Hindistan’ın Assam eyaletindeki 4 milyon Müslüman’ın kaderi muallakta

Hindistan’ın Assam eyaletindeki 4 milyon Müslüman’ın kaderi muallakta

Monavvar Alam - Hindistan

Hindistan’ın Assam bölgesinde yaşayan 4 milyonun üzerindeki Bengalli Müslümanlar tehcir, yıkım ve hayatlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Bu tarihte eşi benzeri görülmemiş bir durum. Hindistan Halk Partisi’nin (BJP) lideri olan Başbakan Narendra Modi, Hindistan’da çok büyük bir Rohingya yaratıyor gibi görünüyor.

Bugün aşırı sağcı olan Hindu Hindistan Halk Partisi Marie Antoinette gibi davranıyor. Marie Antoinette, Fransız Devrimi öncesindeki son Fransız Kraliçesidir ve adı çıkmış bir şekilde ve biraz da masumca ekmek fiyatlarının zamlanmasını protesto eden aç ve fakir Fransız vatandaşları için "Ekmek yiyemiyorlarsa pasta yesinler," demiştir.

Aynı şekilde Hindistan'ın İçişleri Bakanı Rajnath Singh de "Nihai listede ismi olmayanların kanuni olarak mücadele etme ve vatandaşlıklarını ispat etme hakkı vardır," demektedir. Ne güvence ama! Zengin ve güçlü olanların dahi hukuki meseleleri zorlukla yürüttüğü bir ülkede fakir ve eğitimsiz kitlelere hukuki olarak mücadele etmelerini söylemek yalnızca zalimane ve insanlık dışı olmakla kalmaz aynı zamanda onların bahtsızlıklarıyla dalga geçmek anlamına gelir.

Yine de tavşan artık şapkadan çıkmış vaziyette. Ulusal Vatandaşlık Kaydı'na (NRC) şu ana kadar 32.9 milyon başvuru yapıldı, Assam'daki 4 milyon kişinin isimleri ikinci ve nihai listelere dahil edilmedi. Geçen yıl aralık ayında yayımlanan ilk liste yaklaşık 19 milyon kişinin ismini içeriyordu. 2011’deki Hindistan’daki nüfus sayımına göre Assam’ın %34.2’si Müslüman ve bu oran Jammu ve Keşmir’den sonraki en yüksek orandır. 

Hindistan Sicil Memuru ve Nüfus Sayımı Komisyon Üyesi Sailesh’e göre, listede isimleri olmayanlar Yabancılar Mahkemesi’ne yönlendirilecek ya da gözaltına alınacaklar. Yine Sailesh, Guwahati’deki bir basın toplantısında nihai listede ismi olmayanlara eşit imkân tanınacağını söyledi. “Bugün Assam ve Hindistan için tarihi bir gün. Boyut olarak bu uygulama paralel değil. Bu hukuki uygulama doğrudan Yargıtay tarafından yönetiliyor. Uygulama baştan ayağa şeffaf, adil, tarafsız ve dikkatli bir şekilde yönetilmiştir.” diye ekledi.

Evet, “dikkatlice” yürütülen bu “şeffaf” ve “tarafsız” uygulama yüzünden 4 milyon kadar Bengalli Müslüman vatandaşlık haklarını yitiriyor ve şimdi de onları yok etmek için tetikte bekleyen zalim kolluk kuvvetlerinin insafına kalmış durumdalar.

Ulusal Vatandaşlık Kaydı’nın nihai hâli saat 10’da resmî sitede yayımlandıktan sonra merkez, asayişi sağlamak için bölgeye ciddi bir askeri birlik sevk etti. Assam Emniyet Genel Müdürü Saikia, “Tüm adımlar atıldı. Huzur ve güvenliği bozan herhangi bir olayın yaşanmayacağından emin olabilirsiniz. Merkez Paramiliter Kuvvetleri’nden 200’den fazla bölük huzur ve asayişi sağlayacaktır,” dedi. 

Oldukça tutucu olan Kongre dahil olmak üzere bütün muhalefet partileri tepkilerini gösterdiler ama tepkileri sadece kuru gürültüye sebebiyet verdi ve gelecek seçimlerin velvelesinde unutulacak gibi duruyor.

Batı Bengal eyaletinin başkanı Mamata Banerjee, Ulusal Vatandaşlık Kaydı ile ilgili olarak hükümete sert çıkış yaptı ve bunun milliyetçi Hindu partisi Hindistan Halk Partisi’nin Bengallileri ve Biharileri Assam’dan göndermek için planlandığını söyledi. Partisindeki (Trinamool Kongresi) milletvekillerinden oluşan bir komiteyi o eyalete göndereceğini ve hatta kendisinin de Assam'ı ziyaret edebileceğini ekledi. 

