banner15

Libya'da ateşkes Hafter'in çıkarına

Libya'da Halife Hafter'in Trablus'u ele geçirmek için bir ay önce başlattığı saldırıda elde ettiği avantajlarla sağlanacak bir ateşkes UMH için intihar niteliği taşıyor 

Libya'da ateşkes Hafter'in çıkarına

Libya'da Halife Hafter'in yaklaşık bir ay önce başkenti ele geçirmek için başlattığı operasyonda, Trablus'u savunan uluslararası meşruiyete sahip Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) için mevcut durumda ateşkesi kabul etmek "intihar" niteliği taşıyor.

Libya'nın başkentini ele geçirmek amacıyla saldırı başlatan Halife Hafter, aradan geçen sürede başkentin merkezini ele geçirmekte ve kesin bir zafer elde etmekte başarısız oldu. Ancak, Hafter, yaptığı baskın saldırıyla başkentin çevresindeki birçok stratejik noktayı ele geçirmeyi başardı.

Sonunda, çatışmalarda galip gelen taraf olmadığı için uluslararası toplumdan da ateşkes çağrıları yükselmeye başladı. Özellikle Halife Hafter'in destekçileri arasında gösterilen Fransa ve Rusya gibi ülkelerden gelen çağrılar, UMH tarafından kesin bir dille reddedildi.

UMH Hükümet Sözcüsü Muhammed Yunis, "Hafter'e bağlı muharip güçlerin geldikleri bölgelere çekilmesi seçeceği dışında hiç bir ateşkesi kabul etmeyeceklerini" belirterek, "bazı ateşkes çağrılarını da şüpheli bulduklarını" ifade etti.

Bunun yanı sıra Avrupa başkentlerini ziyaret ederek mevkidaşlarıyla bir araya gelen UMH İçişleri Bakanı Fethi Başağa da, "Hafter güçlerinin geldikleri yere dönmeden ateşkesin mümkün olmayacağını" vurguladı.

Başağa, "anlaşmalara saygı duymayan Hafter ile diyaloglarının bulunmadığının" altını çizdi.

Başkenti batı, güney ve güneydoğudan kuşatan ve Trablus'un güneyinde yoğun silahlı gücü bulunan Hafter'in, ateşkesle yeniden güç kazanarak başkenti ele geçirme yönünde adım atacağına kesin gözüyle bakılıyor.

- Hafter için zaman daralıyor

Ülkenin başkentine yönelik başlattığı operasyonun üzerinden 34 gün geçmesine rağmen Hafter'e bağlı birlikler Trablus'un çevresindeki savunma hattını kıramadı.

General Halife Hafter'in başkent Trablus'un merkezini hedef alan ilerleyişi Ayn Zara bölgesinde durduruldu. Özellikle başkentin güneyindeki mahallelerde Trablus Havalimanı, Ayn Zara, Hillet el-Furcan, Vadi er-Rabi ve Kasr ben Gaşir gibi bölgelerde sert çatışmalar sonrasında UMH'nin eline geçti.

Hafter güçleri, başkentin güney batısında yer alan bölgelerdeki askerlerin ikmal noktalarını destekleyen Esebia ve el-Hire gibi noktalarda saldırılara maruz kaldı. Bununla birlikte, güneyde hakimiyet kurduğu Cufra hava üssü de bu zaman içinde saldırıya uğradı.

Elde ettiği stratejik avantajlara rağmen Hafter, başkenti ele geçiremedi. UMH çatısı altındaki en organize silahlı güç olarak öne çıkan Misrata kentiyle başkent arasındaki yol UMH lehine çalışmaya devam ediyor. Trablus'taki hükümetin, diğer bir avantajı olarak Trablus Limanı'nı hala kontrol ediyor.

- Ateşkes Hafter'in çıkarına

Hafter güçleri için aradan geçen bir ayda kesin zafer elde edememesinin yanı sıra, merkez üstleri Bingazi'den uzakta olmanın getirdiği baskı, uluslararası toplumdan gelen tazyik karşısında, ateşkes tercihi öne çıkıyor.

