ABD Türkiye'ye ne yapabilir, hangi yaptırımları uygulayabilir, daha önce yaptırım uyguladı mı?

İzmir’de terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği, askeri- siyasi casusluk yaptığı iddiasıyla tutuklanan ABD’li rahip Brunson'un tutukluluğu iki ülke arasında siyasi krize neden oldu. Trump'ın, Brunson’un serbest bırakılması için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yaptığı çağrılar ve ardından ABD'nin Türkiye'yi yaptırım ile tehdit etmesi siyasi krizi daha da alevlendirdi.

ABD Türkiye'ye ne yapabilir, hangi yaptırımları uygulayabilir, daha önce yaptırım uyguladı mı?

ABD'nin Rahip Brunson'un serbest bırakılması için Türkiye'ye savurduğu yaptırım tehditlerinin yanı sıra FETÖ üyelerinin iade edilmeyeceğinin sinyallerini vermesiyle birlikte Türkiye-ABD ilişkilerindeki gerginlik yeni bir boyut kazandı. Brunson davasının yanı sıra bir NATO üyesi olan Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füze savunma sistemi satın alma planları ve Ankara'nın ABD'nin İran'a yeniden uygulamaya sokmaya hazırlandığı yaptırımlara uymayacağını açıklaması da Washington'da rahatsızlık yaratan diğer konular arasında yer alıyor.

Türkiye ise 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin sorumlusu olarak gösterdiği Fethullah Gülen'in iade edilmemesinden ve Suriye'de de ABD'nin çoğunluğunu terör örgütü YPG'nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) verilen destekten duyduğu rahatsızlığı her fırsatta dile getiriyor. Ayrıca, New York'ta görülen davada eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın tutuklanmasının ardından ABD Hazine Bakanlığı'nın Halkbank'a ceza kesip kesmeyeceği de ikili ilişkiler açısından izlenen bir diğer konu. 

ABD, Türkiye'ye karşı ne gibi adımlar attı?

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı ve eski Başbakan Binali Yıldırım, ABD'yi "terör örgütlerini korumakla" ve NATO ortağına gerekeni yapmamakla suçlamıştı. Yıldırım, ayrıca ABD'nin Türkiye'ye "gizli ambargo" uyguladığını ifade etmiş ve bu değerlendirmesine dayanak olarak da ABD Dışişleri Bakanlığı'nın SIG Sauer yarı otomatik silahların satışına onay vermemesini göstermişti.

Amerikan Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Mayıs 2017'de Washington ziyaretinde korumalarının, provokatif bir şekilde düzenlenmiş protesto gösterisine sert müdahale ettiğini iddia edip bunun yarattığı tepkiler üzerine 1,2 milyon dolarlık SIG Sauer yarı otomatik silah satışına onay vermeme kararı almıştı. Başkan Erdoğan da ABD ile yaşanan vize krizi nedeniyle emniyet teşkilatının bu silahları kullanmayacağını açıklamıştı.

ABD ayrıca, vatandaşlarının ve Türkiye'deki misyonlarında görev yapan iki yerel çalışanın tutuklanmasının ardından vize başvurularını bir süreliğine durdurmuş ve iki ülke arasındaki görüşmelerin ardından yeniden başlama kararı almıştı. Son olarak, ABD Kongresi'nde de önümüzdeki yıl için hazırlanan savunma harcamaları yasa tasarısında başta F-35 yeni nesil savaş uçakları olmak üzere Türkiye'ye büyük askeri malzeme satışını geçici olarak durduran bir madde eklendi.

Tasarının Temsilciler Meclisi ve Senato tarafından üzerinde uzlaşmaya varılan versiyonunda, yasalaşma sürecinin tamamlanmasından 90 gün içinde ABD Savunma Bakanlığı'nın Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin durumuna yönelik bir rapor hazırlaması ve bu rapor sunulana kadar da teslimatın durdurulması öngörülüyor. Bu yasanın üzerinde uzlaşmaya varılan hali, bir kez daha Temsilciler Meclisi ve Senato'nun onayına sunulacak ve daha sonra da Trump'ın imzasıyla birlikte yürürlüğe girecek.

ABD bundan sonra ne yapabilir?

ABD Kongresi'nde bir süredir Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını savunan isimler bulunuyordu. Hatta, savunma harcamaları tasarısına Türkiye'de bazı kişilere yönelik yaptırım uygulanmasına dönük bir maddenin eklenmesi teklif edildi ancak bu kabul edilmedi. Şimdi ise Başkan Trump ve Başkan Yardımcısı Pence'in çağrılarının Kongre'de bundan sonraki yaptırım çabalarının da hayata geçirilme ihtimalini artıran bir gelişme olarak gösteriliyor. ABD basını ve analistler, Washington'ın Türkiye'ye askeri, mali ve kurum ya da kişileri doğrudan hedef alan yaptırımlar uygulayabileceği belirtiyor.

Askeri alanda, F-35 teslimatını ABD Savunma Bakanı'nın rapor sunma şartına bağlayan tasarı dışında kısa vadede bir adım atılması beklenmiyor. Mali tarafta ise son dönemdeki gelişmelerin mevcut yürüyen bazı girişimlerin hayata geçme olasılığını artırmış olabileceği ifade ediliyor. ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi, geçen hafta içerisinde Dünya Bankası nezdindeki Uluslararası Finans Kuruluşu gibi kurumların Türkiye'ye verilecek kredilerin onay sürecinde ABD'nin veto kullanmasını öngören tasarıyı kabul etti.

