Tunus devrimin 8. yılında gerilim dolu

Arap Baharı ayaklanmalarının başladığı yer Tunus'ta tansiyon hala yüksek. Ekonomideki kötü veriler, protesto endişelerini de beraberinde getiriyor.

Tunus devrimin 8. yılında gerilim dolu

"Arap Baharı"nın doğum yeri Tunus, devrimin sekizinci yılına kadar birçok kırılma noktasından geçmesine rağmen, ulusal uzlaşı, diyalog ve ortak akılla demokratik kazanımlarını korumayı başardı. Ancak ekonomide aynı başarı sağlanamadığından, Tunus, devrimin yıl dönümüne yeniden yaşanabilecek protestoların endişesiyle giriliyor.

Kuzey Afrika ve Orta Doğu başkentlerine yayılan "Arap Baharı" isimli halk ayaklanmalarının fitili sekiz yıl önce 14 Ocak'ta Tunus'ta ateşlendi. Yalnızca kendisinin değil bölgenin de kaderini geri dönülemeyecek şekilde değiştiren Tunus, devrim sürecinde çok sayıda demokratik kazanım elde etti. 

Geçiş sürecinin getirdiği zorluklarla mücadele eden Tunus, karşılaştığı kırılma noktalarında, uzlaşı, diyalog ve ortak akılla kazanımlarını korumayı başardı. Tunus'un anayasa yazımındaki bu diyalog başarısı da Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü. 

Devrim rüzgârının ulaştığı Mısır, Libya, Yemen, Suriye, Bahreyn'in aksine, Arap Baharı'nın son kalesi Tunus, karşı devrim, darbe, iç savaş ve daha fazla baskıya kurban gitmedi. 

Tunus'taki devrim daha fazla özgürlük ve temsil getirmesine rağmen ekonomik beklentileri karşılayamadı. "Arap Baharı"nın beşiği Tunus, yüksek işsizlik, artan enflasyon, yerel para birimi Tunus dinarının değer kaybı, alım gücünün düşmesi gibi sorunların yol açtığı sosyoekonomik nedenli protestoların yeniden ivme kazanması endişesiyle devrimin yıl dönümüne hazırlanıyor.

Tunus'ta milli iradenin güçlendirilmesi yönündeki bir önemli köşe taşını da bu yıl sonunda planlanan parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri oluşturuyor. Tunus, söz konusu seçimleri gerçekleştirmesiyle, iktidarın sandık aracılığıyla bir sonraki sahiplerine devredildiği demokratik düzenini bir kez daha pekiştirmiş olacak. 

Ancak, seçimlerden önce gerçekleşecek travmatik bir olayın, seçimleri ertelemesi endişesi de ülkedeki sivil toplum temsilcileri ve gözlemciler tarafından sıkça dile getiriliyor. 

Tunus'un devriminden bugüne ülkenin geçtiği kritik dönemeçler ise şöyle sıralanıyor: 

Aralık 2010  

Tunus'un gelir seviyesi düşük Sidi Buzid vilayetinde Muhammed Buazizi isimli bir seyyar satıcı, güvenlik güçlerinden gördüğü kötü ve aşağılayıcı muamele karşısında belediye binası önünde kendini ateşe verdi ve hayatını kaybetti. Buazizi'nin eylemi ülke genelinde her sınıftan Tunusluyu kitleler halinde sokağa döktü. 

Ocak 2011 

Gösterileri engellemekte başarısız olan Tunus'un 23 yıllık Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin bin Ali, eşini de alarak dönmemek üzere Suudi Arabistan'a kaçtı. 

Ekim 2011 

Tunus'ta Bin Ali rejiminin devrilmesinin ardından "kurucu meclis" için seçimler gerçekleştirildi. Devrimin ardından ülkeye dönen Raşid el-Gannuşi'nin liderliğindeki Nahda Hareketi, 217 sandalyeli mecliste 89 milletvekili ile seçimlerden birinci çıktı. Parlamento, yeni bir anayasa yazımını birinci görev olarak belirledi.

Aralık 2011

Tunus parlamentosu, insan hakları savunucusu Cumhuriyet Kongresi Partisi Başkanı Munsif el-Merzuki'yi Cumhurbaşkanı olarak seçti.

Başbakan Nahda Partisi'nden, meclis başkanı da Emek ve Özgürlük için Demokratik Blok Partisi (Tekettül) Partisinden seçildi. Bu üç partinin bir araya geldiği koalisyon, "troyka" yani üçlü ittifak şeklinde nitelendi.

Şubat 2013

Tunus'ta Demokrat Yurtseverler Partisi Genel Sekreteri Şükrü Belid'in suikast sonucu ölmesi, ideolojik çekişmelerin yaşandığı ülkede yeni bir siyasi krize yol açtı. Başbakan Hamadi Cibali, hükümeti feshettiğini açıkladı.

Hükümetin feshinin ardından Nahda Hareketi'nden Ali el-Urayyid başbakanlığında yeni bir hükümet kuruldu. 

Temmuz 2013 

Tunus Halk Cephesi Partisi Genel Başkanı ve Kurucu Meclisi Üyesi Muhammed el-Brahmi, evinin önünde uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetti.

