Eski Çamlar Bardak Oldu

Türkçe'deki her deyim bir sebepten dolayı söylenmiştir. Atalarımızın boşa konuşmadığının delili olan bir öykü...

Eski Çamlar Bardak Oldu

Evliya Çelebi, ünlü Seyahatname’sinde Bolu'yu anlatırken şöyle der:

(...) Ab-ı hayat suları ve kutu bozası ve çam ve ardıç bardakları olur kim andan su içen ab-ı hayat-ı cavidan bulur. Ol diyarda ona senek ve boduç derler.*
İmdi, çam ağacının işlenmesi kolaydır. Üstelik ağacın bir özelliği de suyu soğuk tutması ve ona lâtif bir koku vermesidir. Piknik arazilerindeki çeşmelerin, çam gövdelerinden akıtılm­asının bir sebebi bu olsa gerektir. Ayrıca, çam ormanlarından çıkan kaynak suları da old­ukça itibar görür. Çam ile su arasındaki bu illiyet, Evliya Çelebi'nin de dediği gibi çam ormanları bulunduğu yerlerde ağaçtan yekpare bardaklar (veya boduçlar) yapılıp su kabı olarak kullanılmasına yol açmış.
Çelebi'nin verdiği malûmata göre deyimi "Eski çamlar bardak oldu" şeklinde okumak hat­
alıdır. Gerçi mantıkî olarak eski cam kırıklarının toplanıp yeniden imalâta sokulup bardak yapılması mümkündür. Hatta bir dönemin İslâm fetihlerinde yoksulluktan dolayı
kiliselerin küçük çanları da su tası olarak kullanılmış olabilir. Bu durumda "Eski çanlar
bardak oldu" diyenler de haklı çıkabilir. Ancak deyimin şöyle bir hikâyesi anlatılır:
Vaktiyle orman köylerinden bir delikanlı, askere gitmiş. O yıllarda askerlik de uzun
sürüyor hani. Geri döndüğünde köyün yakınındaki büyük çam ağaçlarının kesildiklerini
görüp babasına sebebini sormuş. İşte cevap:
— Oğlum, sorduğun o eski çamlar bardak oldu. Askerde iken sana gönderdiğimiz
harçlıklar nereden geldi sanıyorsun?

*Seyahatname, TS Ktp. Bağdat Köşkü, nr. 304, v. 278 a.


İki Dirhem Bir Çekirdek, İskender Pala, Kapı Yayınları, İstanbul, 2005, 17. Baskı

Güncelleme Tarihi: 23 Mart 2012, 17:06
banner53
YORUM EKLE

banner39