Bu uluslararası kurumlarda başka ülkelerin de karar mercilerinde bulunması nedeniyle ABD'nin kararının kredilerin verilmesini engelleyecek boyutta olup olmayacağı bilinmiyor. Ayrıca, bu tasarının yasalaşması için Senato komitesindeki onay önemli bir başlangıç olarak kabul edilse de Temsilciler Meclisi'nde de onaydan geçmesi gerekiyor. Bu sürecin de haftalar sürebileceği belirtiliyor.

Son olarak kişilere ya da kurumları hedef alan yaptırımların uygulanması da olasılık dahilinde. Bazı senatörler, savunma harcamalarıyla ilgili yasa tasarısının Senato versiyonuna ABD Dışişleri Bakanı'na "ABD vatandaşlarının hatalı ya da yasaya aykırı bir şekilde uzun süre tutuklu kalmalarından sorumlu olduğuna dair Bakan'ın güvenilir bilgiye sahip olduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin üst düzey yetkililerinin ülkeye girişini engelleme" yetkisi veren bir madde eklemek istedi. Ancak bu madde kabul edilmedi.

Bununla birlikte, ABD'li analistler 2017 yılında çıkarılan ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA) kapsamında bir süredir gündeme getirilen çağrıların bu kez Trump'ın de desteğini alabileceğine dikkat çekiyor. Bu yasa, Rusya savunma sanayi ve istihbarat servisleriyle iş yapan şirketlere de yaptırım uygulanmasını öngörüyor. Eylül 2017'de Cumhuriyetçi Senatör ve eski başkan adayı John McCain ile Demokrat Senatör Ben Cardin, Trump'a yazdıkları mektupta, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füzesi almak için yaptığı anlaşma nedeniyle bu yasa kapsamında yaptırımlar uygulanmasının da önünü açtığını söylemişti.

ABD'nin Avrupa ve Avrasya İlişkilerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Wess Mitchell de Temsilciler Meclisi'nin Dış İlişkiler Komitesi'nde Nisan ayında katıldığı oturumda, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 satın almasının "CAATSA'nın 231'inci maddesi kapsamında yaptırımların uygulanmasına ve Türkiye'nin F-35 programına katılımı üzerinde olumsuz etki yaratma potansiyeli" taşıdığını ifade etmişti.

ABD'nin yaptırım uygulamasının sonuçları ne olur?

Washington'da Kongre'den gelen Türkiye'ye yaptırım uygulama çağrıları bugüne kadar Trump yönetiminde karşılık bulmadı. Ancak Brunson'ın serbest bırakılması Trump yönetiminde de bu konuda bir tavır değişikliğinin sinyali olarak yorumlanıyor. Beyaz Saray Sözcüsü Hogan Gidley, geçen hafta içinde yaptığı açıklamada, Başkban ve Başkan Yardımcısı'nın attığı Twitter mesajlarının çok açık olduğunu belirterek, Brunson'ın ivedilikle serbest bırakılmaması halinde yaptırım uygulanacağını yineledi. Analistler de Brunson meselesine gelen tepkilerin Türkiye'ye yaptırım olasılığını artırdığını savunuyor.

ABD, daha önce Türkiye'ye yaptırım uyguladı mı?

ABD, Türkiye'ye 1974 ile 1978 yılları arasında farklı şekillerde bir dizi yaptırım uyguladı. Yaptırımların ilk yürürlüğe girmesi, 1973 genel seçimlerinin ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Milli Selamet Partisi tarafından kurulan koalisyon hükümetinin haşhaş ekim yasağını kaldırmasıyla oldu. Hükümet, 1 Temmuz 1974'te 7 ilde devlet kontrolü altında haşhaş ekimine tekrar başladı. Haşhaş ekimi önceki yıllarda ABD'nin tepkileri sonucu yasaklanmıştı. ABD Kongresi, Türkiye'ye her türlü askeri, ekonomik ve diğer yardımların yanı sıra mühimmat, savunma hizmetleri ve silah teslimatına dair ruhsatları askıya aldı.

Ayrıca, Türkiye'ye kredi verilmesi de 1 Ocak 1975 tarihi itibariyle durduruldu. Dönemin ABD Başkanı Gerald Ford, Türkiye ile müzakerelerin devam ettiğini belirterek, Kongre'nin aldığı kararları yürürlüğe sokmadı. Ancak, 1974 yazındaki Kıbrıs Barış Harekatı'nın ardından Ford da Türkiye'ye yardımların durdurulmasını öngören kararı onayladı. Yaptırımlar, haşhaş ekimi nedeniyle gündeme getirilmiş olsa da uygulanması Kıbrıs Barış Harekatı'ndan sonra gerçekleşti. Ancak ilerleyen yıllarda, Soğuk Savaş'a bağlı bölgedeki gelişmelerin Türkiye'nin stratejik önemini artırmasıyla zaman içerisinde yaptırımlar da kaldırıldı.

Güncelleme Tarihi: 24 Eylül 2018, 16:49
YORUM EKLE

banner26

banner25