Endonezya yerel seçimlerden sonra değişim yoluna mı gidecek?

İktidardaki Cumhurbaşkanı Joko Widodo'nun (Jokowi olarak da tanınmaktadır) Endonezya Demokratik Mücadele Partisi (PDI-P), 27 Haziran'da yapılan ve sonuçlarının 7 Temmuz'da açıklandığı seçimde 17 bölgeden 13'ünü kaybetti.

Endonezya yerel seçimlerden sonra değişim yoluna mı gidecek?

Mohamad Radytio – Indonesia

Endonezya, 27 Haziran 2018 bölgesel seçimlerinden sonraki çok önemli değişiklikler deneyimliyor; ülke genelinde 17 vali, 39 belediye başkanı ve 115 memuru seçmek için oylar verildi. Net bir kazanan olmadığı doğru olsa da, net bir kaybedenin olduğunu söylemek de hatalıdır. İktidardaki Cumhurbaşkanı Joko Widodo'nun (Jokowi olarak da tanınmaktadır) Endonezya Demokratik Mücadele Partisi (PDI-P), 27 Haziran'da yapılan ve sonuçlarının 7 Temmuz'da açıklandığı seçimde 17 bölgeden 13'ünü kaybetti. Maluku ve Merkezi Java gibi kazandığı yerlerde bile seçimi ancak çeşitli tarafların desteğiyle alabildi, ki bu taraflar ulusal politikada kendisinin ideolojik muhalifleri olarak hareket etmekteler. PDI-P’nin seçimi kazanan koalisyonu eski Cumhurbaşkanı Yudhoyono’nun Demokrat Parti’si ve İslami bir parti olan Birleşik Kalkınma Partisi (Partai Persatuan Pembangunan) tarafından desteklendi. 

Aynı şey, Maluku bölgesinde de gerçekleşti. Başkan Widodo’nun adayı olan Emniyet Müdürü Murad İsmail, görevdeki adayı yalnızca Widodo’nun parlamentodaki en güçlü ulusal muhalefeti ve önümüzdeki yılki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde büyük olasılıkla ona karşı mücadele verecek olan Prabowo Subianto’nun Büyük Endonezya Hareket Partisi’nin (Partai Gerindra) yardımıyla yenebildi. PDI-P tarafından desteklenen vali adayının eyaletin eski vali yardımcısı olduğu ve vali yardımcısı adayının da Soekarno’nun torunu olduğu Doğu Java’da, PDIP ideolojik babası ve Endonezya'nın kurucu babasından biri %5'ten fazla marjla mağlup oldu. Bu sonuçlar parti koalisyonunun yasama gücünü dikkate aldığımızda oldukça şaşırtıcı. Kısacası, Endonezya Demokratik Mücadele Partisi’nin gücünün bölgede azaldığını söylemek mümkün.  

Seçmen bölgesi açısından ikinci büyük eyalet olan West Java'dan büyük bir sürpriz geldi. Orada muhalefet koalisyonunun adayı ordu emeklisi Sudrajat oyların yaklaşık %29’unu aldı, oysa ki kampanyanın, araştırma enstitüleri ve anket şirketleri tarafından yapılan tüm kamuoyu anketlerinde sadece %4-10 oranında oy alması bekleniyordu. Bu durumda Sudrajat'ı çok başarılı saymak mümkün çünkü ana rakipleri eski belediye başkanları ya da bupatilerdi (ilçe komisyoncuları), seçimin kazananı Ridwan Kamil ise yaklaşık %33 oy aldı. Jokowi tarafından desteklenen ve medyanın sevgilisi olan Ridwan Kamil, uluslararası bilinirliği olan bir isimdir ve West Java’nın başkenti ve en büyük şehri olan Bandung Belediye Başkanı olarak görev yaptığı süre boyunca birçok ödül almıştır. Onunla aynı partide yarışan arkadaşı da görevli bir bupati olan geleneksel bir din adamıdır. Diğer aday Deddy Mizwar, ulusal bir şöhrete sahip eski bir vali yardımcısıdır ve onun oluşturduğu siyasi parti koalisyonu geniş kaynaklara ve büyük iletişim ağına sahip Golkar ve Demokratlardan oluşmaktadır. Tüm bunlara karşılık, Sudrajat ise hiçbir zaman bir kamuda görev yapmamıştır. Küçük bölgesel havayolu şirketinin CEO'su, eski bir büyükelçi, silahlı kuvvetlerin sözcüsü ve Prabowo’nun sağ koludur. Ayrıca, Sudrajat henüz yakın bir tarih olan Aralık 2017'de valilik seçimlerine katılmıştır. Anketlere göre, West Java'da Ocak 2018 itibariyle sadece %4 isim bilinirliliğine sahipti. Ve aynı partiden aday olan Ahmad Syaikhu, görevdeki bir belediye başkan yardımcısı, eski bir üst düzey mali denetçi ve hafız olarak Sudrajat ile aynı şekilde vasat bir isim bilinirliğine sahipti. Kampanya boyunca hem Ridwan Kamil hem de Dedy Mizwar medyanın ilgisini çektiler ve medyada geniş yankı bulan seçim teminatlarını halka açıklayıp seçilmiş memur olarak yaptıkları görev süreleriyle gurur duyan beyanlarda bulundular. Diğer yandan Sudrajat ve Syaikhu, medya tarafından pek fazla tanınmıyordu ve genel olarak İslami kesimin desteğine ve #gantipresiden ile sembolleştirilen 2019 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Widodo'yu yenme mücadelesine dayandılar. Dahası, sosyal medyayı ve PKS'nin makinelerini kampanya araçları olarak etkin bir şekilde kullandılar. Ancak, her şeye rağmen, muhalefet koalisyonu etkileyici bir performans yerine getirmeyi başardı. 

Muhalefetin genel olarak karışık sonuçlar elde ettiklerini söyleyebiliriz. Muhalefet, çeşitli bölgelerde seçimi kazanmak için Widodo’nun koalisyonuna karşı küçük siyasi partilerden oluşan bir koalisyon meydana getirdi. Yine de muhalefet partileri (Gerindra, PKS, PAN ve Berkarya), iktidar koalisyonundan daha fazla bölgede kazandı. Muhalefet, Widodo’nun Doğu, Batı ve Orta Java’daki oy açısından önderliğini küçültmeyi başarsa da, Endonezya’daki seçmenlerin yarısına yakını bulan bu üç ilde Widodo’nun koalisyonla birleşik oyu hâlâ yüksek sayılabilir.

Ancak, Widodo'yu hiçbir zaman küçümseme hatasına düşmemeliyiz, iktidarı boyunca Jokowi onu arkada, hoş, sabırlı, açık fikirli bir insan olarak tanıtırken, arka planda, rakiplerini aşağı çekmek için siyasette bilinen her hileyi kullanıyor. Örnek olarak, Prabowo’nun 2014 başarısız başkanlık kampanyasının eski başkanı olan İslam Konseyi Başkanı Maruf Amin’i, Mahfud MD ve eski Cumhurbaşkanı Yudhoyono’yu verebiliriz. Ocak 2017'de, hükümetin tüm bu kişilerin cep telefonlarını dinlediğine yönelik güçlü şüpheler içeren raporlar hazırlandı. Polis bu raporlara dayanarak harekete geçmeyi reddetse de zaman içerisinde bu kişilerin hükümetin aşırılıklarına karşı yönelttikleri eleştiriler durdu. Şimdi, Maruf Amin, kişi başına düşen geliri yılda sadece 4,000 dolar olan ülkede, maaş başına 112 milyon Rp (8,500 $) alarak Jokowi'nin oluşturduğu “BPIP/Pancasila yönetim kurulunun” bir parçası. Mahfud MD, arkadaştan düşmana dönüşerek, Jokowi’nin Endonezya Demokratik Mücadele Partisi’nin bir parçası hâline geliyor. Şimdi, Mahfud televizyon röportajlarına ve eğlence programlarına sıklıkla çıkarak cumhurbaşkanına övgü dolu sözler söylüyor ve Prabowo ve PKS (Partai Keadilan Sejahtera - Müreffeh Adalet Partisi) aleyhine suçlamalarda bulunuyor. Bu arada Yudhoyono söylemini yumuşattı ve hatta en büyük oğlunu ve siyasi varisi Agus Harimurti Yudhoyono'yu Widodo'nun yanında 2019 yılındaki seçimlere girmesini teklif etti. Hackerlar tarafından ele geçirilen telefon görüşmelerinin içeriği muhtemelen sonsuza kadar bilinmeyecek ama bu kişilerin hepsini pasifize ettiğinden dolayı çok zararlı bir içerikmiş gibi görünüyor. 

Endonezya'da ulusal seçimlerdeki oy sisteminin yerel seçimlerle aynı olmadığı doğrudur; yine de doğru aday, meseleleri geniş çaplı ele alma, PKS-Gerindra-PAN koalisyonunun ve aktivistlerin direniş ve istihbaratıyla birlikte muhalefet, gelecek yıl yapılacak ulusal seçimlerde bir zafer elde etmeyi başarabilir. Yerel seçimlerde Widodo'nun liderlik marjını daraltmayı başarmış olan muhalefetin, iyi bir seçim kampanyası yürütüp ve Widodo’yu yerinden edeceği ya da hâlihazırdaki Cumhurbaşkanını tekrar seçip seçmeyeceği ileriki günlerde görülecek. 
 

Güncelleme Tarihi: 01 Ağustos 2018, 18:21
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER