Hindistan’ın Assam bölgesindeki Müslümanlar Ulusal Vatandaşlık Kaydı’nın zulmüyle mücadele ediyor

Hindistan'ın Assam eyaleti, devlette yerleşik olan “yabancılara” karşı şiddetli bir politik hareketin baskısı altındaydı. Her ne kadar başlangıçta Assamlı olmayan tüm insanlar hedef alınmış olsa da, şimdi “yabancı” dendiğinde çoğunlukla Bengal Müslümanları akla geliyor.

Hindistan’ın Assam bölgesindeki Müslümanlar Ulusal Vatandaşlık Kaydı’nın zulmüyle mücadele ediyor

Monavvar Alam- Hindistan

İnsanların kimliklerini kanıtlaması Hindistan'da epey zorlu bir iş. Sürücü ehliyetini yenilemek ya da bir banka hesabı açmak gibi basit bir işlem olsa bile, yolsuzluğun had safhada olması ve yetkililerin bu konuda halkı sömürmelerinin ucu bucağı olmadığından kimlikle alakalı işlemler Hindistan’da çok vakit alıyor. Halihazırda durum böyle olduğu için, Hindistan’ın Assam bölgesindeki yaklaşık 6.8 milyon aileden 30 milyonu aşkın kişinin Hindistan vatandaşı olduklarını kanıtlamak için gerekli belgeleri teslim etmeleri istendiğinde yaşanan çileyi tahmin edebilirsiniz. Üstelik sadece kendilerinin değil, bu insanlardan aynı zamanda atalarının kimliklerini de kanıtlamaları istendi. Bu insanların büyük çoğunluğu Müslüman kimliğe sahip. 

Assam’ın fakir Müslüman nüfusunun (ve Bangladeş kimliğine sahip bazı Hinduların) korkuya kapılmaları kimseyi şaşırtmamalı. Bazı uzmanlar haklı olarak bu uygulamanın çok daha büyük bir Rohingya mülteci krizi yaratacağından korkuyorlar. Uygulama sonucunda atalarının kimliğini ve gerçek soylarını kanıtlayamayan çok sayıda insan evlerinden koparılacak ve bu insanların gidecek başka yerleri yok. 

Bu büyük çaplı uygulama, Kuzeydoğu eyaleti olan Assam'da yasadışı Bangladeşli göçmenleri tanımlamak ve onları tecrit etmek amacıyla gerçekleştiriliyor. Hem devlette hem de merkezdeki iktidar Hindu milliyetçisi Bhartiya Janata Partisi (BJP) Müslümanların kendileri için oy kullanmadıklarını ve bu nedenle tercih ettikleri seçim bölgesinin dışında olduklarını çok iyi biliyorlar. Bu canavarca uygulamanın seçmenleri dinlerine göre ayırmanın en iyi yolu olduğunun farkındalar ve bu uygulama ile iki doğrudan avantaj sağladılar. Bir yararı, büyük oranda Müslümanların oylarına dayanan seçim rakiplerini zayıflatmak. BJP'nin elde ettiği en önemli ikinci avantaj ise, çok sayıda destekçisi olan yabancı düşmanı ve ırkçı grupları memnun edip onlara sus payı vermektir.

Adil olmayan, gerekçesiz bir uygulama

Ancak, BJP'nin iktidarı, gerçek Hintlilerin vatandaşlıklarının bile yok etmekle tehdit eden bu gereksiz uygulamayı haklı çıkarmaya çalışsa da, Assam vilayetinin Müslüman nüfusu için bu uygulama gerçek bir işkence ve bürokratik bir kabus. Sıradan insanlar için atalarının 24 Mart 1971'den önce Assam'da ikamet ettiklerini ispatlamak üstün bir gayreti gerektiriyor. Bilindiği gibi, Hindistan'da, 1990 gibi yakın bir zamana kadar ve hatta hâlâ ülkenin bazı bölgelerinde, doğum ya da ölümler neredeyse hiç kayıt altına alınmıyor. Bu da meselenin bir başka boyutu.

Peki, gerçekten de Assam’ın yeni nüfus sayımını tam olarak ne gerekli kılmış olabilir? Şaşırtıcı bir şekilde, tüm kimlik kartlarının en önemlisine sahip olan Aadhaar Kartı’na sahip olan Hint vatandaşları dahi artık güvensiz ve savunmasız hissediyorlar. Daha da önemlisi, adalet ve vatandaşların haklarının koruyucusu olan Hindistan Yüksek Mahkemesi, bu uygulamaya nasıl izin verdi? Herkes atalarının kim olduğunu resmi olarak kanıtlayamayanların kaderini kolayca tahmin edebilir. Aileler parçalanacak ve büyük çaplı kitlesel sürgünler olacak. Normal şartlarda bile günde iki basit öğünle yaşamaya çalışan yoksul insanlara reva görülen bu uygulama, acımasız ve insanlık dışı bir muameledir.

Yüksek Mahkeme’nin verdiği son başvuru tarihi

Hindistan Yüksek Mahkemesi, Assam'ın Ulusal Vatandaşlık Kaydı (NRC) son taslağının yayınlanması için 30 Haziran olan tarihi bir ay uzatma kararı almıştır. İlk olarak 1951 nüfus sayımından sonra hazırlanan Ulusal Vatandaşlık Kaydı, Assam eyaletindeki Hint vatandaşlarının isimlerini içeriyor.
Mahkeme, Ulusal Vatandaşlık Kaydı Koordinatörü daha fazla zaman talep edince uzatma sağladı ve son tarih olarak 30 Temmuz’u kabul etti. 19.1 milyon isimden oluşan taslak Ulusal Vatandaş Kaydı’nın ilk kısmı 31 Aralık'ta yayınlanmıştı. Bu süre zarfında 32.9 milyon Assam sakini, isimlerinin kayıt altına alınması için başvuruda bulundu, şaşırtıcı bir şekilde, bu kişilerin yaklaşık 13.8 milyonu ilk listede yer almıyor. Bu 13.8 milyon insanın yaklaşık yarısının nihai listeye dahil edileceği yönünde spekülasyonlar var, bu da yaklaşık 6-7 milyon nüfusun vatansız olarak ilan edileceği veya vatandaşlıklarını kaybettikten sonra sürgün edilebilecekleri anlamına geliyor.

Şişeden çıkan ‘Ulusal Vatandaşlık Kaydı’ cini

Başbakan Narendra Modi'nin Hindu aşırı sağcı ve milliyetçi BJP'si bu adaletsiz tatbikatı yürütmekten sorumlu olmasına rağmen, cinin seküler merkezci Kongre Partisi’nden başka hiç kimsenin olmadığı bir şişeden çıktığını belirtmek gerekir. Kongre Partisi’nin o zamanki Başbakanı Rajiv Gandhi’nin tartışmalı yapının kapısını açması emrini verdiğinde, meşhur Babri Mescidi anlaşmazlığında olduğu gibi bir durumla karşı karşıyayız. Ve sonra kıyamet koptu ve sonraki yıllarda olanlar Hindistan’ın kan dondurucu tarihinin bir parçası hâline geldi. Bu durum BJP’nin 1989’a kadar 3 olan parlamentodaki koltuk sayısını 270’ye çıkarmasına yaradı.  Aynı şekilde, bu tartışmalı Ulusal Vatandaşlık Kaydı uygulaması, kongre partisi tarafından 2005 yılında, Kongre Partisi’nin Başbakanı Manmohan Singh’in Assam Öğrenciler Birliği'nin (AASU) taleplerinin belli bir zaman içerisinde uygulamaya konulacağını, bir yıl içinde Hint-Bangladeş sınırını kapatmak için etkili önlemler alınacağını, Ulusal Vatandaşlık Kaydı’nın 2 Mart 1971 tarihine kadarki süreyi kapsaması şartıyla kabul etmesinden sonra başladı.

