banner15

CIA delilleri inceliyor, Trump karar verecek

ABD başkan yardımcısı Pence, CIA Direktörü Haspel'in Türkiye'den geri döndüğü zaman Trump kabinesine bilgi vereceğini kaydetti.

CIA delilleri inceliyor, Trump karar verecek

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan Başkonsolosluğunda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı hakkında yaptığı konuşmaya değinerek, "Ne olup bittiğinin ortaya çıkartılması noktasında hükümetimizin kararlılığının altını çiziyor." dedi.

Pence, gazeteci Kaşıkçı'nın öldürülmesiyle ilgili açıklama yaptı.

Konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin yaptığı konuşmaya atıfta bulunan Pence, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu sabah yaptığı konuşmadaki, bu vahşi cinayetin önceden planlandığı yönündeki sözleri, Suudi rejiminin daha önceki değerlendirmeleriyle tamamen çelişiyor." dedi.

Pence, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları için, "Ne olup bittiğinin ortaya çıkartılması noktasında hükümetimizin kararlılığının altını çiziyor." şeklinde konuştu.

"Haspel delilleri inceliyor"

CIA Direktörü Haspel'in,  Kaşıkçı cinayeti ile ilgili soruşturma bağlamında Türkiye'de olduğunu hatırlatan Pence, "Delilleri inceliyor. Bütün gerçekler elimizde olduktan sonra Başkan Donald Trump, Amerikan halkının değerlerini ve önemli ulusal çıkarlarımızı göz önünde bulundurarak bir karar verecek." ifadesini kullandı.

Pence, CIA Direktörü Haspel'in Türkiye'den geri döndüğü zaman Trump kabinesine bilgi vereceğini kaydetti.

Kararı Trump verecek

ABD'nin Kaşıkçı konusunda ne tür adımlar atacağı yönündeki soruları karşılıksız bırakan Pence, Suudi Arabistan Kraliyet ailesinin suçlu bulunmasında herhangi bir yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı yönündeki kararı ise Başkan Trump'ın vereceğini dile getirdi.

Kaşıkçı'nın öldürülmesini, "özgür ve bağımsız basına bir saldırı" sözleriyle tanımlayan Pence, Başkan Donald Trump yönetiminin bu olayın takipçisi olacağını belirtti.

Pence, "ABD, bu barbarca olayın faillerinin sorumlu tutulması için mücadele edecektir." sözlerini kaydetti.

Trump'a suç ortaklığı suçlaması

Öte yandan, İnsan Hakları İzleme Örgütü Washington Direktör Yardımcısı Tom Porteous, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülmesine ilişkin "Trump Beyaz Saray'a geldiğinden beri ABD'nin Suudi Arabistan ile suç ortaklığı daha da çarpıcı hale geldi." ifadesini kullandı.

Porteous, Arap Merkezi adlı düşünce kuruluşunun Washington DC şubesinin düzenlediği "Kaşıkçı olayı ve siyasi yansımaları" başlıklı panelde konuştu.

Suudi Arabistan'da var olan siyasi baskının Muhammed bin Selman'ın Veliaht Prens olması ile daha da yoğunlaştığına dikkati çeken Porteous, Riyad yönetiminin muhalif seslere karşı oldukça sert davrandığını, Kaşıkçı cinayetinin ise bunların bir uzantısı olduğunu belirtti.

Porteous, Kaşıkçı'nın öldürülmesinin, genel olarak Ortadoğu'da siyasi evrimi ve Arap dünyasında ifade özgürlüğünün kötüleşmesini göstermesi bakımından çok önemli olduğunu ifade ederek, "Dolayısıyla buna nasıl yanıt vereceğimiz konusunda düşünmeye değer." dedi.

Dünyanın, Kaşıkçı cinayetine karışanlara hesap sormaması durumunda bölgedeki otoriter yönetimlerin baskılarını daha da artıracağını vurgulayan Proteous, bunlara karşı ses çıkaran muhaliflerin ise daha da sessizleşmesine yol açacağı değerlendirmesinde bulundu.

Porteous, başta ABD, İngiltere ve Fransa olmak üzere Batı ülkelerinin, Suudi Arabistan ile silah satışı, ikili ticaret ve İran karşıtlığı üzerine kurulu stratejik ortaklıkları hatırına Suudi ordusunun Yemen'deki saldırılarına göz yumduğunu söyledi.

Trump yönetiminin, Riyad'a verdiği desteği eleştiren Porteous, "Trump, Beyaz Saray'a geldiğinden beri ABD'nin Suudi Arabistan ile suç ortaklığı daha da çarpıcı hale geldi. Trump'ın Beyaz Sarayı'ndan ve diğer ABD liderlerinden aldığı koşulsuz destekten dolayı Suudilerin, Kaşıkçı'yı İstanbul Başkonsolosluğunda öldürmelerinin yanlarına kar kalacağını düşündüklerini ifade etmek boş bir spekülasyon değildir." ifadelerini kullandı.

Porteous, Suudi yönetiminin Kaşıkçı olayını örtbas etmeye çalıştığını ve Suudi istihbaratının yeniden yapılandırılması için Muhammed Bin Selman'ın görevlendirilmesinin ise "hakaret" olduğunu vurguladı.

"Kaşıkçı cinayeti ABD ve dünya için bir sınav"

Freedom House Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölümü Direktörü Dohi Fesihyan da kurumunun Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin uluslararası bir soruşturma yapılması çağrısını hatırlatarak, sorumlulara yönelik hızlı bir şekilde yaptırım uygulanması gerektiğini söyledi.

Fesihyan, Suudi Arabistan'ın insan hak ve özgürlükleri konusunda dünyanın en kötü yedinci ülkesi olduğunu belirterek, "Açık olmak gerekirse Muhammed bin Selman veliahtlığa yükselmeden önce de Suudi Arabistan özgürlük konusunda yol gösterici değildi." ifadesini kullandı.

Prens Selman'ın modernleşme ve reform yanlısı açıklamalarına rağmen muhalifleri tutuklattığını, ifade özgürlüğünü baskı altına aldığını ve Yemen'de insani krize yol açtığını kaydeden Fesihyan, "Suudi vatandaşlarının potansiyelinin önünü açmadan, vatandaşlar serbest bırakılmadan reform yalnızca bir hayal olarak kalır." dedi.

Fesihyan, Kaşıkçı'nın özgürlük ve reform yanlısı çağrılarının kendisini hedef haline getirdiğine işaret ederek, "Kaşıkçı'ya karşı işlenen bu korkunç suç, insan hakları konusunda ABD yönetimi ve dünya için önemli bir sınavdır." diye konuştu.

Kaynak: AA

Güncelleme Tarihi: 23 Ekim 2018, 22:48
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35