Evanjelizm nedir, Evanjelikler kimlerdir, Türkiye'deki Evanjelikler kimlerdir?

Terör olarak tanımladığı her şeye karşı terör uygulamayı kendilerine hak gören Evanjelik zihniyetin dünya üzerindeki kaos planları her geçen gün daha da görünür hale geliyor. Evanjelizm nedir, Evanjelikler kimlerdir, Türkiye'deki Evanjelikler kimlerdir? Evanjeliklerle ilgili detaylar haberimizde.

Evanjelizm nedir, Evanjelikler kimlerdir, Türkiye'deki Evanjelikler kimlerdir?

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Evanjeliklerin kim olduğu, güçleri ve amaçlarının ne olduğu konusu 2001 yılında ABD Başkanı George Bush'un Temsilciler Meclisi ve Senato’nun ortak toplantısında yaptığı konuşma tarihi bir önem taşıyordu. Peki kimdir bu Evanjelikler? Evanjelizm nedir? Türkiye'deki evanjelikler kimlerdir?

Evanjelizm, doğrudan çevirirsek, “İncilcilik” demektir. İncil kelimesi Türkçe’ye Aramice (Süryanice) “engīliyun” kelimesinden geçmiştir; onlar da bu kelimeyi Ha-beşçe yoluyla Eski Yunanca “euangēlion” (εαγγέλιον) kelimesinden almışlardır. Yu-nanca bu kelime “müjdeci” anlamına gelir. Dolayısıyla bugün, Evanjelist, “İncili yayan” demektir.

Evanjelistler, Eski ve Yeni Ahit’e tümüyle inanırlar. Evangelistic Association adlı derneğin ve Southern Baptist Con-vention’ın yayınladığı “Kutsal Kitap” iki bölümdür; birinci bölümde Tevrat (Eski Ahit), ikinci bölümde ise dört kitaptan oluşan Yeni Ahit (İncil) yer alır. Tevrat’ta, Allah’ın dünyayı Hz. İbrahim peygamberin oğullarına vaat ettiği yazılıdır. Bu vaat, Hz. İbrahim’e (Yaratılış 15-18 ve 26) ve torunu Hz. Yakub’a (Yaratılış, 26) yapılmış ve sınırları Mısır Nehri ile Nil) Fırat’ın arasındaki alan olarak (Çıkış, 23-31) tayin edil-miştir. Evanjelistlere göre sadece Yeni Ahit’e inanmak yetmez, Eski Ahit’e dolayısıyla da Musevilerin seçilmiş kavim olduğuna inanmak ve Nil-Fırat arasının onlara ait olabilmesi için çaba göstermek gerekir. Ancak bu yapılırsa, Hz. İsa tekrar yeryüzüne çıkacak, krallığını kuracak ve inananlarla inanmayanlar arasındaki büyük savaş (Ar-mageddon) başlayabilecektir.

Nasıl İslam fıkhında “Cihat”, İslam devletlerinin ortaya çıkması (ve savaş kav-ramının dinsel değil siyasal bir nitelik kazanması) ile kılıçla yapılan savaş anlamını yitirip insanın nefsinde iyi ile kötünün mücadelesi olarak değerlendirdi ise Katolik ve Ortodokslar da “Hz. İsa’nın krallığı” kavramının insanın Allah’a inanması ve “Ar-mageddon” kavramının da Hz. İsa’nın yöneteceği fiziksel bir savaş değil, insanın dai-ma iyinin yanında yer alması ve kötülükle mücadelesi olduğu yorumunu yapmışlardır.

“Teröristler, fiilen İslam dinini korsanlıkla ele geçirmeye çalışan, kendi inançlarına ihanet eden kişilerdir. Amerika’nın düşmanı, birçok Müslüman dostlarımız, birçok Arap dostlarımız değildir. Bizim düşmanımız, teröristlerin radikal ağı ve onları destekleyen her hükümettir. Teröre karşı savaş, El Kaide ile başlıyor ama orada sona ermiyor. (Bu savaş) Her bir terörist grubun küresel erişimi bulunup, durdurulup ve yenilinceye kadar durmayacaktır.”

Nitekim teröre karşı verilen savaş, gerçekte Afganistan ve Irak halklarını ve oradan geçerek tüm Ortadoğu halklarını terörize etti: Önce köylere, sonra kentlerin banliyölerine, sonunda kent merkezlerine “terör bombardımanı” yapıldı. Bağdat’ın, Kabil’in Pazar yerleri, camileri, El Kaide mensuplarını gizledikleri iddiasıyla medreseler, külliyeler ve hatta hastaneler bombalandı. Bombardımanın sonuçları, Batı gazeteleri, televizyonları tarafından verilmedi; gizlendi. Gizlenemez olunca, mesela Pakistan hükümeti, El Cezire televizyonu ve ana akım medyada çalışmakla birlikte, artık bu kadar fahiş bir terörü gizlemeyi, meslek ahlakıyla bağdaştıramayan Batılı bir gazeteci yazmak zorunda kalınca, ABD başkanı veya onun Avrupa’daki suç ortağı İngiliz başbakanı adına herhangi bir bakanlığın beşinci derecede bir sözcüsü, “çok üzgünüz ama bir hata oldu galiba...” tarzı bir açıklama yaparak, konuyu geçiştirmeye çalıştı.

Konu ile ilgili Hakkı Öcal'ın Dış Politika Dergisi'ndeki özel makalesini okumak için TIKLAYINIZ

Güncelleme Tarihi: 04 Ağustos 2018, 12:57
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER