banner39

ABD raporunda Türkiye'ye eleştiri

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yayımladığı İnsan Hakları Raporu’nun Türkiye bölümünde, ülkedeki önemli insan hakları sorunları sıralandı.

Amerika 25.05.2012, 00:30 25.05.2012, 00:43
ABD raporunda Türkiye'ye eleştiri

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yayımladığı İnsan Hakları Raporu'nun Türkiye bölümünde, önemli insan hakları sorunları, 3 maddede sıralandı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, dünyada insan haklarının durumuyla ilgili yıllık raporunu açıkladı. Bakanlığın raporunda, "Arap Baharı"nın getirdiği "değişiklik arzusu" memnuniyetle karşılandı.

Raporda, yasadışı olarak değerlendirdikleri hükümetlerine karşı çıkmak için, korkudan arınmış, hayatlarını vermeye hazır göstericilerin görüntülerinin tüm dünyaya ilham kaynağı olduğu vurgulandı.

Bununla birlikte değişikliklerin, yerini demokrasi ve insan haklarına daha büyük saygıya bırakmadan önce, istikrarsızlık getirdiği belirtildi.

Raporda ayrıca demokrasi yoluna giren Myanmar'daki durumdan memnuniyet duyulduğu, atılan adımların İran, Kuzey Kore, Özbekistan, Eritre ve Sudan'a ilham verebileceği bildirildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Çin'de insan haklarıyla ilgili durumun "kötüleşmekte olduğunu" ifade ederken, bu ülkede başta ifade, toplanma ve dernek kurma özgürlükleri olmak üzere insan haklarının kötüleştiğini belirtti.

Raporda, Çin hükümetinin siyasi eylemcileri susturmak için çabalarını iki kat artırdığı ve yargısız prosedürlere başvurduğuna işaret edilerek, edinilen bilgilere göre keyfi ve yasa dışı idamların olduğu vurgulandı.

Sudan'ın, vatandaşlarının haklarını ihlal ettiği ve söz konusu ihlallerin cezasız kaldığı dile getirilen raporda, İran'da ise hükümetin halkı insan hakları, ifade, toplanma, dernek kurma, hareket ve din özgürlüklerinden yoksun bıraktığı kaydedildi.

TÜRKİYE'YE ELEŞTİRİ

Bakanlığın "2011 İnsan Hakları Uygulamaları Ülke Raporları" başlıklı raporunda Türkiye için, "Çok partili parlamenter sisteme ve sınırlı yetkileri olan bir cumhurbaşkanına sahip anayasal bir cumhuriyet" tanımlaması yapılırken, "özgür ve adil olarak değerlendirilen 12 Haziran'daki genel seçimlerde, AK Parti'nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde parlamenter çoğunluğu oluşturduğu" belirtildi.

Raporda, "Sivil yetkililerin genel anlamda güvenlik güçleri üzerindeki etkin kontrolünü sürdürdüğü" tespitinde bulunuldu.

Türkiye'de yıl içindeki "En önemli insan hakları sorunları"nın liste halinde sıralandığı raporda, "Adalete Etkin Erişimde Eksiklikler" başlığı altında şu görüşler dile getirildi:

"Terörizme ve devlete yönelik tehditlere karşı geniş yasalar, siyasi baskılar ve yargı sistemindeki yetersizlikler kadar, duruşma öncesi gözaltı sürelerinin uzunluğu ve devlet güvenliğiyle alakalı davaların adli takibatında şeffaflık eksikliği de adalete erişimi sınırladı.

Tutuklamalar ve iddianamelerin sunulması arasındaki geniş zaman süresi, istihbarat, delil ya da açıklamaların sızdırılması, savunma makamının savcılık tarafından ortaya konulan delillere erişiminin sınırlı olması ve soruşturmaların gizliliği de şüphelilere yönelik adli korumaların etkinliğiyle ilgili kaygıları körükledi... Yıl içerisinde hükümet, adli süreçleri hızlandırmak ve geliştirmek için adli reformları hayata geçirdi".

Listenin ikinci maddesinde ise "Hükümetin İfade ve Basın Özgürlüğüne Müdahalesi" başlığı yer aldı.