Uluslararası toplumdan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa gibi Halife Hafter'in doğrudan destekçilerinin yanı sıra Rusya gibi dolaylı taraftarlarına Hafter'e desteğini kesmeleri için çağrı yapılıyor.

Hafter'in, destekçilerine vadettiği hızlı ve kesin askeri zaferi sunmasının da imkansız olduğu ortada. Hatta çatışmaların sürmesi halinde Hafter'in yenilgisi olasılığı da göz ardı edilmiyor.

Bu bağlamda, mevcut kazanımlarını garanti altına almak, başkent çevresinde kazandığı stratejik bölgeleri elinde tutmak, başkentin Tunus'a kadar uzanan otoyoluna hakim olmak, UMH'ye şartlarını kabul ettirmek üzere müzakerelere götürmek ve mevcut şartlarla bir ateşkes Hafter'in çıkarına uygun düşüyor.

Hafter, mevcut durumda bir ateşkes halinde, rakibinin ensesindeyken ülkenin doğusundaki fiili hükümetinin ve parlamentosunun faaliyetlerine devam edecek.

- Ateşkes UMH için intihar niteliğinde

Hafter güçlerinin başkent Trablus'a 4 Nisan tarihindeki saldırısı sonrasında Ulusal Mutabakat Hükümeti, çok önemli insan kaynağı ve yönetim merkezlerini kaybetti.

Bunların başında, başkentin 60-70 kilometre batısında yer alan Sabrata ve Surman kentleri yer alıyor. Bu iki kent, başkenti Tunus'a bağlayan otoyol üzerinde bulunuyor.

Mevcut durumda, UMH'yi dış dünyaya bağlayan yaşam kaynağı niteliğindeki otoyol kesilmiş veya Hafter'in hakimiyeti altına girmiş durumda.

UMH'nin diğer bir ulaşım noktası, başkentin Mitiga havalimanının hem kapasitesi küçük hem de Hafter'e bağlı güçlerin bombardımanı dolayısıyla faaliyetleri sekteye uğruyor.

Libya'nın Tunus sınır kapısı Ras el-Cedid ve bunun yakınındaki ez-Zuvara bölgesi UMH'nin kontrolü altında ama başkent Trablus'a ulaşım hattının kesilmesiyle, Hafter güçlerinin saldırı tehdidi altında yaşıyor.

Libya'nın güneyindeki Tunus ile diğer bir sınır kapısı Vezan-Zehibe'yi aynı şekilde UMH güçleri kontrol ediyor. Fakat, Hafter'in Nefuse Dağları'ndaki geçiş noktası Giryan'daki hakimiyeti nedeniyle sınır kapısının başkentle bağlantısı kesik. Trablus'taki UMH'nin kendisine bağlı Nefuse Dağları üzerindeki Nalut, Yefran ve Kebav bölgeleriyle de aralarında bağlantı bulunmuyor.

Mevcut tabloya bakıldığında ve bu durumda ateşkese gidilmesi Mutabakat Hükümeti için hezimete işaret ediyor. En az iki taraftan kuşatılmış, dış dünyaya açılan kara yolları kesilmiş, batıda sahil, güneyde de dağlık bölgelerinde kendi kontrolündeki bölgelerle bağı kopartılmış durumda bir ateşkesi kabul etmek UMH için intihar niteliği taşıyor.

Bu nedenle, başkentteki aktörler Hafter güçlerinin ele geçirdiği bölgelerden doğudaki üstlerine geri çekilmesini herhangi bir ateşkes müzakeresi için ön şartı olduğunu tek bir ağızdan vurguluyor.

Taraflarda oluşan bu denge nedeniyle, uluslararası arabulucuların ateşkes anlaşmasından önce Hafter'in tekrar doğudaki bölgelere geri dönme şartı üzerinde baskı kurması bekleniyor. 

YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35