banner15

Somalilerin 'ölüm yürüyüşü'

Açık ve kuraklığın etkili olduğu Somali'nin güney bölgelerinde yaşayanlar, Kenya sınırındaki Dadaab Mülteci Kampına ulaşmak için günlerce adeta ''ölüm yürüyüşü'' yapıyor.

Somalilerin 'ölüm yürüyüşü'

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Doğu Afrika'da ''Afrika Boynuzu'' diye tabir edilen bölgede yer alan Somali, Kenya, Etiyopya ve Cibuti'de son 60 yılın en büyük kuraklık krizi yaşanıyor. Kuraklığın etkili olduğu Somali'nin güney kesimlerinde yaşayan halk, buralara yardım ulaşmadığı için ölümle burun buruna yaşıyor.

Her şeyi göze alan aileler en az 250 kilometre yol yürüyerek Kenya-Somali sınırındaki Dadaab Mülteci Kampına ulaşmaya çalışıyor. Kampa ulaşmak için her şeyi göze alan aileler en az 250 kilometre, Nairobi'ye ulaşmak isteyenler ise 600 kilometre yol yürümek zorunda kalıyor.

Bölgedeki BM görevlileri, bazı ailelerin yaklaşık bir aylık zorlu yolculuktan sonra Nairobi'ye ulaştığını ifade ediyor. Adeta bir ölüm yürüyüşü olan bu yolculuklarda, yaklaşık her aileden bir kişi yolda hayatını kaybediyor. Kamplara ulaşan çocuklar ise yolculuk esnasında, hastalandıkları için zorlu bir yaşam mücadelesi veriyor. 
    
12 SAATTE AĞAÇTAN KULÜBE YAPIYORLAR 
     
Günlerce süren zorlu yolcuğun ardından Dadaab'a ulaşan aileler, kampın giriş noktalarında BM görevlileri tarafından karşılanıyor. Kampa giriş yapan aileler, ilk olarak su içiyor ve yemek yiyor. Herhangi bir salgın hastalık belirtisi tespit edilen aileler ise öncelikle bölgedeki hastanelere götürülüyor.

Mülteci kampına kabul edilen aileler, bir süre dinledikten sonra kendilerine gösterilen alanlara yaklaşık 12 saat süren bir çalışmayla ağaçlardan derme çatma kulübe yapıyor. Kulübenin yağmur ve güneşten etkilenmesini önlemek amacıyla, üzeri insani yardım ekipleri tarafından brandalarla kapatılıyor. Kampın bulunduğu bölgeye insanların çoğu yürüyerek, bazıları ise deve ve eşekler yardımıyla ulaşıyor.

Kampta Özellikle kadın ve çocukların yoğun bir şekilde bulunduğu göze çarpıyor. Kıtlık ve açlık nedeniyle buraya gelen kadınlar, yetersiz beslenmeye bağlı hastalıklarla mücadele eden çocuklarına süt ve su alabilmek için saatlerce güneşin altında, yardım kuyruklarında bekliyor.

Hasta kadın ve çocuklar için ise yapılacak fazla bir şey yok. Kamplarda ve hastanelerde hasta, tıbbı müdahaleye muhtaç çocuklar ve yaşlılar için tıbbı malzeme ve ilaç yardımı acil olarak gerekiyor. 
    
ÖLEN ÇOCUĞUNUN CESEDİNİ 1 GÜN BOYUNCA TAŞIYAN ANNE 
     
İHH İnsani Yardım Vakfının acil yardımlardan sorumlu Başkan Yardımcısı Murat Kavakdan,  Somali, Kenya, Etiyopya ve Cibuti'nin son 60 yılın en büyük kuraklık krizine sahne olduğuna işaret ederek, ''Açlık ve kuraklığın etkili olduğu bölgelerden Nairobi ve Dadaab Mülteci Kampına ulaşmaya çalışan aileler yüzlerce kilometre yol yürüyor. Kampa ulaşmak isteyenler en az 250 kilometre, Nairobi'ye ulaşmak isteyenler ise 600 kilometreye yakın bir mesafeyi yürümek zorunda kalıyor'' dedi.

Kavakdan, yaşanan bu zorlu yolcukların farklı dramları da ortaya çıkardığını anlatarak, ''Somali'den Kenya'ya ulaşmak için yola çıkan bir anne yolda ölen çocuğunun cesedini sıcak havaya rağmen bir gün boyunca kampa kadar sırtında taşıdı. Ölen çocuk kampta toprağa verildi. Bu süreçte, farklı yaşam hikayelerine şahitlik ediyoruz. Büyük bir dram yaşanıyor. Bazı aileler iki çocuklarından birinin yaşaması konusunda tercih yapmak zorunda kalıyor. Zorlu yolculuğu yapamayacak kadar yaşlı olan anne ve babalarını el arabalarıyla, günlerce süren zorlu yolculukların ardından kamplara ulaştıran insanların fedakarlığı sizi duygulandırıyor.'' dedi.

Bu arada, kampta görev yapan BM görevlileri ise Somali'nin güneyindeki birçok bölgeyi resmen kıtlık ve açlık bölgesi ilan ettiklerine işaret ederek, ''Sadece Somali'de her 6 dakikada bir çocuk açlıktan hayatını kaybediyor. Güney Somali'de her gün 250'den fazla çocuk hayatını kaybetmektedir. Kamplara gelenlere her türlü desteği veriyoruz. Ayrıca, bölgede yaşayanların eğitimi içinde bir diz proje hayata geçirilecek'' bilgini verdiler.

Somali'deki mülteci kamplarında birçok kişi acıklı hikayesini anlatıyor.

Başkent Mogadişu'daki Kursan kampının sakinlerinden Havva Aden Muhammed, 420 kilometre uzaklıktaki Bakaul bölgesinden dördü erkek, ikisi kız 6 çocuğuyla birlikte tam 1,5 ay yürüyerek gelmiş.

Havva annenin en büyük çocuğu olan 13 yaşındaki Abdullah Ali Haşi, çoçuk felcine bağlı olarak kıpırdayamıyor. Felç haricinde ateşli hastalıklarla da boğuşan Abdullah, 10 kilonun altında ve ağır hasta.

Anne Havva, acıklı hikayesini anlatırken, Abdullah'ı yolculuğu sırasında kucağında taşıdığını ve kampta da başından ayrılmadığını belirtiyor.

Somali'nin dünyayla tek bağlantısı olan Adan Abdulle Uluslararası Havaalanı'nın hemen dibinde yer alan kamp, kıtlığın baş gösterdiği 8 ay önce kurulmuş ve 3 bin 200 kişiyi barındırıyor.

Kursan kampındaki insanlar, Mogadişu'dan kilometrelerce uzakta bulunan Baydoi ve Bakul bölgelerinden gelen, çoğu iç savaşta kocasını kaybetmiş kadınlar ile çocuklardan oluşuyor.

Başkent Mogadişu'daki sığınma kamplarının sayısı konusunda resmi yetkililerin bile verebildiği bir bilgi yok. Gayri resmi bilgiler, 40'a yakın kamptan söz ediyor.

Güncelleme Tarihi: 18 Ağustos 2011, 10:43
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35