Karadeniz Jeopolitiğinde Gelişen Türkiye-Ukrayna İlişkileri

Ekonomiden savunma sanayisine, turizmden kültürel çalışmalara kadar her alanda gelişim göstermeye devam eden Türkiye-Ukrayna ilişkileri, 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi ile birlikte stratejik bir boyuta ulaştı.

Karadeniz Jeopolitiğinde Gelişen Türkiye-Ukrayna İlişkileri

Burak Çalışkan

Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, 3 Kasım’da Türkiye’ye gelerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte yedincisi düzenlenecek Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’ne (YDSK) katılacak. Ertesi gün ise Antalya’da faaliyete başlayacak olan Ukrayna Konsolosluğu ve Ukrayna Evi kültür merkezinin açılışını gerçekleştirecek. Ekonomiden savunma sanayisine, turizmden kültürel çalışmalara kadar her alanda gelişim göstermeye devam eden Türkiye-Ukrayna ilişkileri, 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi ile birlikte stratejik bir boyuta ulaştı.

2013 yılında Ukrayna’da başlayan krizin başından itibaren ülkenin toprak bütünlüğüne vurgu yapan Türkiye, Kırım Türklerinin haklarını önceleyerek uluslararası alanda argümanlarını bu konu üzerinden yürüttü. Ayrıca Ankara, Karadeniz’de kıyıdaş olduğu bu iki devleti krizin başlarında uzlaştırmaya çalışsa da 2015 yılında Rusya’nın Suriye krizine giderek angaje olması ve bölgede askeri müdahalelerde bulunması farklı bir süreci başlattı. Özellikle Türkiye ve Rusya arasında yaşanan “uçak krizi” iki ülke arasında önemli bir sorun haline gelirken, bu süreçte Ankara-Kiev ilişkileri ise önemli ilerlemeler kaydetti. İlerleyen dönemde Türkiye ve Rusya kriz dönemini atlatıp belirli alanlarda işbirliğine yönelseler de hem Ankara hem de Kiev, Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin ne kadar stratejik bir öneme sahip olduğunu kavramış oldular.

Bu noktada Türkiye Birleşmiş Milletler başta olmak üzere Avrupa Konseyi ve AGİT gibi uluslararası kuruluşlarda Kırım ve Donbas bölgesi ile ilgili kararlarda Ukrayna’yı desteklerken, Kırım’ın ilhakını asla tanımayacağını sıklıkla dile getirdi. NATO-Ukrayna Komisyonu, BLACKSEAFOR ve Karadeniz Uyum Harekatı gibi oluşumlar ise iki ülkenin askeri ilişkilerini artırırken, savuma sanayisi alanında yapılan işbirliği çabaları da dikkat çekmektedir.

Ankara’nın son yıllarda gerçekleştirdiği savunma sanayi hamlesi teknoloji transferini de gündeme getirirken, NATO ülkeleri tarafından bu beklentiler karşılanmadı. Kiev ise hem ülkenin doğusunda devam eden çatışmalar hem de Rusya’nın yeni askeri hamlelerine karşı Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ni güçlendirmeye çalışmaktadır. Savunma sanayi alanında önemli bir bilgi birikimine sahip olan Ukrayna ile dünyanın en güçlü ordularından birine sahip olan Türkiye’nin savunma ve güvenlik alanındaki bu hedefleri, iki ülkeyi birbirleri için değerli birer ortak haline getirdi. 

Nitekim Ankara ve Kiev 2014 yılında askeri-teknik iş birliği anlaşmasını yenilerken, radar üretimi, zırhlı araç, savaş uçakları, füze sistemleri, insansız hava aracı, uçak motoru, navigasyon ve uzay çalışmaları gibi pek çok alanda ortak üretim noktasında anlaşmaya vardılar. Bu süreçte Türkiye Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne 20 milyon TL’yi bulan askeri mühimmat ve ekipman sağlarken, Ukrayna devlet savunma sanayi işletmesi Ukroboronprom ve Türk Aselsan şirketi arasında ise iş birliği yapıldı. Varılan mutabakata göre Aselsan’ın Ukrayna ordusuna haberleşme için ileri teknolji telsiz tedarik edeceği bildirildi. Ayrıca 2018 Temmuz’unda savunma sanayi alanında devam eden çalışmalara hız kazandırmak amacıyla 1. Türkiye-Ukrayna Savunma Sanayii İş Birliği toplantısı düzenlendi. Nitekim Poroşenko’nun ziyaretinde de en önemli gündem maddelerinden birinin askeri iş birliği olması beklenmektedir.

Son dönemde Türkiye ve Ukrayna arasındaki ticari ilişkilerde de önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Türkiye Ukrayna’ya sanayi ürünleri, temizlik maddeleri, tekstil ve gıda ihraç ederken, kömür, demir-çelik ve diğer kimya endüstrisi gibi ürünleri ithal etmektedir. 2018 yılında iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi %20’lik bir artış göstererek 4 milyar dolara yaklaşmış ancak beklenen rakamlar çok daha yüksektir.

