Husilerden yeni iddia: Suudi Arabistan'da binlerce askeri esir aldık

Yemen'de İran destekli Husiler, aralarında Suudi askerlerinin de olduğu binlerce kişiyi esir aldıklarını iddia etti. Aramco saldırısının gerilimi sürerken ortaya atılan bu iddia, krizi tırmandırdı. Riyad’dan henüz bir açıklama yok.

Husilerden yeni iddia: Suudi Arabistan'da binlerce askeri esir aldık

Yemen’deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan’ın güneybatısında, Yemen sınırındaki Necran kenti yakınlarına bir saldırı düzenlediklerini ve aralarında Suudi ordu subaylarının da yer aldığı binlerce askeri esir aldıklarını öne sürdü. Ayrıca yüzlerce zırhlı araca da el konulduğu iddia edildi.

Husilere göre 72 saat önce başlatılan saldırıda Arap koalisyonundan "3 düşman tugay bozguna uğratıldı". Saldırının, drone, füze ve diğer hava savunma sistemleriyle desteklendiği ifade edildi.

Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri cumartesi günü düzenlediği ve Husilere bağlı el-Mesire televizyonunun sosyal medya sitesi Twitter'daki hesabından aktarılan basın toplantısında, detayları bir basın toplantısıyla ve görüntüleriyle birlikte duyuracaklarını söyledi.


Seri, geniş çaplı operasyona "Allah'tan Gelen Zafer" adı verildiğini belirtti. Husi Sözcüsü, yakalananları Suudi hava saldırılarından korumak için gizli alanlarda tutacaklarını da anlattı. Husilere göre bu operasyon, koalisyona karşı yürütülenler içinde en büyüğüydü.

Husiler ayrıca, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki saldırılarının devam etmesi durumunda, daha fazla Suudi toprağına gireceklerini de iddia etti. Riyad yönetiminden ise henüz bir açıklama yok.

Yarı resmi Al Arabiya kanalına konuşan askeri analist Abdullah Kahtani, söz konusu operasyonun yaklaşık 1 ay önce Yemen topraklarında yapıldığını ve koalisyon güçleri tarafından püskürtüldüğünü savundu.

-Operasyonlar durmadı

Yemen'in kuzeyini kontrol eden Husiler, geçtiğimiz günlerde başladıkları Suudi Arabistan'ın güney sınırındaki drone ve füze saldırılarını hızlandırmış durumda.

-Drone savaşları

Uzmanlar, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun güney sınırına sürekli asker yerleştirdiğini, bu durumu kendine tehdit olarak gören Husilerin de karşılık verdiğini vurguluyor.
Ayrıca saldırı, koalisyonun geçen hafta yapılan barış teklifine karşılık vermemesine Husilerin bir yanıtı olarak yorumlanıyor.

-Husilerden ABD gazetelerindeki haberlere yalanlama

Husiler 20 Eylül’de, koalisyon Yemen’deki operasyonlarını bitirirse, kendilerinin de Suudi Arabistan’a füze ve drone saldırılarını durduracaklarını açıklamıştı.
Koalisyonun hava operasyonlarıyla desteklenen Yemen hükümet birlikleri, son aylarda Suudi Arabistan sınırına yakın, kuzeydeki Saada eyaletinin Kataf bölgesinde bulunan Husi kuvvetleriyle savaşıyor.

-Aramco saldırısı krizi tırmandırdı

Son olarak Suudi Arabistan'ın milli petrol şirketi Saudi Aramco'ya ait 2 tesiste, 14 Eylül Cumartesi günü yerel saatle 4.00'te silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) düzenlenen saldırıların ardından yangın çıkmıştı.

Başkent Riyad’ın doğusundaki Abqaiq ve Khurais adlı 2 petrol tesisine düzenlenen saldırılar, küresel piyasaları alt üst etti.

Saldırı, dünya arzının yaklaşık yüzde 5’ini oluşturan Suudi Arabistan'ın ham petrol üretimini yarı yarıya indirdi.

-Dünyanın en büyük petrol üreticileri

Hem Suudi Arabistan hem de dünya için kritik önemde olan bu petrol tesislerine yönelik saldırıyı Husiler üstlendi ancak Riyad yönetimine göre sorumlu İran.

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri, Saudi Aramco tesislerine yönelik saldırıların Yemen toprakları dışından İran silahlarıyla gerçekleştirildiğini iddia etti.

Bununla birlikte ABD, Fransa, Almanya ve İngiltere de İran’ın saldırıların gerisinde olduğunu, bölgedeki gerginlikleri artırdığını savundu.

-Başkent, Husilerin elinde

Yemen’de 2011’in şubat ayında başlayan ve devlet başkanı Ali Abdullah Salih’in devrilmesiyle katlanarak devam eden halk ayaklanması, 2014’ün eylül ayından bu yana bölgesel ve uluslararası aktörlerin de dahil olduğu bir iç savaşa dönüştü.

İran destekli Husiler, 2014'ten beri başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulunduruyor.

Suudi Arabistan öncülüğünde ve Batılı güçlerin de desteklediği koalisyon ise, 2015'in mart ayında iç savaşa müdahale etti. O zamandan beri Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.

Ancak Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin hava operasyonları zaman zaman çok sayıda sivilin toplu ölümüne yol açıyor.

"Dünyanın en kötü insani krizi"

Yemen'deki çatışmaları “dünyanın en kötü insani krizi” olarak adlandıran Birleşmiş Milletlerin (BM) geçen haziran ayında yayımladığı rapora göre, 2016'dan bu yana ülkede 70 bin kişi hayatını kaybetti.
Ülkede açlık, kolera, çatışma ve hava saldırıları sonucunda bedelini sivillerin ödediği büyük bir insanlık dramı yaşanıyor.

Yaklaşık 2 milyon çocuk eğitimden mahrum. Ülkedeki saldırılar nedeniyle 5 okuldan 1’i kullanılamaz halde.

-Müzakereler sonuç vermedi

Uzun süredir siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen’de, bir süre daha bu durum çözüme kavuşturulabilecek gibi de durmuyor. Zira, BM’nin silah ambargosuna rağmen yapılan ihlaller, bölgeyi kan gölüne çevirmeye devam ediyor. Yine BM ara buluculuğunda yapılan müzakereler de sonuçsuz kaldı.

Yemen hükümeti Husilerle Umman'da görüşüldüğü haberlerini yalanladı. BM, hem koalisyon güçlerinin hem de Husilerin savaş suçlarından sorumlu olabileceğini vurguladı.

Son şiddet olayları da Arap Yarımadası’nın en yoksul ülkesinde, BM'nin gerginliği hafifletme çabaları ve yeni müzakerelerin önünü açmasını engelleyebilir.

Kaynak: el-Mesire, Al Jazeera, AA

YORUM EKLE

banner39