Ensar'uş Şeria 'terör örgütü' ilan edildi

Tunus yönetimi Selefi eğilimli Ensar'uş Şeria'yı ''terör örgütü'' ilan ederken, ülkedeki siyasi kriz de, krizi sonlandırma çalışmaları da sürüyor

Ensar'uş Şeria 'terör örgütü' ilan edildi

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Tunus Hükümeti, iki solcu siyasetçiye suikast düzenlediği öne sürülen Selefi eğilimli Ensar'üş Şeria cemaatini, terör örgütü listesine aldı. Tunus Başbakanı Ali Urayyid, Şükrü Belıyd ve Muhammed el Brahimi'nin ölümlerinden söz konusu örgütün sorumlu olduğunu ilan etti.

Örgüte üye olan bütün şahısların sorumlu tutulacağını ifade eden Tunus Başbakanı, "Örgütün terör listesine alınmasını kararlaştırdık. Bu konuda güvenlik ve adalet makamları tarafından gereken adımlar atılacaktır" dedi.

Örgütün silah depolarının bulunduğuna işaret eden Urayyid, Ensar uş Şeria'nın polis karakolları ve askeri alanlara saldırı planı içinde olduğunu da ifade etti. Tunus mahkemesi de örgütün lideri Ebu İyad lakabı ile bilinen Seyfullah bin Hüseyin hakkında tutuklama kararı çıkardı.

Afganistan'da el-Kaide saflarında savaşan Ebu İyad, Zeynelabidin bin Ali'nin 14 Ocak 2011 tarihinde devrilmesinin ardından serbest kalmıştı.

Öte yandan Tunus muhalefeti tarafından kurulan Ulusal Kurtuluş Cephesi 24 Ağustos'ta başlattığı "yönetimin gidiş haftası" faaliyetlerini sürdürüyor. Laik, liberal ve solcu partileri içinde barındıran cephenin Mısır'da olduğu gibi büyük kalabalıkları sokaklara çekemediği gözleniyor. Tunus halkı, ülkede yaşanacak bir yönetim değişikliği durumunda Mısır'da olduğu gibi şiddet sarmalına sürüklenmesinden korkuluyor.

Gözlemciler, Tunus'ta ikinci bir Mısır senaryosunun hedeflendiği ancak Rabia'da yaşanan direniş ve şiddetin ardından Tunus'ta başarılı olma ihtimalinin zayıfladığını öngörüyor.

EMNİYET ÖNLEMLERİ ARTIRILIYOR

Başbakan Ali Urayyid, Ensar'üş Şeria ile ilgili açıklamasında, ayrıca terörizm ve kaos ortamı oluşturmaya yönelik teşebbüslerle mücadelelerini bırakmayacaklarını da belirtti. Başbakan Urayyid, millî emniyete zarar verecek her teşebbüse karşı hükümetin tedbir aldığını söyledi.

Tunus halkının bir kısmı ise mevcud siyasi durumun insanları büyük sıkıntılara düşürdüğünü, siyasilere karşı güvensizliklerinin en üst seviyede olduğunu söylüyor. Diyalog görüşmelerinin çoktan başlaması gerektiğini düşünen Tunuslular, "müzakereler daha önce başlatılsaydı, bugün bu siyasi krizi yaşamıyor olacaktık" diyorlar.

HÜKÜMET İLE MUHALEFET ARASINDAKİ MÜZAKERE ÇABALARI SÜRÜYOR

Öte yandan Arap Baharı'nın doğduğu Tunus'ta hükümet ile muhalefet arasındaki müzakere çabaları ülke tarihinin en derin siyasi krizine işaret ediyor. 

Muhalif Mübadere Partisi lideri Kemal Murcan, konuyla alakalı değerlendirmesinde "işçi sendikası lideri Hüseyin Abbasi ile bir görüşme yaptık. Abbasi'ye NAHDA hareketiyle devam eden diyaloğun sürmesi gerektiğini, ancak duruşumuzun ve taleplerimizin açık olduğunu ilettik. Biz kurucu meclisten ilk ayrılan partiyiz. Hükümetin istifası yönündeki talebimiz de sürüyor. Kurucu meclisin devam edebilmesi için hükümetin istifa etmesi gerekiyor" dedi.

TUNUS'UN GELECEĞİ İÇİN DİYALOG

İşçi Sendikası Genel Sekreter Yardımcısı Semir eş-Şiffi ise, "Bugünlerde karşı karşıya olduğumuz durum, ülke tarihinde yaşanan en derin krizlerden birir. Bu krizin atlatılmasında sadece biz değil, her kesim kendini mes'ul hissetmelidir. Bu her şeyden önce ülkemize bir vefa borcudur, ki bu da partiler üstü bir bakış gerektirir. Bu nedenle biz de ülkemizi içinde bulunduğu krizden çıkarmak için millî anlamda bir teşebbüs başlattık. Diğer müttefiklerimiz de bu görüşümüzü paylaşıyor" dedi.

Tunus Millî Kurucu Meclisi NAHDA grubu lideri Sahbi Atig, "NAHDA hareketi lideri Raşid Gannuşi'nin İşçi Sendikası Genel Sekreteri Hüseyin Abbasi ile yaptığı görüşme, sendikanın diyalog girişiminin kabul edildiğinin göstergesidir. İşçi Sendikası'nın bu teşebbüsünü ülkenin siyasi krizden kurtuluşunun başlangıcı olarak görüyoruz. Ancak şunu belirtmemiz gerekiyor ki, hükümet istifa etmeyecektir ve herkesin üzerinde mutabık olduğu alternatif bir ulusal diyaloğa ulaşana kadar vazifesini sürdürecektir. Önemli olan geçiş hükümetinin ülkeyi adil ve şeffaf seçimlere taşıyabilmesidir. NAHDA hareketi olarak duruşumuz bu şekildedir. Hükümet görevine devam etmektedir. Kriz devam ediyor ancak diyalogla bunun üstesinden geleceğiz" dedi.

MUHALİFLER HÜKÜMETİN İSTİFASINI İSTİYORLAR

El İbrahimi suikastinin ardından hükümeti protesto etmek için ilan ettiği genel grevle ülkede hayatı durma noktasına getiren İşçi Sendikası, siyasi tansiyonun da yükselmesine neden oldu. Geçtiğimiz günlerde Gannuşi ile bir toplantı gerçekleştiren İşçi Sendikası Genel Sekreteri Hüseyin Abbasi, Millî Kurucu Meclis'in çalışmalarına devam etmesini istedi.

Muhalif Millî Kurtuluş Cephesi ittifakında bulunan Halk Cephesi, 14 Ağustos'ta bir bildiri yayınlayarak, NAHDA'nın tayin ettiği valiler ve kurum yöneticileri hakkında bir kampanya başlattıklarını duyurmuştu. "İrhal" yani "git" adını verdikleri kampanyanın 24 Ağustos'ta "rahil" yani "gidiş" kampanyasına dönüştürüleceği ve halkın yapılacak gösteriler için seferber edilmeye çalışılacağı belirtildi. Fakat bu teşebbüs, ülkenin en önemli muhalif partisi Nida veya genel İşçi Sendikası'nca henüz tam anlamıyla benimsenmiş değil. Halk cephesi ile ulusal kurtuluş cephesi ittifakı içerisinde bulunan Nida partisinin bu girişime daha yakın durduğu ve destek vereceği ifade ediliyor.

Güncelleme Tarihi: 28 Ağustos 2013, 17:39
banner53
YORUM EKLE

banner39