Doğu'da da Batı'da da Müslümandı

Batı'da İslam'ı, Müslüman ülkelerde ise Batı'yı savunuyordu. Batı'da Doğulu, Doğu'da ise Batılıydı, ancak her iki tarafta da Müslüman idi.

Doğu'da da Batı'da da Müslümandı

Aliya İzzetbegoviç'in Genel Düşünce Yapısı

Bilgemize göre üç ayrı dünya görüşü vardır: Din, materyalizm ve İslâm. Dinin odağında ruh/şuur, materyalizmin merkezinde madde, İslâm'ın ekseninde ise bu din ve materyalizmin bileşeni olan insan bulunmaktadır. Bütün dinî, felsefi ve sosyal sistemler de bu üç temelden biri etrafında oluşagelmişlerdir. Mesela felsefede Stoacılık-Epikürosçuluk (Gökberk, 1983), dinde Hıristiyanlık-Yahudilik vb. bunun tipik örnekleridir. Esasen Bilgemize göre dünyada var olan her şey, ruh-madde, özne-nesne, doğru-eğri, madde-mânâ, sanat-teknik, ahlak-güç ikilemleri gibi zıddiyetler üzerine kurulmuştur. Bu da aslında doğal bir şeydir, önemli ve gerekli olan bunların ortadan kaldırılması değil (ki zaten kaldırılamazlar), anlamlı sentezlere ulaşabilmektir.

Gerçi beşerî dünyamızdaki olumlu gelişmeler her ne kadar bu ikilemlerin bileşkesindeki sentez ve oluşumlarla gerçekleşiyorsa da bunlardan bir tarafı beşerî, insan fıtratına, ilahî tasarıma daha uygun düşmekte, diğer taraf ise daha bir olumsuzluğu temsil etmektedir. Mesela bu ikilemlerden hayvanî olana karşılık insan, evrime karşılık yaratma, medeniyete karşı kültür, ütopyaya karşılık dram, doğası itibarıyla daha olumlu olgu ve oluşumlardır. Bunlar aynı zamanda diğer tarafı olumluluğa çeken belirleyicilerdir. Mesela materyalist cephenin mutlak galibiyeti refah sağlasa da, yalın biçimiyle insanlığın erozyonu demektir. Bundan dolayı materyalizm din ile, medeniyet kültür ile dengelenmek zorundadır.

İzzetbegoviç'e göre ilk ikilem insan-hayvan ikilemidir ve buna da evrimci ve yaratma olarak iki tür yaklaşım vardır. Evrimci yaklaşıma göre insan daha gelişmiş bir hayvandır. Yaratmaya göre ise insan, hayvandan evrilmiş bir varlık değildir, böylece yaratılmıştır. Diğer hayvanlarla ortak tarafının yanında kendine has bir özlük alanı vardır. Bilgemize göre alet kullanma, insanın diğer hayvanlarla ortak tarafıdır. Ama o aynı zamanda kült sahibi olan bir varlıktır ki bu onun yegâne özlük alanıdır. İnsan, bu alandaki gerçekleştirimi oranında insanlaşır, yalnız alet kullanma içinde kaldığı oranda da insan olmaktan uzaklaşıp hayvanlaşır. Bilgemize göre bu hâliyle "insan, semanın çocuğu, yeryüzünün kurdudur" (İzzetbegoviç, 1992, s. Sayfa 80).

Doğu Batı Arasında İslam Birliği İdeali - Vefatının 10. Yılında Aliya İzzetbegoviç, İlmî Etüdler Derneği İLEM, İstanbul, Ekim 2013

Güncelleme Tarihi: 19 Temmuz 2014, 09:56
YORUM EKLE

banner26

banner25