'Pentagon'da uçuşa yasak bölge taraftarları artıyor'

Türkiye'nin gündeme getirdiği ancak Batılı devletler tarafından onaylanmayan 'uçuşa yasak bölge' konusunun Pentagon'da daha fazla taraftar bulduğu belirtiliyor.

'Pentagon'da uçuşa yasak bölge taraftarları artıyor'

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Halep’te yoğunlaşan çatışmaların ardından ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'da 'uçuşa yasak bölge' konusunun daha fazla taraftar bulduğu öne sürülüyor.

Deutsche Welle'nin Alman basınında derlediği haberlere göre, Halep'e saldırıların artmasından sonra çatışmaların arasında kalan sivillerin kaçması için yeni bir imkan sunulacak. Hannoversche Allgemeine Zeitung'un haberinde şu ifadelere yer veriliyor:

"Pentagon’da Türkiye-Suriye sınırı boyunca, mülteci ve isyancılara kaçış imkânı sunan bir uçuşa yasak bölge oluşturulması gerektiğinin artık zamanı geldiğini düşünenlerin sayısı artıyor. Ama ülkedeki herkes Beyaz Saray’ın başkanlık seçimlerine kısa bir süre kala bu kadar kapsamlı bir karara imza atmayacağını iyi biliyor. Bu muhtemelen Rus tarafının da hesaba kattığı bir durum. Rusya’ya göre Suriye’deki ateşkesi bozmak için Amerikan başkanlık yarışının ortasından daha iyi bir zaman olamaz. O nedenle Beşar Esad’ın harekete geçmesi sadece bir zaman meselesi."

Münih’te çıkan ulusal gazetelerden Süddeutsche Zeitung, Esad’ın diplomatik çözüme yanaşmayacağı görüşünü savunuyor.

"Rusya, Suriye harekâtı ile dünya sahnesine bomba gibi geri çıkmayı başardı ve Esad rejiminin istikrarını sağladı. Ancak Suriye'nin içinde bulunduğu durum hala aynı. Bu savaş, askeri imkânlarla kazanılacak bir savaş değil. Bu görüşü Moskovalı diplomatlar da sık sık dile getiriyor. Ancak Moskova, kayıtsız şartsız Esad hükümetine destek verdiği ve Esad da yakınları ile rahatsız edilmeden lüks yaşantısını sürdürebildiği sürece diplomatik bir çözüme riayet etmeyecektir."

Frankfurter Allgemeine Zeitung’un aynı konuya ilişkin yorumu ise şöyle:

"Ne AB zirveleri ne de Alman koalisyon hükümetleri küresel göç sorununu çözebiliyor. Ama hiç şüphesiz anlaşmalar ve verilen sinyaller etkisini gösteriyor. İşte Almanya Başbakanı Merkel de bu şekilde sarf ettiği sözlerin değerini hafife aldı. Her şeyin çoktan söylenmiş ve yasal koşulların açık ve net olması, bazı mesajların yerine ulaştığı anlamına gelmez. İşte Viyana Zirvesi’nden de büsbütün böyle mesajlar çıktı: AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Batı Balkan Rotası’nın yasadışı göçe daimi olarak kapalı kalması gerektiğini vurguladı. Bu tabii Avrupa’nın sınırlarının açık kalması gerektiği gerçeğini değiştirmiyor. Zira dünyanın en büyük ticaret alanının sınırları açık kalmak zorunda. Eğer dış sınırlar etkili bir biçimde kontrol edilebilirse insan, eşya, hizmet veya sermaye hepsi Avrupa’da serbest dolaşıma girebilir."

Güncelleme Tarihi: 26 Eylül 2016, 16:04
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35