banner15

Mübarek bir hayvan

“Peygamber kediyi okşadı” sözü, İslâm dünyasında kedinin dikkat çekici rolüne işaret olsa gerektir.

Mübarek bir hayvan

Goethe’nin Doğu-Batı Divanı'nda “Kısmetli Hayvanlar” başlığı altında İslâmî rivayete göre Cennete girecek olan dört hayvanı mevzubahis ettiği şiirini kim bilmez? Burada şöyle terennüm edilmektedir:

Abu Herriras Katze auch Knurrt um den Herm und schmeichelt: Denn immer ist’s ein heilig Tier, Dos der Prophet gestreichelt.

Ebu Hureyre’nin kedisi de burada mırlar, kuyruk sallar efendisine... Zira o mübarek bir hayvandır daima, Peygamber sırtını okşadı bir defa...

Peygamber Hz. Muhammed’in kedileri sevdiğine dair sayısız rivayet vardır; hatta bir defasında namazda iken üzerinde uyuyan bir kediyi rahatsız etmemek için cübbesinin bir bölümünü kesmiş. Kedi dinî bakımdan temiz addedilir. Köpeğin tam aksine, varlığıyla namaz kılanın namazını bozmaz. Bu itibarla Peygamberin kedi sevgisini konu edinen bazı menkıbelere şaşmamak lazımdır. Hz. Peygamberin bu davranışı, dindar insanlar tarafından hep örnek alınmıştır ve insanlar onun şu sözüne bağlı kalmışlardır: “Kedi sevgisi imanın bir parçasıdır.”

“Kedileri sevenin imanı güçlüdür” denmektedir Türkçede.

Peygamber, kedilere iyi davranılmasını buyurmuş ve demiş ki: “Bir kedisi olan Himyerî bir kadın gördüm; kedisini bağlamış, fakat ne yediriyor ne de etrafta dolanmasına müsaade ediyordu.”

Başka bir rivayete göre, böyle davranan “bir kadını görmüş cehennemde.” İlâhiyatçılar bir Müslüman kadının bu yüzden böylesine ağır şekilde cezalandırılıp cezalandırılamayacağını tartışmışlar. Ebu Hureyre’nin naklettiği bu rivayete göre, Hz. Peygamberin bu hadîsinin malum varyasyonuna karşı ilk itiraz, Peygamberin dul eşi Hz. Ayşe’den gelmiş. O, rivayetçileri şöyle uyarmış:

“Allah katında bir Müslüman, bir kedi yüzünden cezalandırılmaktan daha yüksek itibara sahiptir! O kadın imansızdı! Peygamberden bir şey naklettiğinde söylediğine dikkat et!”

Peygamber bir ailenin evine davet edilmiş ve oraya gitmiş; fakat başka bir aileye davet edildiğinde oraya gitmemiş. Bunun sebebi kendisine sorulduğunda buyurmuş ki: “Onun evinde bir köpek vardı!” Bunun üzerine, “Ama diğerinin evinde de bir kedi vardı!” diye cevap verilince, Peygamber şöyle demiş: “Kedi ibadet için pis değildir!” Başka bir rivayete göre Hz. Peygamber, “Kedi bir aslandır!” diye buyurmuş.



Büyük mutasavvıf Mevlâna Celâleddin Rûmî, müridlerine şöyle anlatır: “Günlerden bir gün Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem beraberindeki arkadaşlarıyla Kuba camiinin mihrabında oturuyormuş. Aniden bir yılan kapıdan içeri süzülmüş ve Hz. Peygamberin eteğinin altına saklanmış ve demiş ki: “Ey Allah’ın Resulü, bir düşmandan kaçıyorum. İki cihanda sığınılacak yer sen olduğun için, beni koru!”

Onun ardından bir kirpi içeri girmiş ve şöyle demiş: “Ey Allah’ın Resulü avımı bana var, yavrularım bunun için ağlayıp sızlıyorlar!” Hz. Peygamber, kirpiye biraz ciğer verilmesini buyurmuş.

Kirpi mutlu olarak ayrılıp gitmiş. Sonra şöyle demiş Allah’ın Resulü: “Ey yılan, şimdi oradan çık, çünkü düşmanın geri dönüp gitti!”

Yılan şöyle demiş: “Hayır, sanatımı icra edinceye kadar çıkmam. Sonra giderim.” Sonra bir kemer gibi Hz. Peygamberin beline dolanmış ve onu acımasızca ısırmak istemiş.
Tam o esnada Hz. Peygamber, ısırması için küçük parmağını gösterince Ebu Hureyre, çuvalın ağzını açıvermiş.

Siyah bir kedi fırlamış çuvaldan ve anında pençeleriyle yılanı paramparça etmiş, ardından kurula kurula Hz. Peygamberin Önünde yürümüş. Bunun üzerine Hz. Peygamber buyurmuş ki: “Kedi sevgisi imandandır, seviniz ve kedi gibi olunuz!”

Sonra mübarek elleriyle kedinin sırtını okşamış. Bu mübarek elin okşamasından dolayı kedi, yüksek bir damdan atılsa dahi, muhakkak surette dört ayak üzerine düşer.

Şark Kedisi, Prof. Dr. Annemarie Schimmel, Ötüken Neşriyat, İstanbul 2009

Güncelleme Tarihi: 26 Haziran 2014, 14:06
YORUM EKLE
YORUMLAR
İremsu
İremsu - 1 yıl Önce

Çokkkkkk tatlııııııııııııı

banner39

banner50

banner47

banner48