa yasak bölge" ilan edilmesine dair tekliflere yönelik şüphelerini dile getirdi. Uçuşa yasak bölge ya da herhangi bir adımın uluslararası destek gerektirdiğini ifade eden Clinton, geçmişte Irak ve Sırbistan üzerinde oluşturulan uçuşa yasak bölgelerin çok az etkisi olduğuna dikkati çekti.

"Obama'nın, çok dikkatle düşünmeden karar almayacağına dair size garanti verebilirim" diyen Clinton, ABD'nin insani yardımlara odaklandığını ve Libya'daki muhalif gruplarla bağlar inşa ettiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığının, Washington'daki Libya Büyükelçiliğiyle ilişkilerini askıya aldığını da kaydeden Clinton ayrıca, Amerikalı yetkililerin, ABD'nin baskısı altında 2003 yılında kitle imha silahlarını terketmeyi kabul eden Kaddafi'nin hala bir miktar kapasiteye sahip olduğundan kaygı duyduğunu belirtti.

Clinton, Şili Dışişleri Bakanı Alfredo Moreno ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada ise Libya'daki muhalif grupların üyeleriyle, gerek ABD'de gerekse Libya ve diğer ülkelerde doğrudan temasta olduklarını ve ihtiyaç duydukları yardımları tespit etmek için onlarla birlikte çalıştıklarını kaydetti.

KONGRE'DE KAFALAR KARIŞIK...

Obama yönetimi Libya'ya dair ne gibi adımlar atılacağını belirleme uğraşı verirken, Kongre'den de konuya dair farklı sesler geliyor.

Etkili senatörlerden Cumhuriyetçi John McCain ve Demokrat John Kerry, Kaddafi ile savaşan isyancılara yardım için "uçuşa yasak" bölge oluşturulması gibi askeri adımlara destek verirken, Cumhuriyetçi Senatör Richard Lugar ve Cumhuriyetçi milletvekili Ileana Ros-Lehtinen gibi diğer bazı üst düzey isimler ise, ABD'nin Libya'da bir savaşın içine girmemesi konusunda uyarılarda bulunuyor.

Senato'daki en üst düzey Cumhuriyetçi olan Mitch Connell, Libya'daki isyancıları silahlandırma ihtimalini gündeme getirirken, Kongre'deki diğer bazı etkin isimler ise bu konuda daha kararsız tavır sergiliyor.

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Ros-Lehtinen, Reuters'a yaptığı açıklamada, Libya'daki durumun çok hızlı biçimde geliştiğine dikkati çekerek, "Şu anda ABD'nin askeri müdahalede bulunmasının ulusal güvenlik çıkarımıza uygun olduğunu düşünmüyorum" dedi.

Ros-Lehtinen, Libya'daki muhalif güçleri silahlandırmaya yönelik tekliflerin de yanıltıcı olduğunu ifade ederek, ABD'nin, sözkonusu muhalif güçler hakkında çok az bilgisinin olduğunu ve böyle bir hareketin "ABD'nin çıkarları açısından ağır sonuçlar" yaratabileceğini kaydetti.

"ASKERİ OPERASYON HAVASI YOK"

Senato İstihbarat Komitesi Başkanı Demokrat Dianne Feinstein da, ABD'nin Libya'da askeri müdahaleden kaçınması gerektiği görüşünü dile getirerek, "zaten Irak ve Afganistan olmak üzere iki savaşın içinde olduklarına" dikkati çekti. Feinstein, uçuşa yasak bölge ilan etmenin bile teknik açıdan savaş eylemi anlamına geldiğini belirtti.

Senato Dış İlişkiler Komitesi Kıdemli Üyesi Cumhuriyetçi Richard Lugar da, Kaddafi karşıtı güçleri desteklemeye yönelik herhangi büyük askeri eylemin Kongre'nin onayını gerektireceğini söyledi.

Kongre'deki bazı etkili isimler, Kaddafi'yi kınayan temkinli açıklamalar yayımlasa da, bu açıklamalarda olası askeri operasyona dair onay ya da karşı çıkma ifadesi yer almıyor.

Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi Çoğunluk Lideri Eric Cantor, ABD'nin atacağı herhangi bir adımın, bölgedeki daha geniş çıkarlarına uygun olması gerektiğini vurguladı.

Senato Demokrat Çoğunluk Lideri Harry Reid ise BM ve uluslararası toplumun, uçuşa yasak bölge oluşturulması da dahil olmak üzere, masum sivilleri korumak ve Libya halkının demokratik arzularının duyulmasını sağlamak için gerekli olan tüm seçenekleri değerlendirmeye kendini adaması gerektiğini belirtti.

Ras Lanuf Kaddafi'ye geçti

Libyalı asiler, Albay Kaddafi'ye sadık kuvvetlerin saldırıları karşısında petrol limanı Ras Lanuf'ta tutunamarayak kentten kaçıyor.

Roket ve top ateşine hedef olan asiler araçlara dolmuş halde ülkenin doğusuna doğru kaçmaya başladı.

Libya devlet televizyonu, Kaddafi güçlerinin asileri Ras Lanuf'un batısında bir diğer liman olan Sidra'dan da püskürttüğünü bildiriyor.

Son günlerde Kaddafi'ye bağlı kuvvetler ülkenin doğusunda asilerin kontolüne geçmiş bölgelerde ve batıda başkent Trablus yakınlarındaki Zaviye'de yeniden kontrol sağlamaya çalışıyor.

Ras Lanuf'ta Fransız haber ajansı AFP'nin sorularını yanıtlayan bir asi, ''Yenilgiye uğradık. Bizi top ateşine tutuyorlar, biz de kaçıyoruz. Bunun anlamı Ras Lanuf'u ele geçirdikleridir.'' dedi.

Uluslararası Kızıl Haç Örgütü ise, Libya'daki durumun iç savaşa dönüştüğünü söyleyerek şiddetin faturasının en çok sivillere çıkartıldığını duyurdu.

Örgüt, çatışmaların çok yoğun geçtiği bölgelere erişim imkanı sağlanmamasını eleştirdi.

Uluslararası Kızıl Haç Komitesi Başkanı Jakob Kellenberger, çatışmaların başlaması üzerinden 24 gün geçtikten sonra Libya'nın büyük bölümüne halen insani yardım götürülemiyor oluşunu kabul edilemez bulduğunu söyledi.

Yorumlar (0)
24
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?