banner15

Milleti zorla biçimlendiremezsiniz

Nurettin Topçu, milleti, mâziden istikbâle akan nehir gibi telakki ederek, önemli olanın "kader birliği" olduğunu ifade eder.

Milleti zorla biçimlendiremezsiniz

Milliyetçi akımlar içinde, Turancılığa karşı en radikal eleştiriler Anadoluculardan gelir. Özellikle Nurettin Topçu ile ideolojik çerçevesi netleşen bu akım, milletin ve milliyetçiliğin cumhuriyetle başlatılmasına karşı çıkar ve milliyetçiliğin başlangıcı olarak 1071 Malazgirt Savaşını esas alır. Anadolucular, sadece ırk-dil birliği bağlarıyla milletin tanımlanamayacağını iddia ederler. Onlara göre önemli olan tarihsel "kader birliği"dir. Irk, dil ve din gibi maddî bağlar; ancak bir toprak parçası üzerinde, insanların elele vererek 'aynı kaderin çemberi içinde' paylaştıkları 'birlik' sayesinde oluşturulan milletin unsurları olarak anlamlıdırlar.

Milliyetçiliği, maddeci (aynı zamanda barbar) ve ruhçu olarak tasnif eden Topçu, Turancılığı maddeci milliyetçilik olarak değerlendirir: "İttihat ve Terakki çetesinin propagandacısı olan Ziya Gökalp, Turancılık dâvâsını ortaya attığı zaman, bu hareketi ümmetçilikten milliyetçiliğe geçiş diye adlandırdı. Aslında, din adamlarının kapkara taassubuna ve kara cahilliklerine zorunlu bir tepki olan bu hareket ruhçu milliyetçilikten, maddeci milliyetçiliğe geçiş yolunda atılan ilk adımdı" (1978:33). İslâm'ın birleştirici ruhundan uzak olan maddeci milliyetçiliğin yapısı gereği birliği sağlayamayacağını söyleyen Topçu "ırk, sadece kendi varlığı ile birlik yapamaz. Maddî unsurların esaslı karakteri, daima bölünebilmek, sonsuz parçalara ayrılabilmektir. Ruh cevherinin temel yapısı birliktir, çokluk içinde birlik yaşatmaktır" der (1978:27). O, vatan toprağından kaçan Turancılığı, Batıcılıkla özdeşleştirir.

Millet: Mâziden istikbâle akan nehir

Topçu, milleti şöyle tanımlar: "Kökleri mazide, gövdesi halde bulunan, dalları ve yaprakları istikbâle uzanan, geçmişte, halde ve gelecekte hatıraları, temayülleri ve tasavvurlariyle birleşmiş olan varlıktır" (1978:17).

Cumhuriyet ideolojisinin postkolonyal bir anlayışla, 'milletin doğuşu'nu millî mücadele sonrasına bağlanmaya çalışmasına karşı, Topçu, kökleri mâzide arar. Milletin iki kaynaktan doğduğunu söyler: "Onun maddî yapısını teşkil eden Oğuzlar ile ruhunu meydana getiren İslâm dini" (1978:20). Bu iki unsur kaynaşarak hayatî bir yapıya varlık kazandırmışlardır. Maddeyle ruhun kaynaşması analojisine gönderme yaparak, bu iki unsurun birbirinden ayrılamayacağını, ayrıştırılmaya kalkıldığında ikisinin de yok olacağını iddia eder. Din adamlarının maddeyi reddettiğini, bu nedenle geriye sadece bir riya, bir efsane, sonunda da bir hezeyan yığınının kaldığını söyleyen Topçu; inkılâpçı zümreninse millet varlığı diye, bir iskeletten ibaret olan ruhsuz bedeni yaşatmak istediklerini söyler: "Her ikisi de İslâm'a karşıdır. Biri içinden, öbürü dışından İslâm dinini çürütmektedir" (1978:20).

Yazının Gizledikleri, Cemal Şakar, Okur Kitaplığı, İstanbul 2010

Güncelleme Tarihi: 10 Mart 2014, 13:06
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35