Mısır'daki darbenin etkisiyle ortaya çıkan yeni bölgesel denklem ve sokak gösterilerinin de etkisiyle Nahda Hareketi başbakanlıktan çekilerek iktidarı ülkeyi seçimlere taşıyacak yeni bir teknokrat hükümetine devretti.

Ocak 2014

Tunus parlamentosu Arap dünyası içinde en fazla demokratik ve çoğulcu unsur bulunduran anayasayı oy çoğunluğuyla kabul etti.

Ekim 2014

Tunus'ta devrimden sonra Ekim 2014'te gerçekleştirilen ikinci parlamento seçimlerinde laik merkez sol Nida Tunus Partisi 85 milletvekiliyle sandıklardan birinci çıkarken muhafazakar Nahda Hareketi Partisi 79 sandalyeyle ikinci sırada yer aldı. 

Aralık 2014 

Nida Tunus Partisi'nin kurucusu El-Baci Kaid es-Sibsi, halkın doğrudan oy verdiği seçimlerde Tunus'un devrimden sonraki ikinci Cumhurbaşkanı oldu. 

Mart 2015 

Tunus meclisinin yakınındaki Bardo Müzesi'ne silahlı kişilerin düzenlediği terör saldırısında çoğu yabancı 22 kişi hayatını kaybetti. Saldırıyı terör örgütü DEAŞ üstlendi. 

Temmuz 2015 

Tunus'un turistik kenti Susa'da yabancıların kaldığı otele bir kişinin düzenlediği terör saldırısında çoğu İngiliz 38 kişi hayatını kaybetti. Üst üste gelen terör örgütü DEAŞ saldırıları, Tunus'un en önemli döviz ve istihdam kaynağı turizme ağır darbe vurdu. 

Ekim 2015 

Anayasanın yazım sürecinde taraflar arasındaki diyaloğu yönetmesi ve geçiş döneminde oynadığı rol nedeniyle, Tunus Ulusal Diyalog Dörtlüsü; Tunus Barolar Birliği, Tunus Genel İşçi Sendikası (UGTT), iş dünyasının çatı örgütü Tunus Ticaret ve Zanaat Sendikası (UTICA) ve Tunus İnsan Hakları Birliği, Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü. 

Kasım 2015 

Başkentin merkezindeki 5. Muhammed Caddesi'nde cumhurbaşkanlığı muhafızları birliğinin aracına düzenlenen bombalı intihar saldırılarında çoğu güvenlik gücü 12 kişi hayatını kaybetti. Saldırıyı terör örgütü DEAŞ üstlendi. 

Temmuz 2016

Tunus parlamentosu terör sorunlarıyla mücadele eden Habib es-Sıyd kabinesinden güven oyunu çekerek hükümeti düşürdü.

Ağustos 2016 

Cumhurbaşkanı El-Baci Kaid es-Sibsi'nin davetiyle Kartaca Sarayı'nda 8 ayrı siyasi parti, sendika ve iş dünyasından temsilcilerin bulunduğu sivil toplum kuruluşları "yolsuzlukla mücadele, istihdam ve kalkınma" gibi hedefler belirleyen Kartaca Anlaşması'nı temmuz ayında imzaladı.

Burada öngörülen maddeler çerçevesinde Başbakan Yusuf Şahid, ulusal uzlaşı koalisyonu hükümetini kurdu. 

Ocak 2018 

Tunus'ta Uluslararası Para Fonu'nun vergilerin artırıldığı, kamu harcamalarının kısıldığı bütçede öngörülen kemer sıkma tedbirleri, yılbaşından itibaren yeni bir zam furyasına yol açtı.

Artan hayat pahalılığı yeni protestoları beraberinde getirdi. Protestolar sırasında bir göstericinin hayatını kaybetmesiyle, gösteriler birçok kente yayıldı. Toplumsal olaylar, zaman zaman, yol kapatma, yağma, kamu ve özel mülke zarar verme gibi ihlallere sahne oldu.

Mayıs 2018

Tunus'ta devrimden sonraki demokratik geçiş sürecinin bir sonraki adımı olarak görülen yerel seçimler, dört defa ertelenmesinin ardından gerçekleştirildi. 

Seçimlere katılım oranı yüzde 33,7 olarak kaydedilirken, ülke genelinde oyların yüzde 27,5'ini alan Nahda Hareketi, birinci parti oldu. Nida Tunus ise oyların yüzde 22,5'ini alarak ikinci sıraya yerleşti. Ülke genelinde farklı bağımsız aday listeleriyse, 32,9 oy aldı.

Aralık 2018

Tunus'un batısındaki Kasrin vilayetinde bir gazeteci, içinde bulunduğu zorlu ekonomik koşullar gerekçesiyle kendini yakarak intihar etti. Gazetecinin eylemi, ülkenin batısında yeniden protestolara yol açtı.

Ocak 2018

Tunus'un en büyük sendikası UGTT, 17 ocak'ta genel grev yapmaya hazırlanıyor.

Eş zamanlı olarak, sivil toplum hareketlerinden ekonomik zorluklar nedeniyle protesto çağrıları yükseliyor. Tunus devrimin yıl dönümüne toplumsal olayların kontrolden çıkarak ülkenin istikrarına ve demokratik geçiş sürecine zarar vermesi endişesiyle giriyor.   

Kaynak: AA
 

YORUM EKLE

banner39