banner39

Kuzen Mübarek de başkan adayı

Hüsnü Mübarek ile aynı ad ve soyadını taşıyan kuzeni General Muhammed Hüsnü Mübarek, Cumhurbaşkanı adaylığı için başvuruda bulunacağını açıkladı.

Afrika 12.03.2012, 12:09 12.03.2012, 12:11
Kuzen Mübarek de başkan adayı

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Mısır cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olabilmek için başvurular devam ederken, halk ayaklanması sonucunda görevlerini orduya devrederek istifa eden eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ile aynı ad ve soyadını taşıyan kuzeni General Muhammed Hüsnü Mübarek, Cumhurbaşkanı adaylığı için başvuruda bulunacağını açıkladı.

Mısır'dan yayın yapan özel On Televizyonu'nun haberine göre, general olan Muhammed Hüsnü Mübarek, mayısta yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimleri için aday olacağını bildirdi.

30 yıl Mısır'ı yönettikten sonra geçen yıl ülke genelinde başlayan halk ayaklanması ile görevlerini orduya devrederek istifa etmek zorunda kalan ve halen yargı süreci devam eden eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in de tam adı Muhammed Hüsnü Said Mübarek.

Aday olacağını belirten kuzen Muhammed Hüsnü Mübarek, eski Cumhurbaşkanı gibi bir general olmasının yanı sıra halk ayaklanması sırasında kuzenine karşı muhalifleri destekledi.

Adaylar hazırlanıyor

Geçen cumartesi günü başlayan cumhurbaşkanlığı adaylığı başvurusu için iki gün içerisinde 158 aday form doldurdu.

Mısır'da Cumhurbaşkanı adayı olabilmek için Halk Meclisi'nde görev yapan 30 parlamenterin imzası veya 10 ayrı seçim bölgesinden toplam 30 bin seçmenin imzası gerekiyor.

158 aday içerisinde 30 parlamenterin imzasını toplayamayacak durumda bulunan çok sayıdaki adayın seçmenlerden 30 bin imza toplamak üzere çalıştıkları bildirildi.

Ülkenin en büyük siyasi grubu olan Müslüman Kardeşler, destekleyecekleri Cumhurbaşkanı adayını, önümüzdeki günlerde açıklayacaklarını duyurdular.

Mübarek sonrası yapılan seçimlerden ikinci büyük güç olarak çıkan Selefi Nur Partisi de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kimi destekleyeceğini henüz açıklamadı. 

Yorumlar (0)
25
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?