banner39

Kongo'da çiftçilerin 'iklim değişikliği' tedirginliği

Kongo'nun Sud-Kivu bölgesindeki çiftçilerinden Jeanine, "Ocak ayından beri hiç yağmur yağmadı. Ekinlerimizin neredeyse hepsi sarardı ve yakın zamanda tamamen kuruyacak" dedi

Afrika 09.06.2017, 02:37 09.06.2017, 02:37
Kongo'da çiftçilerin 'iklim değişikliği' tedirginliği

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkesinin ekonomik nedenlerle Paris İklim Anlaşması'ndan çekildiğini açıklamasına karşın Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde iklim değişikliği konusu ciddi bir sorun olarak tarım sektörünü ve günlük hayatı tehdit etmeye devam ediyor.

Ülkenin bir kısmı yoğun yağışlara maruz kalırken, geri kalan kısmı ise kuraklıkla mücadele ediyor. İki durum da aylardır hem can kaybı hem de maddi zarara sebep oluyor. Mart ayında, güneydoğudaki Mai-ndombe bölgesindeki fırtına ve sel nedeniyle çok sayıda kişi hayatını kaybetti, 500 ev kullanılamaz hale geldi.

Başkent Kinşasa'daki aşırı yağış sonucu meydana gelen su baskınlarında yüzlerce kişi evsiz kaldı. Ex-Katanga eyaletinde ise zararlı böcekler binlerce hektarlık mısır tarlalarına saldırdı.

Ülkenin doğusunda Nord-Kivu bölgesindeki çiftçiler iklim düzensizliği karşısında şaşkınlıklarını gizlemiyor. Yıl başından bu yana devam eden şiddetli yağmurlar yüzlerce hektarlık soya, mısır, pirinç ve patates tarlasına büyük zarar verdi.

"ÜRÜNLERİMİZDE YÜZDE 40 AZALMA VAR"

Bölgedeki çiftçilerden Oscar Hangi, "Yıllar önce hala yağmur normal bir şekilde yağıyordu ve yeteri kadar güneş de vardı. İklim, bizim çok iyi hasatlar yapmamızı sağlıyordu. Ama artık hava aşırı bulutlu oluyor. Bunu sert yağmurlar ve hayatımda görmediğim kasırgalar takip ediyor. Bu da ürünlerimizde yüzde 40'a varan bir azalmaya neden oluyor." dedi.

Güney Kivu bölgesinde çalışan çiftçilerden Bidana Jeanine de "Ocak ayından beri hiç yağmur yağmadı. Ekinlerimizin neredeyse hepsi sarardı ve yakın zamanda tamamen kuruyacak." diye konuştu.

Ekonomist Patrick Kiswahili, iklim değişikliğinin ülkedeki tarım ürünlerinin fiyatlarını yükselttiğini belirterek, "Normalde 30 dolara satılan bir çuval fasulyenin fiyatı 76 dolara çıktı. Sektör için çok ciddi bir kayıp. Hükümet, doğal felaketlerle mücadele için bir komisyon kurmalı." ifadelerini kullandı.

"SICAKLIK ARTIŞI, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN FARKEDİLEBİLİR SONUÇLARI ARASINDA"

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) ülkedeki temsilcisi Alexis Bonte ise şunları kaydetti:

"Ormanların yok edilmesine ve sera etkisindeki gazların yayılımına bağlı sıcaklık artışı, iklim değişikliğinin farkedilebilir sonuçları arasında yer alıyor. Ülkeyi etkileyen ekonomik ve siyasi krizin üstesinden gelmek için daha fazla ağaç kesilerek kereste ticareti yapılıyor."

Kongo Demokratik Cumhuriyeti Hükümet Sözcüsü Thierry Moungall, 3 Haziran’da düzenlediği basın toplantısında, "Paris İklim Anlaşması'na imza atan bir ülke olarak ABD'nin çekilme kararından büyük üzüntü duyduk. Karar, gezegenin temel problemleriyle mücadele adına elde edilen bu mutabakata zarar verecektir." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Trump'ın 190 ülkenin imzaladığı iklim anlaşmasından 1 Haziran'da aldığı çekilme kararı, başta ABD müttefikleri olmak üzere dünya devletleri, büyük şirketler ve ABD'de de çok sayıda şehrin belediye başkanı tarafından eleştirilmişti.

Başkan Trump, çekilme kararının gerekçesi olarak, anlaşmanın "ABD'ye ağır ekonomik ve mali yükler getirdiğini" ve ileride büyük miktarda iş ve istihdam kaybına yol açacağını öne sürmüştü. Kararı eleştirenler ise Trump'ın karbon emisyonlarının azaltılmasından kaynaklanan sağlık kazanımlarını ve temiz enerji yatırımlarının getireceği ekonomik faydaları hesaba katmadığının altını çizmişti.

Paris İklim Anlaşması, küresel ortalama sıcaklık artışını yüzyıl sonuna kadar sanayi öncesi döneme kıyasla en fazla 2 santigrat derece fazla tutmayı, ideal olarak ise 1,5 derecede sınırlamayı amaçlıyor. Anlaşma, her ülkenin sera etkisi yaratan gazların salımını azaltma konusunda kendi hedeflerini belirlemesini ve kendi yaklaşımını geliştirmesini öngörüyor.

banner53
Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?