Banerjee Kolkata’daki bir basın konferansında “İnsanların kendi ülkelerinde mülteci haline getirilmelerinden dolayı kaygılıyız. Bunun amacı Bengalce konuşanların ve Biharilerin sınır dışı edilmesidir. Bunun sonuçları bizim eyaletimizde de hissedilecektir,” demiştir. “Milletvekillerinden bir grubu Assam’a göndereceğim. Oraya ben de gidebilirim.” 

Bengal eyalet başkanı, “Dört milyon kadar Bengalli Hindistan vatandaşı kabul edilmiyor artık. Bengal ve Assam’ın ortak sınırı var. Diğer eyaletler Bengal kadar kötü etkilenmeyecek. Bengal ve Bangladeş bu karar sonucunda en kötü etkilenenler olacaktır,” diye vurguladı.

Bengal hükümetinin ismi nihai listede olmayanlara bir koruma sağlayıp sağlamayacağı konusunda sorulan bir soru üzerine eyalet başkanı, “Bu konu gündemimizde. Ama bunu sormama izin verin, onlar ilk etapta neden kovuldular?” diye cevap verdi. 

(Hint) Parlamentosu’nun Ulusal Vatandaşlık Kaydı’nın nihai listesinde adı yer almayanları korumak için bir yasası olmalı. Eyalet başkanı bu konu hakkında “Eğer bu insanları geri göndermek isterlerse ama Bangladeş onları kabul etmezse, o zaman ne olacak? Parlamento bu insanları korumak için bir yasa çıkarmalı.” diye bir açıklamada bulundu. 

Mamata Banerjee birkaç kişiyi örnek vererek hepsinin seçim kağıdı, pasaport, kamu bankası hesapları ve Aadhaar kartı olmak üzere yasal dokümanlara ve kimlik belgelerine sahip olduklarını ama yine de Hint vatandaşı olarak kabul edilmediklerini söylemektedir.

Banerjee “Onlar Assam'da işyerleri kurdular ve artık tamamen yerleştiler. Artık onları nasıl dışlayabiliriz? Onlarca yıldır, hatta 50 ila 100 yıldır orada yaşıyorlar,” dedi. Ulusal Vatandaşlık Kaydı tatbikatı esas olarak Yargıtay tarafından yürütülmesine rağmen, Banerjee’nin asıl suçladığı isim “gereksiz provokasyon” yarattığından dolayı Modi hükümeti oldu. 

“İçişleri bakanı endişeye mahal olmadığını söyledi. Öyleyse neden iletişim ve sosyal ağlar devre dışı bırakıldı? Birine e-posta yoluyla dahi ulaşmak mümkün değil. Niçin 15 bölük güç kullanmıştı?” diye sordu Mamta Banerjee, iki günlük bir gezi için Delhi'ye gitmeden önce. Kendisi bu gezide Hindistan Halk Partisi dışındaki partilerin liderleriyle 2019 Lok Sabha seçimlerinden önce bir Hindistan Halk Partisi karşıtı cephe kurma olasılığının tartışılacağını iletti.  

Burada, Başbakan Narendra Modi'nin 2016 yılında ilk defa iktidara gelmesiyle sonuçlanan seçim kampanyası sırasında Hindu milliyetçi partisinin Bangladeş'ten gelen “kaçak” Müslüman göçmenlere karşı harekete geçmeye söz verdiğini hatırlatmamız uygun düşer.

Bu yüzden Ulusal Vatandaşlık Kaydı’nın yayımlanmış son hâli ve liste Assam’da Bengalce konuşan Müslümanlar arasında çok panik yarattı. Bu insanların gelecekleri muallakta ve kısa vadede bir çözüm yolu da görünmemektedir. Bu uygulama, “Nelli Katliamı”ndan bu yana Hindu aşırı milliyetçiliğinin en büyük bir hamlesi olacak gibi duruyor. Nelli Katliamında yaklaşık 2 bin masum Müslüman Assam'daki sayısı bir düzineden fazla olan köyde öldürüldü ve bedenleri 36 yıl önce toplu bir mezara gömüldü. Bir kez daha zamanın acımasız elleri, o korkunç soykırımdan sağ kurtulanları ve milyonlarca insanı sarsmayı başarmıştır… Bu olaylar Hindistan'ın kuzey-doğu bölgesinde cereyan etmesine rağmen başka yerlerde de Müslümanlar kendilerini artık güvende hissetmiyorlar. Tüm ülkede, Hindu linç çeteleri çeşitli vesilelerle masum insanları öldürmekle meşgul. 
 

Güncelleme Tarihi: 01 Ağustos 2018, 18:19
YORUM EKLE

banner26

banner25