banner39

ABD'nin cadı avında son hedef Müslümanlar

Kongre üyesinin başlattığı yeni dalga, Amerikan tarihinde farklı grupların hedef alındığı cadı avlarını yeniden gündeme getirdi

Amerika 10.03.2011, 12:15 10.03.2011, 18:04
ABD'nin cadı avında son hedef Müslümanlar

Çiğdem Aktı / Dünya Bülteni - Haber Merkezi

Amerikalı Müslümanlar'ın radikalleştiğini iddia eden Temsilciler Meclisi İç Güvenlik Komisyonu Başkanı, New York milletvekili Peter King, bugün Kongre'de düzenlediği özel oturumla, İslam'ı ve müslümanları hedef alan yeni bir kampanyayı farklı bir boyuta taşıdı.

"Amerika'da yaşayan Müslümanlar'ın bir kısmının ciddi bir terör tehdidi oluşturduğunu" iddia eden King'in başını çektiği kampanya ülke gündemini aylardır meşgul ederken, bir yandan tepkiler ve endişeler artıyor; bir yandan da ABD'nin eski 'cadı avı defterlerini" yeniden gündeme getiriyor.

Amerika'da yaşayan yaklaşık 7 milyon müslümanı  bir kez daha hedef gösteren, camileri "radikalliğin ve terörün merkezleri" olarak lekeleyen bu kampanya, FBI'ın "terör tehditleri ırkçı beyazlar, çevreci teröristler, hükümet karşıtları ve ayrılıkçılar dahil her türlü gruptan geldiği" açıklamasına rağmen sadece müslümanları suçluyor.

KONGRE ÇATISI ALTINDA IRKÇILIK

Ülkedeki sağduyu sahibi siyasiler, dini liderler, aktivistler ve akademisyenler, "müslümanların çoğunun terörle bağlantılı olduğu ya da buna yakın durduğu" ön kabulü ile başlayan bir kampanyanın Kongre çatısı altına taşınmasının yarattığı tehlikeye dikkat çekiyor.

Georgetown Üniversitesi Orta Doğu ve  Güvenlik Çalışmaları Programı lisansüstü eğitim müdürü ve eski bir CIA analisti olan Paul Pillar, "ABD'nin sözde terörle mücadele amaçlı duruşu ve politikaları bu tür duruşmalarla gittikçe terörle değil, Müslümanlar ile mücadele edildiği izlenimini güçlendiriyor. uyarısında bulunuyor, "Ve bu izlenim Müslümanlar arasında daha fazla Amerikan karşıtlığına neden olacak" diyor.

Müslüman Kamu İşleri Konseyi Devlet ve Politika Analisti Alejandro Beutel ise, oturumu  "tiyatro" olarak nitelerken, King'in "bir dini sanık sandalyesine oturttuğuna" dikkat çekiyor.

Ülkedeki 42 sivil özgürlük örgütü de, "bazıları radikal bile olarak nitelese, Kongre kimsenin dini ya da siyasi inançlarını sorgulama hakkına sahip değildir" açıklaması ile tepkilerini ortaya koydu.

CAMİLER SİYASİ VE SOSYAL HAYATA KATILIMI ARTIRIYOR

Bu arada, Kongre "camilerin radikalleşme merkezi" olduğunu savunadursun, ABD'de yapılan bir araştırma, camilere giden ABDli Müslümanların sivil ve siyasi katılım konusunda daha aktif olduğunu ortaya koydu.

"Dindar Amerikalı Müslümanlar Amerikan siyasetine katılmak konusunda daha aktif" diyen Tufts Üniversitesi'nde Karam Dana, İslam ve Amerikan siyasi sistemi üzerine ülkede yapılan en geniş kapsamlı araştırmaya imza atanlardan biri. Düzenli olarak camilere giden müslümanlar arasında ABD siyasetine dahil olanları  yüzde 95 oranında belirleyen bu araştırma, Cumhuriyeti Peter King'in cami cemaatini  "aramızdaki düşmanlar" olarak nitelemesinden önce yapıldı.

