banner39

Bir seçim taktiği: Ateşle oynamak

Georg Floyd'un öldürülmesinin ardından birçok Avrupa ülkesinde ırkçılık ve polis şiddetine karşı gösteriler başladı. Göstericiler sadece ABD'deki protestolarla dayanışma amacını gütmüyor, aynı zamanda kendi ülkelerindeki yapısal şiddeti protesto ediyor. Köşe yazarları dayanışma eylemleri ve protestolar hakkında birbirlerinden farklı görüşlere sahip.

Amerika 09.06.2020, 14:28
Bir seçim taktiği: Ateşle oynamak

Empati "no", yangına körükle gitmek "yes"

Die Presse, Trump'ın empati kurabilecek ve bu yönde mesajlar verebilecek biri olmadığını söylüyor:

“Afro-Amerikan George Floyd'un vahşice öldürülmesi karşısında bir devlet adamına yakışan, sözlerini dikkatle seçmesi ve empati göstermesidir. ... Ama Trump barışçıl ve ölçülü sözler etmeyi başaramadı. Kanun ve düzende ısrarcı olan bir başkan profili çizdi, orduyu devreye sokmakla tehdit etti, yangına körükle gitti. ... Başka bir başkanın döneminde yangın bu kadar hızla yayılabilir miydi? Zannetmem. Trump yangını körükleyen, güçlü duyguları kışkırtan bir başkan.”

Ten rengini dikkate almayan bir liberal ittifak

Tarihçi Pap Ndiaye Le Monde'taki yazısında, ABD'deki protestolardan yeni bir siyasi ittifak doğabilir, diyor:

“Nixon 1960'lı yılların sonunda seçildiğinde çözülen yurttaş koalisyonundan neredeyse yarım yüzyıl sonra bugün, gösterilere katılanların çeşitliliğine bakıp liberal siyahlar ve beyazların yer alacağı yeni bir koalisyon kurulması mümkün görünüyor. Burada koalisyonla kastedilen sadece seçimde güçleri birleştirmek değil, siyahların taleplerine geniş yer veren bir siyasi programın hazırlanması. Böylesi bir koalisyonun tek görevi, en kötüyü, yani fazla seçenek olmadığı için sadece Trump'ın yeniden seçilmesini engellemek değil, aynı zamanda da Afro-Amerikalıların sarsıcı çığlığını dikkate almak olacaktır.”

Bir seçim taktiği: Ateşle oynamak

ABD başkanı kendi tabanını harekete geçirmek için kutuplaştırmayı bilinçli olarak seçti, diyor Times of Malta:

“Donald Trump sert bir tavrın onu destekleyenlerde olumlu karşılandığının ve Kasım'daki başkanlık seçimlerinde belirleyici olabileceğinin bilincinde. Trump bir başkandan bekleneni yapmadı, ülkeyi sakinleştirip birleştirmedi. Amerikan polis teşkilatındaki ırkçılık sorununa çözüm bulunacağı sözünü de vermedi. İnsanları yatıştırmak yerine yangına körükle gitti. Birçok insan Trump'ın yeniden seçilmek için beyazların hakimiyetini propaganda malzemesi olarak kullanmasından endişe ediyor.”

Demokratlar çuvaldızı önce kendilerine batırsın


The Irish Independent'e göre, Donald Trump'ı ve Cumhuriyetçileri günah keçisi yapanlar işin kolayına kaçıyor:

“Demokratlar liberal-sol Kaliforniya'nın 53 seçim bölgesinden 43'ünde iktidarda. Eyalet düzeyinde 2006'dan bu yana tek bir Cumhuriyetçi bile resmi bir göreve seçilemedi; bu görevlerin tamamında Demokratlar var. Kaliforniya buna rağmen polis şiddetinin en yoğun olduğu ve polisin içinde azınlıkların nispeten daha az temsil edildiği eyaletlerden biri. Donald Trump korkunç bir insan olabilir, ama bu durum nasıl onun suçu olabilir ki? ABD'deki 50 büyük şehirden 35'inde Demokratlar ve sadece 13'ünde Cumhuriyetçiler yönetimde.”

Kutuplaşma Trump'tan çok daha önce başladı


Neue Zürcher Zeitung'a göre ABD'deki iki büyük siyasi partinin daha fazla konuda uzlaşabilmesi gerekiyor:

“Trump sorunun sadece bir parçası. ABD'deki eşitsizliğe ancak geniş bir siyasi ittifakın şart olduğu köklü reformlar çare olabilir. Suçla mücadelede salt bir zihniyet değişikliği bile toplumun geniş kesimlerini kapsayan bir çaba gerektiriyor. Bunun için vazgeçilemez olan ve 1960'lı yıllarda yurttaş hakları yasalarını mümkün kılan iki büyük partinin uzlaşısı kayıplara karışmış durumda. Hatta Trump'tan çok önce.”

Öfkenin farklı nedenleri


Le Soir'e göre göstericilerin pankartlarında kölelik, sömürgecilik ya da Kuzey-Güney uçurumu gibi farklı sorunlara yer verilmesi, protestoların sulandırılması anlamına gelmez:

“Genç protestocular her şeyi harmanlıyor ve haklılar böyle yapmakta: Amerikan refahını mümkün kılan kölelik; Avrupalı kuvvetlerin güçlenmesini sağlayan sömürgecilik; daha iyi bir yaşam arzusu yaratan ve göç akınlarını hızlandıran Kuzey ile Güney arasındaki süregiden eşitsizlik. Brüksel'deki Adliye Sarayı'nın önünde sallanan pankartlar bütün bunları hatırlatıyor: İsyan ve umut, nihayet dile getirilen öfke, ama bir yandan da tarihi daha iyi anlama isteği. Çünkü bellek yitimi ve bilgisizlik de ırkçılığı besleyen unsurlar.”

Sembolik tepkiler hiçbir sorunu çözemez


Siyasetten 'dayanışma göstermesi' ve 'görüş bildirmesini' istemek olumsuz etkilenen kesimlerin işine yaramayacak, diyor Göteborgs-Posten:

“İnsanların yaşam koşullarının yapısal ırkçılıkla açıklanabileceği düşüncesi, iki köklü sorun içeriyor. Öncelikle bunu yapısal ırkçılıkla açıklamanın getirisi hiç de birçoklarının iddia ettiği gibi büyük değil. Aynı zamanda tepkilerin karşılık bulmadığı ya da sembolik eylemlerle yok olup gittiği anlamına da geliyor bu. İkinci olarak yapısal ırkçılık hipotezi, bir açıklama modelinden fazlası. İnsanlar arası temasın temelde birbirine karşıt, ezen ve ezilenle tarif edildiği bir dünya görüşü bu. ... Buradaki asıl önemli sorun, ekonomik açıdan zayıf grupların sorunlarının çözümünü, beyaz ırktan olan insanların ırkçılık karşısında yeterince katı bir duruş sergileyip sergilemediğine bağlı olarak görmesi.”

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?