banner39

Koronavirüs Afro-Amerikalıları daha çok vuruyor

'Koronavirüs herkesi enfekte edebilir, ancak Afrikalı Amerikalılar özellikle belirli büyük şehirlerde orantısız sayıda ölüyor.'

Amerika 09.04.2020, 09:32
Koronavirüs Afro-Amerikalıları daha çok vuruyor

New York Valisi Andrew Cuomo’nun, salgın ilk başladığında koronavirüsü “büyük dengeleyici” olarak adlandırmasına karşın veriler  virüsün gelişigüzel yayılmadığını  gösteriyor.

Koronavirüs salgınında vaka sayısında ilk, ölü sayısında İtalya’nın ardından ikinci sırada bulunan ABD’de virüs, en çok Afrika kökenli Amerikalılara zarar veriyor.Eşitsizlik özellikle Afrikalı Amerikalıların yoğun olarak yaşadığı  New Orleans, Chicago ve Detroit gibi şehirlerde belirgin.

Guardian‘ın haberine göre, nüfusunun yüzde 30’unu siyahların oluşturduğu Chicago’nun Belediye Başkanı Lori Lightfood, kentte Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirenlerin yüzde 72’sinin Afrika kökenli Amerikalılar olduğunu kaydetti. Bu, eyaletteki ölümlerin yarısından fazlasına denk geliyor. Lightfood, “Bu veriler, Kovid-19’un yayılışına ve toplumlar arasındaki eşitsizliğe ilişkin oldukça endişe verici bir tablo sunuyor” dedi. Illinois Halk Sağlığı Departmanı Direktörü Ngozi Esike de, “Genel sağlıkla ilgili çıktılarda ırka bağlı genel eşitsizlikler olduğunu ve bunun virüs için de geçerli olabileceğini çok iyi biliyoruz” dedi.

Salgının etkili olduğu bir başka eyalet olan Louisiana‘da da koronavirüs kaynaklı ölümlerin yüzde 70’i siyahlar arasından.  Nüfusunun yüzde 32’sinin Afrika kökenli Amerikalı olduğu Louisiana’nın Valisi John Bel Edwards, “Bu rakamlar daha fazla ilgiyi hak ediyor. Sorunu halletmek için neler yapacağımızı görmek üzere araştırma yapacağız” diye konuştu.

Detroit, Chicago ve Milwaukee gibi orta batı şehirleri de artan bir dengesizlik bildiriyor. Nüfusunun neredeyse yüzde 80’i siyahlardan oluşan Detroit, Michigan eyaletindeki en yoğun koronavirüs vakalarına sahip. Şehirdeki ölüm oranı, eyaletteki toplam ölümlerin yüzde 40’ını oluşturuyor.

Afrikalı Amerikalılar , çoğunlukla kentsel alanlarda yoğunlaştığı ve temel endüstrilerde çalışmaları yüzünden virüse daha çok maruz kalma riskiyle karşı karşıya.  Ekonomi Politikası Enstitüsü’ne göre, siyah işçilerin sadece% 20’si evden çalışabiliyor, aynı oran beyaz muadillerinde yüzde 30.

Koronavirüs, bu nedenlerle çok sayıda yaşlı siyahın ölümüne yol açtı. ABD’nin güney bölgelerinde kadınlar ve genç Afrikalı Amerikalılar arasında da salgının yayıldığı rapor ediliyor.

Yaygın obezite, tansiyon ve diyabet ölüm oranlarını artırıyor

Uzmanlar, siyah Amerikalılar arasında daha yaygın olan obezite, yüksek tansiyon ve diyabet hastalıklarının, Covid-19’a yakalanmaları halinde ölüm oranlarını arttığına işaret ediyor. Virüsün altta yatan sağlık sorunları olanlara daha fazla zarar verdiği biliniyor ve birçok hastane sadece kritik bakım için kabul edilenleri test ediyor.

Bu risklerin, Medicaid ve Medicare gibi kamu sağlık sigortası kapsamındaki tesis kapanışları ve özel sermayeye geçişlerle birlikte, sağlık hizmetlerindeki ırksal eşitsizliklerin önemli ölçüde artırdığı eleştirisi yapanlar, Afrikalı Amerikalıların beyazlara kıyasla sağlık sigortasından yoksun olma olasılığının iki katı olduğuna ve temel bakımın seyrek veya pahalı olduğu, tıbbi olarak yetersiz hizmet alan bölgelerde yaşama olasılığının daha yüksek olduğuna dikkat çekiyorlar.

Uzmanlar, ırksal önyargının aynı zamanda, özellikle sağlık görevlileri hizmet verdikleri toplumun kültürü konusunda deneyimsiz olduklarında, diğer pek çok konu gibi eşitsiz sağlık hizmetine de katkıda bulunduğuna dikkat çekiyor. Örneğin, Century Foundation, çoğunluğu Afro-Amerikan veya Latin mahallelerinde bulunan sağlık hizmeti sağlayıcılarının daha düşük kalitede bakım sağlama eğiliminde olduğunu buldu.

