banner39

'Tunus'ta gelecek haftalar yeni gelişmelere gebe'

Hareket olarak Tunus'un içinde bulunduğu krizi çözmesi için bir tür gizli girişim başlattıklarını dile getiren Nahda yöneticilerinden Abdullatif el-Mekki, Nahda Hareketinin ülke için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağını vurguladı.

Afrika 03.08.2021, 18:52
'Tunus'ta gelecek haftalar yeni gelişmelere gebe'

Tunus'ta yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başladığı ilk dönemlerde Sağlık Bakanlığı görevinde bulunan Mekki, Cumhurbaşkanı Kays Said'in başbakanı azlettiği, Meclisin çalışmalarını 30 gün boyuncu durdurduğu gelişmelere yönelik açıklamalarda bulundu.

Eski Sağlık Bakanı Mekki, son gelişmelerin "ülkede puslu bir hava yarattığını ve karşılığının olumsuz olacağını" belirterek, yapılanların dayanağı sayılan 80'inci maddede "olağanüstü önlemlerin süresinin bir ayı geçmemesi" yönünde ifade bulunduğuna dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı'nın icraatlarının dayandığı 80'inci maddede, kriz döneminde Parlamentonun daimi işlerlik içinde olduğunun da kayıt altına alındığını vurgulayan Nahda yöneticilerinden Mekki, "gelecek haftaların yeni gelişmelere gebe olduğunu", ülkedeki demokratik süreç ve normal hayata dönüşün yeniden gerçekleşeceği, örgütler, partiler ve devlet kurumları arasında bir diyaloğun başlaması için yeni bir aşamaya geçilmesi gerektiğini söyledi.

Mekki, henüz kimsenin ülkenin yakın geleceğine ilişkin bir öngörüde bulunamayacağına işaret ederek, özellikle Cumhurbaşkanlığının henüz partiler ve örgütlerle bir diyalog kapısını açmadığını vurguladı.

Ülkede herkesin Cumhurbaşkanı tarafından alınan olağanüstü kararların şaşkınlığı içinde olduğunu aktaran Mekki, kendisinin de herkes gibi gelecek günlerde daha net bir iletişim ve yakın geleceğe yönelik işaretlerin beklentisi içinde olduğunu dile getirdi.

Mekki, Said'in icraatlarını dayandırdığı maddeyi "Anayasa'nın 80'inci maddesine dayandırılan icraatlar, söz konusu maddenin yanlış yorumlanması üzerine yapılan bir darbedir." ifadeleriyle değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı'nın aldığı kararların hukuka karşı büyük bir ihlal olduğunu kaydeden Mekki, bunun devlette bir kurumun, yürütme ve yasama yetkilerinin sahibi kurumları işgal etmesi olduğunu savundu.

Mekki, "Hareket olarak Tunus'un içinde bulunduğu krizi çözmesi için bir tür gizli girişim başlattık. Nahda, ülke için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacaktır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı'nın attığı adımlara Tunus'u taşıyan ve ülkede umutları söndüren tüm ekonomik sorunların ve engellerin ivedilikle ortadan kaldırılmasının zorunlu olduğunu dile getiren Mekki, bunların ancak genel siyasi iklimin değişmesiyle mümkün olduğunu kaydetti.

Nahda Hareketi içinde yaşanan gelişmelere dair bir öz eleştiri olup olmadığına ilişkin de Mekki, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Nahda Hareketi, 2012-2014 yılları gibi Danışma Meclisi oturum ve konferanslarına dönerek öz eleştiri yapacaktır. Davranış, siyasi söylem, yönetime katkıları, yaptıkları, yapmadıkları, iktidar ve ulusal örgütlerle ilişkiler ve farklı konularda hareketin içinde farklı tezler ve bakış açıları var. Sorun bu görüşlerin vatandaşa iyi bir şekilde ulaşmamış olmasında kendini gösteriyor."

Mekki, "Kamuoyu, özellikle 2014 ve 2019 yılları arasında ulusal uzlaşı adı altındaki yönetimiyle ilgili Hareket içindeki anlaşmazlıklar ve Nahda'nın iktidar koalisyonunun bileşenleriyle ilişkisinin içeriğindeki anlaşmazlıkların çok iyi farkında." dedi.

Mekki, son gelişmelerin Nahda Hareketi'nin Tunus sokağı ve kamuoyuyla iletişimi ve daha fazla etkileşime geçmesini sağladığını böylece halkın ve sokağın nabzından habersiz kalmadığını daha açık ortaya koyduğunu kaydetti.

Tunus ve Tunuslular için daha iyi bir gelecek arayışı hedefleri olduğunu dile getiren Mekki, "Nahda'nın ülkenin devrimden istifade etmesi ve demokratik sürece yeniden dönülmesi amacıyla ülkeye yardımcı olması için yeni politikalar izlemesinin önemli olduğunu" söyledi.

Eski Sağlık Bakanı Mekki, "Sonuç olarak, Tunus'ta gerçekleşenlere yönelik dünyanın tavrına bakıldığında bu ülkenin geleceğini ancak Tunuslular inşa edecek. Ülkenin istikbali, tüm herkesi içine katacaktır. Şayet gelecek, bir kesimin aleyhine diğerinin lehine olacaksa bu halk tarafından onaylanmaz ve istikrarlı olmayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Tunus'ta 25 Temmuz'da hükümet ve muhalefet partilerine yönelik yüzlerce kişinin katılımıyla protestolar gerçekleştirilmiş, çıkan olaylarda başta Nahda Hareketi olmak üzere parti merkezlerine saldırılar düzenlenmişti.

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said de Meclisin tüm yetkilerini dondurduğunu, milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya aldığını, mevcut Başbakan Hişam el-Meşişi'yi azlettiğini ve kendi atayacağı bir başbakanla yürütmeyi devralacağını duyurmuştu.

Said, kendisini başsavcı ilan ederek yargının alanına da müdahale etmişti.

Hükümete yönelik bu darbe girişiminin ardından askerler Tunus Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi ile beraberindeki milletvekillerini Meclise almamıştı.

Cumhurbaşkanı Kays Said'in kararları üzerine halkı barışçıl mücadeleye çağıran Gannuşi, yasal bir dayanağı bulunmayan bu adımın bir "darbe" olduğunu vurgulamıştı.

Said ise tarihi bir sorumluluk üstlendiğini, aldığı kararların anayasaya uygun olduğunu ifade ederek, bunu "darbe" olarak nitelendirenlerden "hukuk derslerini gözden geçirmelerini" istemişti.

AA

banner53
Yorumlar (0)
26
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?