Cin bir kere şişeden çıktığında onu kontrol etmek artık imkansızdı. 1951'de hazırlanan ilk Assam Ulusal Vatandaşlık Kaydı, şimdi “yasadışı göçmenleri” tespit etmek için Yüksek Mahkeme'nin gözetiminde güncellenmektedir. Bu kayıt defteri güncelleme süreci, Assam'ın nüfusunun yaklaşık yüzde 45'ini oluşturan, yerli Assamlılardan daha fazla olan tüm Müslümanları ve Bangladeş kökenli Hinduların kimliğini kanıtlama yükü getiriyor. Assam eyaletindeki halkın çoğunun daha önceden kendilerini kabile kimlikleriyle kaydettirdiklerini, Assamca konuşan insanlar olarak kaydetmediklerini belirtmemiz gerekir. Geçtiğimiz birkaç on yıl boyunca, Bengalce konuşan insanların, özellikle de Müslümanların sayısı istikrarlı bir şekilde tırmandı, bu da nativizm denen göçmenlerin bölgeye girmesini engellemeye yönelik politikayı Assam'da önemli konulardan biri hâline getirdi ve yalnızca devlet politikasında değil, aynı zamanda ülke çapında oyunu güçlendirmek için sağcı duygulara oynayan partilerin en önemli seçim kozlarından biri hâline geldi.

Assam şiddet ve çalkantının eşiğinde

Daha önceki yıllarda, Assam eyaleti, devlette yerleşik olan “yabancılara” karşı şiddetli bir politik hareketin baskısı altındaydı. Her ne kadar başlangıçta Assamlı olmayan tüm insanlar hedef alınmış olsa da, şimdi “yabancı” dendiğinde çoğunlukla Bengal Müslümanları akla geliyor. BJP, yerli Assam nüfusunun bu geniş çaplı öfkesinden yararlandı ve 2016 yılında Assam'da “Ulusal Vatandaşlık Kaydı’nı güncelleme ve Assam'ın kimliğini yasadışı göç yoluyla seyreltilmesinden koruma” sözüyle yola çıktı. 1983 yılında Assam'ın Nellie bölgesinde Assam’ın yerlisi Hindular tarafından 2000'den fazla Müslüman katledildi. Son yıllarda, 2012'de ve 2014'te Müslümanların toplu katliama uğradılar ve pek çok cami yıkıldı.  

Kongre Partisi rejimi sırasında ancak Manmohan Singh'in Assam Öğrencileri Birliği ile yaptığı anlaşmadan sonra çıkarılan ve yasadışı göçmenleri yasadışı olduğu kanıtlanmadıkça korumaya yönelik daha önceki bir yasa olan Yasadışı Göçmenler veya IMDT Yasası, 2005 yılında Yüksek Mahkeme tarafından reddedilmiştir. Bu karar, şu anda milyonlarca yoksul Müslüman'ı yok olmaya mahkum eden tartışmalı vatandaşlık kaydı yasasına ön ayak olmuştur. Öte yandan, Delhi'deki BJP hükümeti Hindistan Parlamentosu’nda bir Vatandaşlık Yasası geçirmeye çalışıyor. Bu yasa tasarısı, Hindu göçmenlerini Ulusal Vatandaşlık Kaydı’nın kapsamından korumayı amaçlıyor.

Ulusal Vatandaşlık Kaydı’nı düzeltmek için mahkeme kararında ve yasada yapılan değişiklikler, eyalette yaşayan fakir Bengal Müslümanlarına tarifi imkansız zararlar verdi. Kuşkusuz, IMDT Yasası, Assamlı politikacılar ve çok taraflı bir bürokrasi tarafından keyfi olarak insanların vatandaşlıktan atılmalarına karşı bir korumaydı. Yasada yapılan talihsiz değişiklik ile Bangladeşli Assam halkı Myanmar'daki Rohingya halkı ile benzer bir konuma geldi.  

Güncelleme Tarihi: 22 Temmuz 2018, 18:02
YORUM EKLE

banner26

banner25