Bununla birlikte Ukrayna’da faaliyet gösteren yüzlerce Türk firması bulunmaktadır. Özellikle başkent Kiev’de bulunan Türk tekstil mağazaları ve restaurantları yoğun ilgi görmektedir. Ayrıca Türkiye ve Ukrayna’nın ihracat ve ithalat kalemleri incelendiğinde iki ülkenin rekabet eden ekonomiler olmadıklarını, tam tersine birbirlerini tamamlayabilecek ticari ortaklar olduklarını gözlemlemekteyiz. Bundan dolayı uzun süredir gündemde olan iki ülke arasındaki serbest ticaret anlaşması, 3 Kasım’da gerçekleştirilecek YDSK’nın en önemli gündem maddelerinden birini oluşturacaktır. 

Turizm alanında yaşanan gelişmeler de iki ülke arasında pozitif bir etki yaratmaktadır. 2012 yılında vizesiz seyahat dönemine başlayan iki ülke, 2017 Haziran’ından itibaren ise pasaportsuz seyahat dönemine geçti. Kimlik kartlarıyla gerçekleştirilebilen ziyaretler, ikili ilişkilerin geldiği noktayı göstermesi adına önem arz etmektedir. Ukrayna’da yurtdışına çıkanların neredeyse %70’i Türkiye’yi tercih etmektedir. 2018’de ise geçen seneye göre %20’lik bir artışla 1.3 milyon Ukraynalı turist Türkiye’yi ziyaret ederken, sene sonuna kadar bu rakamın 1.5 milyona çıkması beklenmektedir. Bu rakamlara göre Ukrayna, Türkiye’ye en fazla turist gönderen yedinci ülke konumundadır. Türkiye’den Ukrayna’yı ziyaret eden turistlerin sayısı ise her geçen yıl artarak 2018 yılında 300 bine yaklaşmıştır.

Türkiye ve Ukrayna arasındaki siyasi ve ekonomik gelişmeler kültürel alanlara da sirayet etmiştir. Özellikle Türkiye ve Rusya arasında uçak krizinin yaşandığı bir süreçte Türk Hava Kuvvetleri için Ukraynalılar tarafından hazırlanan ve milyonlarca kişi tarafından izlenen bir video, Ukrayna halkının Türkiye’ye karşı artan sempatisini sosyal platformlara taşımıştır. Yine Ukrayna’nın İsveç’te düzenlenen 61. Eurovision şarkı yarışmasına Kırım Türklerinin 1944’te yaşadığı sürgünü konu alan bir şarkı ile katılması, Türk halkı tarafından oldukça olumlu karşılanmıştır.

Son dönemde Türkiye’nin Ukrayna’da gösterdiği faaliyetler ise Ukrayna halkı nezdinde Türkçeye karşı olan ilgiyi artırmıştır. Bu noktada yakın dönemde Kiev’de açılan Yunus Emre Kültür Merkezi, “Ukrayna’da daha çok Türkiye, Türkiye’de daha fazla Ukrayna” sloganı ile Türkçe kursları düzenlemektedir. 

Ankara, Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin en önemli halkalarından biri olan Kırım Türklerine de desteğini her fırsatta göstermiştir. Ukrayna krizinin başından itibaren ise özellikle Kırım Türklerinin lideri ve Ukrayna milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile yakın temas halindedir. Nitekim Kırımoğlu ile birlikte Kırım Türklerinin diğer temsilcilerinin de YDSK toplantısında yer alması beklenirken, Kırım halkının mevcut durumu da toplantıda ele alınacaktır.

Ukrayna’da yaşayan Kırım Türkleri, Ahıska Türkleri ve Gök Oğuz Türkleri gibi Türkiye’de yaşayan Ukraynalılar da ikili ilişkilerin gelişiminde çok önemli bir rol oynamaktadır. Türkiye’de İstanbul Üniversitesi bünyesinde Ukrayna dil ve edebiyat bölümü açılırken, çeşitli eğitim kurumlarında Ukraynaca kursları başlatılmıştır. Bu süreçte Türkiye’de 12 Ukrayna derneği kurulurken, Ankara’da Ukrayna haber ajansı Ukrinform bürosu faaliyete geçmiştir.

Siyasi, ekonomik, askeri, diplomatik ve kültürel alanlarda son dört senede ciddi ilerlemeler kaydeden Türkiye-Ukrayna ilişkileri, her iki ülke için de oldukça değerlidir. Karadeniz’e kıyıdaş olan iki önemli gücün iş birliği, stratejik bir ortaklığa dönüşmüştür. Özellikle hem Ankara’nın hem de Kiev’in Rusya ile yaşadıkları problemlerde ortak hareket ederek Karadeniz’de iş birliği içinde olmaları, ilerleyen süreçte iki devlete de kazanç getirecektir. Bu noktada Poroşenko’nun Türkiye ziyareti de Ankara-Kiev hattını daha da güçlendirecektir.


 

Güncelleme Tarihi: 02 Kasım 2018, 23:08
YORUM EKLE

banner33

banner37