banner15

Suikaste Kurban Giden Yazar

Forrest Carter öldürüldüğünde, geride Amerika'nın gerçek sahibi olan Kızılderililerin haklarını savunan kitaplar bıraktı.

Suikaste Kurban Giden Yazar

7 haziran 1979 tarihinde Kızılderili (Çeroki) asıllı bir yazar, Amerika’da esrarengiz biçimde öldü. 1927 yılında doğan Forrest Carter, ömrü boyunca Kızılderili hakları ve Amerikan yönetiminin nefret ettiği (bölücü olarak nitelendirdiği) Konfederasyon yanlısı fikirlerin savunucusu olarak yaşadı. Carter’ın ölümü (nedense bir otel odasında ölü bulunan “Petrol Fırtınası” kitabının yazarı Raif Karadağ’ı hatırlatıyor) ile Washington’daki federal hükümet rahat bir nefes aldı. (Araştırmacı gazeteciliğin Türkiye’de ilklerinden olan Raif Karadağ da haber yapmak için gittiği Ankara’da bir otel odasında 22 aralık 1973 tarihinde ölü olarak bulunmuştu. Karadağ’ın esrarengiz ölümü hakkındaki sır perdesi aradan geçen 31 yıl gibi uzun bir süreye rağmen çözülememiştir.)

Amerikan iç savaşı yıllarında yaşamış ve Teksas-Meksika Konfederasyonu idealisti olan bir roman karakterinin (Josey Wales) babası olan Forrest Carter, yazdığı iki kitapta (Gone To Texas –Batı Barut Kokuyor- ve The Vengeance Trail of Josey Wales –Kan Yerde Kalmaz-) kahramanlarına kanundışı bile olsa, bu ülkü uğrunda mücadele verdirir.

Beş yaşında yetim kalan Forrest Carter hakkında çok fazla bilgiye ulaşmak mümkün değil. Ancak kendisinin 1976 yılında yazdığı otobiyografik eseri Küçük Ağacın Eğitimi’nde hayatı ile ilgili bilgi kırıntılarına ulaşabiliyoruz. Bir de Teksaslı edebiyat profesörü Lawrence Clayton’un kitabına yazdığı sonsözde yazarın hayat akışı hakkında bilgilere sahip olunabiliniyor. Sanki gizemli bir el, Forrest Carter ile ilgili malûmata ulaşılmasın diye engel oluyor. İnternette yaptığımız araştırmalarda da aman aman bir bilgi bulunamadı. Anlaşılan o ki, Amerikan devletinin derinliklerinde bulunan bazı kişiler, hükümete başkaldıran diğer “asi”lerine uyguladığı muameleyi Forrest Carter’a da layık görmüşler.

Çeroki büyükannesi ve yarı Çeroki büyükbabası ile on yaşına kadar yaşayan yazar, resmî okul eğitimi almadı. "Batı Barut Kokuyor" romanının yayımlanmasıyla başarı kazanıncaya kadar Amerika’nın güney ve güneybatısında kovboyluk, çiftçilik ve benzer ağır işlerde çalıştı.

"Batı Barut Kokuyor" romanı meşhur sinemacı Clint Eastwood tarafından filme çekildikten sonra Carter şöhreti yakaladı. Eastwood, yazarın ikinci kitabı “Kan Yerde Kalmaz”ı da film yapmak istedi, hatta kitabın film yapma haklarını da satın aldı, ancak bu film aradan geçen bunca zamana rağmen bir türlü gerçekleştirilemedi.
Carter iyi bir romancı olarak, düşüncelerini eserlerine yansıtmak için sürekli olarak kütüphanelere gider, araştırma yapar, kıt’anın gerçek sahibi Kızılderililerin anlattıklarını dinlerdi. Zaten romanlarında anlattıkları, gerek mekân gerekse tipler olarak, Birlik’e (Washington yönetimi) karşı çıkan ve Konfederasyonu savunan insanların verdikleri çetin savaştı. Hele Watch For Me On The Mountain (Dağlardan Sorun Beni) isimli romanında anlattığı efsanevî Apaçi reisi Geronimo’nun hayatında yazılanları okuyanların tüyleri diken diken olur. Carter, karakterlerine önemli fonksiyonlar yükler ve uygulatır. Josey Wales, Macchiavelli’nin Prens’i gibi ideal lider fantezisinin müşahhaslaşmış halidir: Kötü politikacıları ve kötü kurumları (Katolik kilisesi ve Meksikalı Ruraleler gibi) yok etmek, yandaşlarını ve sevdiklerini korumak için her yola hatta aşırı şiddete bile başvurmak gibi. Aynı yaklaşım otobiyografik eseri Küçük Ağacın Eğitimi’nde de belirgin olarak görülür. Carter kurumlaşmış Hıristiyanlığı ve politikacıların ikiyüzlülüğünü eleştirir. Bu kitapta Forrest Carter’ın Washington hükûmeti ve Hıristiyanlığa yönelttiği tenkitler had safhadadır.

Serseriler, İslam Gemici, Emre Yayınları, İstanbul, 2006



Güncelleme Tarihi: 18 Ekim 2012, 20:42
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48