banner39

ABD'den 2030 senaryosu

ABD'nin istihbarat raporunda,Türkiye'nin 2030 yılına kadar yükselişe geçeceği tahminiyle birlikte, “Bölgede kurulabilecek bir Kürt devletinin" Türkiye'ye etkileri tartışılıyor

Amerika 11.12.2012, 08:27 11.12.2012, 10:54
ABD'den 2030 senaryosu

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki istihbarat kuruluşlarını bünyesinde toplayan Ulusal İstihbarat Direktörlüğü tarafından 5 yılda bir hazırlanan ve dünyanın geleceğine ilişkin senaryoların ele alındığı rapor yayımlandı.

Amerika Birleşik Devletleri Ulusal İstihbarat Direktörlüğü'nün ‘Küresel Eğilimler 2030: Alternatif Dünyalar’ başlıklı raporunda, Türkiye'nin dünya sahnesindeki rolü ile bölgesinde yaşanabilecek gelişmelerden nasıl etkileneceği yönünde tespitlere yer verildi.

Raporun en dikkat çekici ifadelerinden biri, "Bir Kürt devletinin yükselişinin Türkiye'nin bütünlüğüne darbe olacağı ve Ortadoğu sınırlarının ortaya çıkmakta olan bu devletle yeniden çizileceği” oldu.

Ulusal İstihbarat Konseyi Danışmanı ve raporun başyazarı Mathew Burrows'a göre, bu muhtemel bir senaryo değil ancak gerçekleşmeyeceğinden de emin olunmamalı.

Raporda Türkiye'nin 2030 yılına kadar bölgesel aktör olarak küresel ekonomi için önemli hale gelmesinin beklendiği kaydedilirken, Burrows'a göre, bu bağlamda Türkiye'nin uluslararası sistemde daha geniş bir etkisi olacak.

Türkiye'de doğum oranında keskin bir düşüş yaşandığının belirtildiği raporda, bu şekilde devam etmesi halinde, 2030 yılında Türkiye'deki genç nüfus oranında az bir düşüş yaşanacağı ve Türkiye'nin Sahra Altı Afrikası ile Güneydoğu Asya gibi bölgelerden genç göçmenleri çekeceği dile getiriliyor.

ÇİN, ABD’Yİ GEÇECEK

Raporun küresel bazdaki öngörülerinden biri de, 2030 yılında Çin'in Amerika'yı geride bırakarak dünyanın en büyük ekonomisi olacağı.

Ulusal İstihbarat Direktörlüğü, en iyi senaryo olarak Amerika Birleşik Devletleri’ne, Çin ile birlikte hareket edilmesi, küresel problemlerle başa çıkmada işbirliğine gidilmesi tavsiyesinde bulundu.

2030'da yiyecek, su ve enerji ihtiyacının yüzde 35 ila 50 oranında artacağı, bunun da özellikle Afrika ve Ortadoğu gibi bölgelerde çatışmalara yol açabileceği de raporda yer alan öngörülerden bir tanesi.

Çin, Hindistan ve Brezilya dışında, Kolombiya gibi bölgesel oyuncular Endonezya, Nijerya, Güney Afrika'nın öne çıkması, Avrupa, Japonya ve Rusya ekonomilerinde düşüşlerin devam etmesi muhtemel görülüyor.

Brezilya, Çin ve Türkiye gibi genç nüfusa sahip pek çok gelişmekte olan ülkenin azalan doğum oranları nedeniyle problem yaşayacağı öngörüsü de öne çıkan noktalar arasında..

Raporda "stres altında" olarak nitelenen bölgeler arasında İsrail Ürdün / Filistin, Kura-Ural, Dicle ve Fırat havzası, Siriderya ve Amuderya nehirleri havzası ile Aral Denizi vurgulanıyor.

ORTA DOĞU ÇOK DEĞİŞECEK

2030 yılına gelindiğinde, Orta Doğu'nun "çok farklı bir yer" olacağı belirtilen raporda, yine de kronik istikrarsızlık ve potansiyel bölgesel çatışma tehlikesinin devam edeceğini savunuyor.

Arap Baharı'nın ardından, azalan doğurganlık oranlarının sosyal ve ekonomik etkilerinin ortaya çıkmaya başlayacağı, giderek yaşlanan nüfusla ilgili sıkıntıların öne çıkacağı vurgulanıyor.

ABD raporunda, bölgedeki siyasi gelişmelerin Orta Doğu'nun geleceğini belirleyeceği, İran'ın nükleer silah elde etmesi durumunda bölgenin "son derece kararsız bir gelecekle karşı karşıya" kalacağı iddia ediliyor.

Irak ve Suriye'de ise etnik ve dini hatlar boyunca bir parçalanma öngörülüyor.

banner53
Yorumlar (0)
17
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?