Vali: Yüzyıllardır süren eşitsizliği haftalar içinde telafi etmek zor

Illinois Valisi JB Pritkzer, ırkçılığın devletin salgının patlak vermesine verdiği yanıttaki rolünü kabul etti, ancak haftalar içinde çözülmeyecek “çok daha geniş bir sorun” olarak nitelendirdi: “Onlarca yıldır belki de yüzyıllar boyunca sağlık hizmetlerinin ‘renkli’ insanlara uygulanmasındaki eşitsizliği telafi etmek zor.”

Bir sağlık savunu grubu olan Advancing Health Equity‘nin pratisyeni ve CEO’su Dr. Uché Blackstock da virüs ayrımcılık yapmasa da hükümetin tepkilerinin bunu yapabileceğini kaydetti.

Virüsün ilk yayıldığı günlerde  ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinin başlangıçta yurtdışına seyahat edenlere öncelik veren test yönergelerini yayınladığını belirten Blackstock, bunun Brooklyn ve Queens‘in düşük gelirli alanlarındaki çoğunlukla siyah hastaların, Manhattan‘da seyahat etme imkanları olan daha zengin, beyaz müşterileri kadar hızlı test edilmediği anlamına geldiğine işaret etti: “Şu anda bildiğimiz şey, Covid-19’un toplumlarımızda fark ettiğimizden çok daha uzun bir süre dolaşımda olduğudur.”

Wisconsin‘de, doğrulanmış 86 ölümün yarısından fazlası Milwaukee şehrinde. Sınırlı testler ve kamuoyuna yavaş erişim, şehirdeki vakaların sayısının iki haftadan az bir sürede sadece bir kişiden 350’den fazla vakaya ulaşılmasına neden oldu. Sağlık yetkilileri, virüsle ilk enfekte olan kişinin, yakındaki varlıklı, beyaz bir banliyöden biriyle temasa geçmesinden sonra muhtemelen şehre sokulduğunu söyledi. 

Bir siyah olan David Bowen, virüs teşhisi konan ilk Wisconsin milletvekiliydi. Guardian’a, daha sonra virüsü üç kişiye geçirdiğini doğruladığını söyledi. Ancak sadece bir kişi test yaptırabildi. Bowen,“Beyaz cemaatlerden biri hastalandığında, siyah cemaatte bizler aynı hastalıktan ölmekle tehdit ediyoruz, sağlık hizmetlerinin eksikliği bizi sık sık kendi kendini teşhis etmeye bırakıyor” diye konuştu.

CDC yönergelerine göre, her eyaletin diğer salgınlar sırasında yaptığı gibi ırksal test ve tedavi ile ilgili verileri izlemesi gerekiyor ancak bu verilerin şimdiye dek bir düzineden daha azı yayımlandı.

Geçen hafta, her ikisi de Massachusetts’ten olan Senatör Elizabeth Warren ve Kongre Üyesi Ayanna Pressley de dahil olmak üzere kongre Demokratları, CDC’nin ırksal veri sağlamasını talep eden bir mektup gönderdi . Mektupta, demografik veriler olmadığı takdirde, sağlık görevlileri ve milletvekillerinin söz konusu eşitsizlikleri ele alamayacaklarını belirtildi.

İnsan Hakları Avukatlar Komitesi de, federal hükümeti, Covid-19 salgınının ırk ve etnik kökenler arasındaki dağılımına ilişkin sayıları açıklamaya davet etti. “Bu benzeri olmayan bir krizdir” denilen açıklamada, “Biz, bu kriz dönemde her ırk ve renkten insanın eşit sağlık hizmeti ve tedavisi aldığından emin olmak istiyoruz” denildi.

Tepkiler üzerine Pazartesi günü, Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser koronavirüs sayılarını ilk kez ırksal göstergelere göre yayımladı: Buna göre, bölgedeki 24 ölümün 14’ü siyah hastaydı.  Washington DC’de  şu anda nüfusun yüzde 45.5’u Afrikalı Amerikalı.

Bowser, “tüm ölümlerin bir endişe kaynağı” olduğunu iddia ederek ırk farklılıklarıyla ilgili soruları reddetti. Ancak birçok siyah topluluk için Covid-19 tarafından enfekte olma tehdidi korkularıyla doğru orantılı. Pew’e göre , siyah Amerikalıların% 46’sı koronavirüsü sağlıkları için bir tehdit olarak görüyor; bu oran beyaz muadillerinin iki katından fazla: “Siyah Amerikalıların özellikle savunmasız olduğunu biliyoruz. Bu sosyal, ekonomik ve ırksal bir adalet meselesidir. Bir topluluğa nasıl davranıldığı ülke çapındaki tüm toplulukları etkiler.”

ABD’de son açıklanan sayılara göre 400 bin 549 vaka tespit edildi. Salgında 12 bin 857 kişi ise hayatını kaybetti.

Kaynak: Yeşil Gazete

banner53
Yorumlar (0)
21
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?