banner39

ABD Başkan adayı Yahudi Blomberg'in Müslümanlar'a casus muamelesi tepki gördü

Eski New York Belediye Başkanı ve 2020 ABD Başkan adayı Michael Bloomberg, Müslüman topluluklar üzerinde sürveyans uygulamasını savundu.

Amerika 04.03.2020, 12:06 04.03.2020, 14:45
ABD Başkan adayı Yahudi Blomberg'in Müslümanlar'a casus muamelesi tepki gördü

Naed Ladak

ABD Başkanlık Seçim Adayı Michael Bloomberg, 11 Eylül'den sonra bütün Müslümanlara casusluk muamelesi. Arap ve Müslüman sivil haklar grupları, Bloomberg'in tartışmalı gözetim programına en son verdiği desteği kınadılar. 

Michael Bloomberg, eski New York Belediye Başkanı olarak Müslüman topluluklar üzerinde sürveyans uygulamasını savundu.

ABD 2020 Başkanlık seçimlerimde Demokratlardan Cumhurbaşkanlığı adayı olan Bloomberg geçen Perşembe günü PBS Newshour ile yaptığı röportajda , 9/11 (11 Eylül İkiz Kuleler) saldırılarının ardından camileri izlemek için muhbirlerin kullanılmasının “yapılacak doğru şey” olduğunu söyledi.  Saldırganların hepsi Müslüman olduğu için New York'un Müslüman topluluğunun polisin izlemesi için “doğal yer” olduğunu söyledi.

Bloomberg, “Bizi güvende tutmak için yararlı olabilecek bilgiler olabileceğini düşündüğünüz yere gitmek sorun değil,” dedi.

New York Polis Departmanının New York Müslümanlarını gözetlemesinin Amerika'yı güvende tutmak için daha büyük bir çabanın parçası olduğunu iddia etti. “Bunu yapmamız gerekiyordu,” diye devam etti ve programın yasal olduğunu iddia etti.

“O dönemde alenen terörizmi teşvik eden imamlar olduğunu” iddia etti. Daha sonra, sürveyansın “tüm Müslümanların terörist veya tüm teröristlerin Müslüman” anlamına geldiğine inanmadığını açıkladı.

Çekişmeli politika , Müslümanların uğrak yeri olan ibadethaneleri, restoranları ve okulları hedef aldı ve bir noktada 18 Müslüman öğrenciye bir whitewater rafting gezisinde eşlik eden bir subay göndermeyi içeriyordu . 

Bloomberg'in bu casusluk politikasından vazgeçmeyi reddetmesi, özellikle siyah ve Latino topluluklarını hedeflediği için eleştirdiği dur-kalk programı için son özür ışığında özellikle tartışmalıdır . 

“Büyük bir sivil hak ihlali”

Bloomberg son zamanlarda Müslüman seçmenleri cezbetmeye çalışıyor . Bununla birlikte, bu ifadenin, topluluklarının tarihsel gözetimini eleştiren Amerikalı Müslümanları kızdırması muhtemeldir. Arap ve Müslüman sivil haklar grupları, Bloomberg'in gözetim programına en son verdiği desteği kınadılar. 

New York'a bu plandan dava açan sivil haklar örgütü Muslim Advocates özellikle kritikti. Programın “sayısız masum Amerikan Müslümanına kalıcı zarara yol açan büyük bir sivil hak ihlali” olduğunu belirtti.

Grubun genel müdürü Farhana Kherae, cumhurbaşkanlığı adayının programın yasal olduğu iddiasını yalanladı. Mahkemelerin “Bloomberg ve NYPD ile birlikte olmasının kesinlikle yanlış olduğunu” söyledi ve 2015 tarihli bir federal temyiz mahkemesine NYPD'nin davranışını ciddi şekilde eleştirdiğini belirtti. Programı, yakın tarihte Amerika'daki azınlıkların maruz kaldığı sivil hak ihlallerine benzetmiştir.

Arap Amerikan Enstitüsü'nün genel müdürü Maya Berry de aynı şekilde hayrete düşüyordu. Dedi ki:

NYPD, kelimenin tam anlamıyla üç eyaletteki topluluklarımızı eşleştirerek sistemik sansürlere, hükümetle herhangi bir etkileşime güvensizliğe ve topluluklarımıza anlatılmayan zararlara neden oldu. ”

Yetkili, “Etnik köken veya inanç, kolluk kuvvetlerinin incelenmesi için gerekçe değildir” diye ekledi.