Listenin üçüncü maddesinde, "Savunmasız Nüfuslara Yeteri Kadar Koruma Sağlanmaması" başlığı altında, "Hükümetin, kadınlar, çocuklar ve eşcinseller dahil savunmasız nüfusları, toplumsal kötü muamele, ayrımcılık ve şiddetten etkin biçimde koruyamadığı" öne sürüldü.

Söz konusu maddede, "Namus cinayetleri ve tecavüz dahil olmak üzere kadınlara karşı şiddetin, özellikle önemli bir sorun oluşturmaya devam ettiği, çocuk evliliklerinin de sürdüğü" savunuldu.

Raporda, Türkiye'de yıl içindeki diğer önemli insan hakları sorunları olarak da "Kürt meselesi, öğrenci hakları ve Yüksek Öğretim Kurulu'nun faaliyetleriyle ilgili gösterilerin şiddet kullanılarak bastırıldığı, güvenlik güçlerinin aşırı güç kullandığı, cezaevlerinin kalabalık olduğu, asayiş yetkililerinin, tutuklulara hızlı biçimde avukatlarına erişim imkanı
sağlamadığı" iddialarına yer verildi.

Raporda, terör örgütü PKK ile mücadeleye ilişkin güvenlik güçlerinin raporlarına dayandığı bildirilen bilançolara yer verilirken, sivillerin ölüm ve yaralanmalarının 2010'dan bu yana artış gösterdiği, güvenlik gücü mensuplarının ölüm ve yaralanmalarının ise iki kattan fazla arttığı dile getirildi.

ULUDERE OLAYI DA RAPORA GİRDİ

Raporda, Uludere olayına ilişkin, "28 Aralık'ta askeri uçaklar, PKK üyelerini öldürme amaçlı bir hava saldırısında, Uludere yakınında 34 sivili öldürdü. Hükümetin soruşturması yıl sonu itibarıyla sürüyordu" ifadesine yer verildi.

"Ergenekon" ve "Balyoz Planı" davalarına da yer verilen raporda, "Ergenekon"la bağlantılı olarak, İstanbul'daki savcıların yıl boyunca tanınmış ordu, iş dünyası ve medya mensuplarını, karışıklık yaratma ve seçilmiş hükümeti devirme planları yaptıkları suçlamasıyla tutuklamaya devam ettiği, yıl sonu itibarıyla 250'den fazla kişiye suçlama yöneltildiği belirtildi.

Raporda, bazı muhalif politikacılar, basın mensupları ve hükümeti eleştiren çevrelerin, iddianamelerin çoğunun siyasi güdümlü olduğunu öne sürdüklerine değinildi.

"KISITLAMALARA RAĞME, MEDYA HÜKÜMETİ ELEŞTİRMEYE DEVAM EDİYOR"

"Savcıların, medya özgürlüğünü kısıtlayıcı çeşitli yasalar altında yazarlar, gazeteciler ve siyasi şahsiyetlere karşı düzinelerce dava açtığı, bazı zamanlarda yetkililerin, gazete bürolarına baskın emirleri verdiği, gazeteleri geçici olarak kapattığı ve para cezaları uyguladığı" iddia edilen raporda, "Hükümetin kısıtlamalarına rağmen, medyanın hükümet liderlerini ve politikalarını günlük bazda eleştirdiği ve birçok durumda hükümetle alakalı muhalif bir rol benimsediği" kaydedildi.

Raporda, hükümetin internet erişimindeki, "Aşırı kısıtlamaları" sürdürdüğü de öne sürüldü.

Raporun "Siyasi Haklara Saygı" başlıklı bölümünde ise, "Anayasa ve yasaların, vatandaşlara, hükümetlerini barışçıl şekilde değiştirmeleri hakkını sağladığı ve vatandaşların da bu hakkı periyodik, özgür ve adil seçimler üzerinde uyguladığı" belirtilirken, "Bununla birlikte bazı siyasi partiler ve liderlerin faaliyetlerinin kısıtlandığı" iddia edildi.

 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?