banner39

Mehmet Eşin yazdı: "Afganistan, dünyevi ve uhrevi kazanç sağlama diyarı…"

"Afganistan’ın dışardaki elçi ve konsolosların önemli bir kısmı devlete ait ne kadar para ve kıymetli eşya varsa yanlarına alıp kaçtılar. Bir kısmı da meşru olan hükümetle çalışmayı ret edip yeni atanan elçi ve konsolosların elçilik ve konsolos binalarına girmesine izin vermiyor." Mehmet Eşin yazdı.

Alıntı 30.10.2022, 20:45
Mehmet Eşin yazdı: "Afganistan, dünyevi ve uhrevi kazanç sağlama diyarı…"

Mehmet Eşin'in yazısı şöyle:

İşgalci ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti.

İşgal, bir ülke ve halk için büyük bir felakettir. Hele hele hiçbir ilke ve ahlaki değeri olmayan ABD gibi bir gücün işgalinde 20 yıl kalmak daha büyük bir felakettir.

Ayetin deyimiyle '…Gerçekten hükümdarlar (krallar) bir ülkeye girdikleri zaman, orasını bozguna uğratırlar ve halkından onur sahibi olanları hor ve aşağılık kılarlar; işte onlar, öyle yaparlar.’ Neml: 34

İşgal döneminde basında her gün bir düğün, bir medrese, bir taziye evinin işgal güçleri tarafında bombalandığı ve onlarca masum insanın vefat haberini okur, izler ve duyardık.

İşgalciler bulundukları topraklarda kalamayacaklarını anlayınca da ülkenin alt yapısına, insan kaynaklarına yapabilecekleri her zararı verirler. Götürebilecekleri ne kadar para, altın, maden, yetişmiş insan varsa yanlarında götürürler.

ABD de aynısını yaptı. Kaçırabilecekleri, kaçırtabilecekleri nitelikli insanların yanında yüz bin üniversite okuyan öğrenciyi de ülkeden çıkarttılar. Bankalarda Afganistan’a ait 9 milyar dolara el koydu. Hiçbir ülkenin burada yatırım yapmaması, para akışının olmaması, diplomatik ilişki kurulmaması için ekonomik ve diplomatik ambargo uyguladı. Yıllarca Katar’da görüştüğü ve anlaşma yaptığı Taliban’ın kurduğu Afganistan İslam Emirliği’ni resmi olarak tanımadı ve hiçbir ülkenin tanımasına izin vermedi.

Öyle ki Afganistan’ın dışardaki elçi ve konsolosların önemli bir kısmı devlete ait ne kadar para ve kıymetli eşya varsa yanlarına alıp kaçtılar. Bir kısmı da meşru olan hükümetle çalışmayı ret edip yeni atanan elçi ve konsolosların elçilik ve konsolos binalarına girmesine izin vermiyor.

Şu ana kadar Taliban ve İslam Emirliği’ni basın ve medyadan duyuyordum. Ki bu basın ve medyanın da önemli bir kısmı Batı güdümünde ve taraflı haber yapmaktadır.

Geçen hafta Âlimler ve Medreseler Birliği (İTTİHAD)’ın programına katılmak için Türkiye’ye gelen Afganistan İslam Emirliği’nin sözcüsü Zebihullah Mücahid’i kendi ağızlarından dinleme ve kendilerine sorulan sorulara verdikleri cevapları dinleme fırsatı buldum. Kendim, Türkiye halkı, basın ve medyası açısından çok faydalı oldu.

Elhamdülillah gerek açıklamaları ve gerekse sorulan sorulara verdiği cevaplar bizi rahatlattı, bazı endişelerimizi giderdi.

Afganistan’da var olan temel sorunları özetlersem:

Kendilerini ifade edebilecek, anti propagandaya karşı mücadele edebilecek yeterli bir basın ve medya ağları yok. Sosyal medya üzerinden kendilerini ifade etmeye çalışsalar da hesaplarının engellenmesi bu çalışmayı baltalıyor.

38 milyonluk ülkede 4 milyon uyuşturucu bağımlısı var. Bir milyonu çocuk yaşta. Bu korkunç bir durum.

Yıkılmış, viraneye dönmüş bir ülke teslim aldılar. Her açıdan yatırım ve onarıma ihtiyaç var. Maddi imkânsızlıklar ve ambargo, yapılması gereken hamlelere engel oluyor.

Her alanda nitelikli insan sıkıntısı var. Öyle ki işgalciler bütün bürokrasiyi de yanlarında götürmekle kalmadılar üniversite okuyan 100 bin öğrenciyi de yanlarında götürerek farklı ülkelerde okutuyorlar.

Uluslararası alanda tanınmamaları büyük bir sıkıntı. Yatırımcı ve büyük şirketler ülkeye gelmiyor. İçerdeki ve dışardaki birçok sorun ‘tanınmamak’tan kaynaklanıyor.

            Bu sorunlara karşı şu ana kadar güzel çalışmalar da yapılmış.

Ülkede ciddi manada bir güvenlik sorunu vardı. Öyle ki bir insan ailesiyle güvenli bir şekilde bir şehirden bir şehre gidemiyordu. Sadece işgal güçleri değil, fidye için insan, çocuk, genç kız kaçıran yüzlerce mafya örgütleri türemişti. Şu an bu sorun halledilmiş. Emniyet ve güven ortamı hâkim.

Ülke zengin maden yataklarına sahip. Bu alanda yatırımlar az da ola yapılmaya başlandı. Bu madenler çıkarılır ve dünya pazarına ulaşırsa Afganistan kısa sürede kendi kendine yeterli hale gelir.

Haşhaş ve uyuşturucu üretimi sıfırlanmış. Bağımlı olanların tedavisi için bütün imkânlar seferber edilmiş.

Ülkede tek bir siyasi tutuklu yok. Var olanlar da adli suçlular. Sıradan bir insanın bile sorun ve problemlerini iletebileceği mahkeme ve mekanizmalar kurulmuş. Bu sorunlar süratle takip ediliyor ve çözüme kavuşturuluyor.

İnsanların acil gıda ve diğer ihtiyaçlarının karşılanması için büyük çalışmalar yapılıyor.

Yol, köprü, elektrik, su gibi altyapı çalışmaları yapılıyor.

Ülkeden ayrılan nitelikli kadroların ülkeye geri gelmesi için özel komisyonlar kurulmuş. Bu alanda epey bir mesafe kat edilmiş.

‘Tanınma’ sorununun aşılması için çalışmalar yapılmakta, devletlerin yönetimleriyle ilişki kurulurken aynı zamanda halklar ve ülkelerin STK, kurum ve kuruluşlarıyla da ilişkiler kuruluyor. Halkların yönetimler gibi düşünmemesi önemi bir avantaj.

43 yıllık işgal, savaş ve çatışmanın her türlüsünü yaşamış bir ülkeyi ekonomik ve siyasi ambargo altında tekrar ayağa kaldırmak, sorun ve problemleri azaltmak, bitirmek elbette kolay bir iş değildir.  

Müslüman olarak bütün kardeşlerimize yardım etmek üzerimize dini bir vecibedir.

Bu manada;

Uhrevi kazanç sağlamak isteyen Afganistanlı kardeşlerine yardım etsin.

Dünyevi kazanç sağlamak isteyen Afganistan’a yatırım yapsın. Çünkü çok bakir, verimli ve kazançlı bir coğrafyadır.

Dünyevi ve uhrevi kazancın ikisini de elde etmek isteyen yine Afganistan’a yardım etsin.

Kısacası Afganistan, her açıdan güzel bir yatırım yeri…

Kaynak: Doğru Haber

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?