Kamuoyu hak ihlallerine ilişkin bu kadar şok edici bir gösteriden sonra Bloomberg'in başkanlık kampanyasının ne kadar devam edebileceği görülüyor.

Michael Bloomberg Kimdir?

2020 ABD başkanlık yarışına adaylığını koyan 54 milyar dolarlık servetiyle dünyanın dokuzuncu zengini New York eski Belediye Başkanı Michael Bloomberg 14 Şubat 1942’de Boston, Massachusetts’te dünyaya geldi.

Michael Bloomberg Yahudi geleneklerine bağlı, Kaşerut kurallarına uyan orta sınıf bir ailede büyüdü. Babası muhasebeci olan Bloomberg ilk ve ortaokulu Yahudi okulunda, lisans eğitimini Johns Hopkins Üniversitesinin Elektrik Mühendisliği Bölümünde tamamladı. Bloomeberg, daha sonra Harvard Üniversitesinin İşletme lisansüstü programını bitirdi.

Bloomberg eğitim hayatını tamamladıktan sonra Wall Street’te Salomon Brothers firmasında yatırım bankacılığı alanında çalışmaya başladı. Şirkette oldukça yükselen Bloomberg, 1973 yılında şirketin ortaklarından biri haline geldi. 1981’de Salomon Brothers’ın el değiştirmesinden sonra yatırım bankacılığı sektöründen ayrılan Bloomberg, sahip olduğu hisseler sayesinde şirketin satışından elde ettiği parayla kendi şirketini kurdu. Innovative Market Systems / İnovatif Piyasa Sistemleri adındaki şirket teknoloji ve finans piyasalarını birleştirmeye yönelik hizmet vermeye başladı. Şirket aynı zamanda borsada veri analizini kolaylaştıran sistemler kurdu. 1987 yılında isim değişikliğine giden şirket, günümüzdeki Bloomberg L.P. adını aldı. Hızla yükselen Bloomberg L.P. 1989 yılına gelindiğinde 2 milyar dolar değerindeydi. Günümüzde ise Bloomberg L.P., 20 bin çalışan barındıran ve 120 ülkede hizmet veren, 10 milyar dolar değerinde bir şirket. Bloomberg, aynı zamanda medya alanında çalışmalara başlayarak Bloomberg News ve Bloomberg TV’yi kurdu. Bloomberg L.P.’nin Londra’da 2018 yılında açılan ofis binası, mimarinin prestijli ödüllerinden olan Stirling Ödülünü kazandı ve dünyanın en sürdürülebilir ofis binası seçildi. 

Michael Bloomberg, 2001 yılında politikaya atılarak New York Belediye Başkanlığına adaylığını koydu. 11 Eylül saldırısından birkaç ay sonra, 2002 yılının ocak ayında göreve seçildi. Bloomberg, 2005 ve 2009 yıllarında tekrar seçilerek toplamda üç dönem boyunca belediye başkanlığı yaptı. 2002 ve 2005 yıllarındaki seçimlerde Cumhuriyetçi Parti’nin adayı olarak seçilen Bloomberg, 2009 yılında bağımsız aday olarak seçildi. Belediye başkanlığı boyunca ücret almayı reddeden Bloomberg, 12 sene boyunca bu görevden yıllık sadece sembolik olarak bir dolar aldı. Bloomberg, iş seyahatlerini de kişisel servetinden karşıladı. Bu dönem boyunca Bloomberg L.P.’nin CEO’luğundan çekilen Bloomberg, görevini Daniel L. Doctoroff’a devretti. 2014 yılında Bloomberg şirketinin başına tekrar geçti. 

ÖZEL HAYATI

Michael Bloomberg’in 1975’te evlendiği ve 1993 yılında boşandığı eski eşi Susan Brown’dan olan iki kızı var. Eski eşi ile ayrılsalar da hala çok yakın arkadaş olduklarını belirten Bloomberg 2000 yılından beri New York Eyaleti Bankacılık Odasının baş amirliğini de yapmış olan Diana Taylor ile birlikte. 

YAHUDİLİĞİ VE İSRAİL İLE BAĞI

Bloomberg 2014 yılında ‘Yahudi Nobeli’ olarak da bilinen 1 milyon dolarlık Genesis Ödülü’nün ilk sahibi oldu. Bloomberg bu ödülü kamuya yaptığı hizmetler ve hayırseverlik faaliyetleri nedeniyle aldı. Bloomberg ödülden aldığı parayı bağışladı. Ödülü alırken yaptığı konuşmasında ailesinin kendisine küçüklüğünden beri İsrail’in önemine değindiğini ve İsrail tarihi okuttuğunu belirtti. 