ABD'NİN CADI AVI TARİHİ

Peter King tarafından Kongre çatısı altına taşınan İslam düşmanlığı, Amerika'nın kısa tarihinde yer alan uzun cadı avı listesinin de yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

Gerçek 'cadı avlarından', siyasi görüşleri nedeniyle hayatların karartıldığı 'McCarthyzim'e uzanan bu listede öne çıkanlar ise şöyle:

SALEM CADI AVI (1692-1693)

ABD tarihinde "orijinal cadı avı" Massachusetts eyaletindeki Essex, Suffolk ve Middlesex şehirlerinde  "büyücülük" yaptıklarından şüphelenilen kişiler hakkında başlatıldı. Kovuşturma ve duruşmalar serisi Şubat 1692 ve Mayıs 1693 arasında aralıksız sürdü, 150'den fazla kişinin tutuklanması, işkence görmesi, taşların altında ezilmesi ve diri diri yakılması ise sonuçlandı.

JIM CROW KANUNLARI (1876-1965)

Amerikalı siyahların tamamen ikinci sınıf insan muamelesi gördüğü, uzun yıllar boyunca tuvaletlerden lokantalara tüm alanlarda siyahlar ve beyazların ayrıldığı 'kanuni ırkçılık..."
Bu dönemde insan olarak bile görülmeyen siyahlardan yüzlercesi beyazlar tarafından linç edildi, ve bu cinayetlerin cezası da yoktu.

ALMANLAR VE JAPONLAR TOPLAMA KAMPLARINDA (1. ve 2 Dünya Savaşları)

I. Dünya Savaşı sırasında, 14 yaşın üzerindeki Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı tüm Almanya doğumlulara karşı ağır kısıtlamalar getirilen bir yönetmelik yürürlüğe sokuldu. Yerel postanelerde kayıt altına alınma zorunluluğundan, devamlı kimlik kartı taşımaya uzanan kurallar dışındı, binlerce Alman asıllı gözaltı kamplarına yerleştirildi.

Fort Douglas, Utah ve Fort Oglethorpe'da bulunan bu kamplarda, İkinci Dünya Savaşı başında da 11 binden fazla Alman asıllı Amerikalı gözaltında tutuldu. Kongre, İkinci Dünya Savaşı sırasında Avrupalılara yönelik ABD hükümetinin politikalarını gözden geçirmek için bağımsız bir komisyonu 2001 yılında (!) oluşturdu.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanlar'dan da ağır muameleye tabi olanlar ise Japon asıllı Amerikalılar oldu. Yaklaşık 110 bin Japon asıllı, "Savaş Kamplarına" tıkıldı, zor koşullarda ve gıda kısıtlamaları altında 4 yıl bu kamplarda tutuldu.

KIZIL KORKU (1919-1920)

I. Dünya Savaşı sırasındaki Alman casus endişesini bahane eden Amerika, özellikle siyasi görüşü farklı isimlere karşı yeni bir cadı avı başlattı. Bu dönemdeki sebebsiz tutuklamalar ve sözde radikal binlerce kişinin sınırdışı edilmesi Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği'ni doğurdu.

MCCARTHYCİLİK (Soğuk Savaş Dönemi)

"Şüpheli komünizm sempatizanlarına" yönelik cadı kampanyası olan ve avın en önemli ismi Senatör Joseph McCarthy'den dolayı "McCarthycilik" olarak anılan kampanya, ülkede en uzun süren ve en fazla acıya neden olan siyasi baskı olarak kabul ediliyor. Binlerce Amerikalı 20. yüzyılın anti-komünist paranoyasının kurbanı oldu, Kongredeki oturumlarda, çoğu kez sadece hükümet uygulamalarını eleştirmekten başka suçu olmayanlar hedef gösterildi. Birçok Amerikalı yazar, aktör ve sivil haklar savunucunun yanısıra, sıradan insanlar da komünist sempatizanı olmakla suçlandılar.

PETER KING İSLAM'A KARŞI (2011)

11 Eylül saldırılarının ardından zirve yapan Amerika'daki müslüman karşıtlığı, uzun zamandır İslam karşıtlığı ile ün yapan New York'un Cumhuriyetçi vekili Peter King tarafından resmen bir cadı avına dönüştürüldü. Amerikalı müslümanları radikallikle suçlayan görüşlerini Kongre'ye taşımayı başaran King'e karşı binlerce insan tepkilerini dile getirdi. Ancak o, "ulusal güvenlik" konusu olarak nitelediği kampanyadan vazgeçmedi.

 

Yorumlar (0)
16
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?