Michael Bloomberg, İsrail’e yaptığı ziyaretlerle de çoğu zaman ses getirdi. 2014 yılında Koruyucu Hat Operasyonu sırasında ABD, Amerikan havayolları uçaklarının Tel Aviv Ben-Gurion Havaalanına iniş yapmalarını yasaklayınca, Bloomberg kendi özel uçağıyla New York’tan Tel Aviv’e uçtu ve İsrail’in güvenli bir yer olduğunun mesajını bizzat verdi.

BAŞKANLIK KAMPANYASINA BAŞLIYOR

2020 ABD Başkanlığı için muhalefet Demokrat Parti’den adaylığını geç de olsa koyan Bloomberg, diğer adayların aksine seçim kampanyasını seçmenlerden aldığı bağışla değil kendi kişisel serveti ile yürütüyor. Bloomberg’in bağışları kabul etmemesi resmi Demokratik münazaralara katılamayacağı anlamına geliyor çünkü Demokratik Ulusal Komitenin kurallarına göre adayların oylama ve bağışlarda belli kriterleri karşılaması gerekiyor. Büyük çaplı servetiyle diğer parti adaylarının seçim kampanyaları için harcadığı tutardan çok daha fazla harcama yapıyor. Bloomberg’in bir hafta içerisinde televizyon reklamları için 30 milyon dolar harcadığı biliniyor. Harcanan bu rakam diğer adaylarının tüm yıl içerisinde harcadığı tutardan daha fazla. Bloomberg’in başkan seçilme halinde alması gereken yıllık 400 bin dolarlık başkanlık maaşını da kabul etmeyeceği biliniyor. Başkan Donald Trump da bu maaşı eski başkanlar Herbert Hoover ve John F. Kennedy gibi kabul etmeyenlerden.

Bloomberg’in yüksek servetinin oluşturduğu ve Demokratik Parti çizgisine pek fazla uymayan profilinin başkanlık yarışının ilerleyen dönemlerinde onu olumsuz etkileyebileceği düşünülüyor. Buna karşın, Bloomberg’in geçmişte hem özel sektörde hem de devlet bünyesinde başarılı çalışmalar yürütmüş olması seçim kampanyasını olumlu yönde etkiliyor. 

Bloomberg’in vaatleri

Bloomberg, seçim sürecinde vadettiği bazı politikalarıyla diğer muhalefet parti adaylarından ayrışıyor. ABD’de sağlık sisteminin özel sektörün elinde olmasından dolayı birçok seçmenin sağlık hizmetlerinden yoksun kalması başkanlık adaylarının sıklıkla değindiği meselelerden biri. Bloomberg, Demokrat Parti adayların neredeyse hepsinin uygulamayı önerdiği ‘herkes için sağlık sigortası’ politikasını gerçekçi bulmadığını ve ABD’nin bu tarz bir uygulamayı karşılayabilecek gücü olmadığını belirtti. Bloomberg, sağlık sigortasının her vatandaşa otomatik olarak uygulanması yerine sadece özel sağlık sigortasını karşılayamayan vatandaşlar için uygulanmasını önerdi. New York Belediye Başkanı olduğu dönemde de sağlık politikalarıyla öne çıkmış olan Bloomberg, New York’taki kapalı restoran, bar, park ve çoğu çalışma alanlarına sigara yasağı getirdi. Aynı zamanda kendisi restoranların menülerine kalori ve besin değerlerinin eklenmesini sağlayan isim. 

Varlık Vergisine karşı

Seçim sürecinde en çok tartışılan konulardan biri olan vergi politikaları konusunda Bloomberg, Elizabeth Warren ve Bernie Sanders gibi diğer güçlü muhalefet parti adaylarının aksine, varlık vergisi uygulamasına karşı çıktı. Varlık vergisinin yıllık geliri 50 milyon ve 1 milyar dolar arası olan vatandaşlardan gelir vergisine ilave olarak yüzde 2 oranında alınması planlanıyor. Bloomberg, varlık vergisinin ABD anayasasına aykırı olduğunu belirtti. 

Geçmişte ABD’deki silah kontrolü için bağışta da bulunan Bloomberg, silah sattın alımından önce herkesin sıkı bir sorgulamadan geçmesi gerektiğini ve ABD ’deki silah yasalarının sıkılaştırılması gerektiğini belirtti. 

Kaynak: themuslimvibe, şalom, www.dunyabulteni.net

banner53
Yorumlar (0)
22
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?