Mahathir’in Çin Ziyareti: Sıfırlama mı Düzenleme mi?

Malezya'nın yeni Başbakanı Mahathir Mohamad, Çin'e gerçekleştirdiği dört günlük ziyaretinin yankıları sürüyor. Malezya Başbakanları içinde Çin'e en uzun geziyi düzenleyen Başbakan Mohamad'ın analizi Mohamad Radytio'nun kaleminden değerlendirildi.

Mahathir’in Çin Ziyareti: Sıfırlama mı Düzenleme mi?

Mohamad Radytio

Malezya Başbakanı Mahathir Mohamad, Salı günü Çin Halk Cumhuriyeti'ne düzenlediği beş günlük (17 Ağustos - 21 Ağustos) yolculuğunu tamamladı. Bu ziyaret, Mahathir'in bugüne kadar yaptığı en uzun yabancı ülke ziyareti olduğundan dolayı önem arz ediyor; ayrıca, Mahathir'in, Najib Razak hükümeti tarafından Çinlilerle imzalanan ve Malay milliyetçilerinin adaletsiz ve sömürücü mega projeler olarak algıladığı şeyleri reddetmenin yollarını bulma taahhüdünü yerine getiriyor. Bu vaat, kısmen Malezya Yarımadası'nın geri kalmış doğu kesiminde, Çin destekli altyapı projelerinin askıya alınmasıyla kısmen uygulanmış olsa da; Mahathir, Malayların çıkarına en uygun olacağını düşündüğü düzenlemeleri Çin tarafı yapmayı reddettiği takdirde tüm projelerin iptal edileceğini söyleyerek seçim sürecindeki vaatlerini bir ileri noktaya taşımış oldu. 

Öyleyse, bu ziyaretin Çin ile Maleyza arasındaki ilişkiler için önemi ne? İki olasılık var; ilki ilişkilerin tamamen sıfırlanması. Mahathir'in dediği gibi, Çin yatırımları Malezya'nın acılarını ne hafifletmiş ve ne de ulusal anlamda bir fayda sağlamıştır. Pakatan Harapan’ın halihazırda iktidardaki koalisyonu, Malezya'nın Çin projelerine ihtiyacı olmadığını, aksine Çin’in kendi ülkesi dışında yatırım yapmaya mecbur olduğunu savunuyor. Ayrıca, Pakatan Harapan'daki bir hizip, Malezya'nın aslında Çin'den gelen yatırımları reddetmesi gerektiğini savunuyor. Bunun nedeni, onlara göre, Çin'in borç alan ülkelerin geri ödeme yapamayacağı kârsız yatırımlar yoluyla antik ipek yolunu kuşatan modern bir sömürgecilik sistemi inşa etmeye çalışması ve borçlarını ödemeyen ülkelerin borçlarına karşılık olarak başka şeyler vermek zorunda kalacak olmalarıdır. Kârlı olmayan projelerin sonunda Sri Lanka hükümetinin Çin şirketlerinden aldığı 8 milyar ABD dolarından fazla olan borcu geri ödeyemediği için geçtiğimiz Aralık ayında stratejik bir liman olan Hambantota limanını 99 yıllığına Çin'e devretmesine neden olan Sri Lanka örneğini öne sürüyorlar ve bunun esasında bir borç tuzağı olduğunu dile getiriyorlar. Ayrıca onlar aynı durumun Malezya’nın da başına gelebileceğini savunuyorlar ve Mahathir de bu konuda onlarla aynı fikirde gibi görünüyor. Mahathir, projelerin belirtilen yol ve kullanımlarının gelecek yıllarda bile 25 milyar dolarlık yatırım getirisi sağlayacağını söyleyerek projeyi değerli görmüyor. Üstelik, birçok Çinli işçinin kendi ülkelerinden, yerli Malay işçilerinin yapabilecekleri işleri yapmak için ithal edildiğini söylüyor. Ona göre, Malay işçilerinin yapabileceği işler için Çinli işçilere Malay parası vermek manasına geliyor ve Mahathir’e göre bu kabul edilemez bir durum. Ayrıca yeni hükümetin olanaksız bulduğu projeler hakkında yolsuzluk ve rüşvet vakalarından da söz ediliyor. Bu nedenle, Pekin’e gitmeden önce samimi açıklamalarda bulunmasına rağmen eğer Mahathir söylediklerinde sadık kalırsa Çin ve Malay ilişkilerinde bir sıfırlanma olacağı kaçınılmaz; özellikle de Çin tarafı Mahathir’in taleplerinin çoğunu yerine getirmeyi reddederse Mahathir projeleri toptan iptal edebilir ve bu durum doğal olarak tüm Çin-Malezya ekonomik ilişkilerini etkileyecektir.

Bununla birlikte, Mahathir’in ziyareti başka bir sonuca daha sebebiyet verebilir: o da Çin- Malezya ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi. 

Singapur'daki S. Rajaratnam okulundan araştırmacılar, Mahathir’in yalnızca Çin’den sadece vaziyeti kurtaran önlemler alacağını düşünüyorlar. Bunun nedeni, Mahathir’in söylemlerinin aksine, geçmişte Malezya’daki Çin’e en yakın isimlerden biri olması. Onlar, Mahathir'in, hangi milletten olduklarına ehemmiyet vermeden kendisine çok fayda sağlayabilecek arkadaş ve müttefikler bulma eğilimi olduğunu savundukları için daha derin bir argüman. Bu yüzden, Mahathir'in Malezya’nın ekonomik büyümesindeki Çin rolünün önemini kavrayacağını, ilişkileri sıfıra indirdiği takdirde büyümenin önemli ölçüde azalacağını savunuyorlar. Sonunda Mahathir, iki tarafın da konumunu yumuşatan bir pazarlık içerisine girişecektir. Çin'den çeşitli imtiyazlar alacaktır; ülkesinde de vaat ettiğinden daha fazla imtiyaz elde ettiğini savunarak Malezya’nın artık projeleri iptal etmesine gerek olmadığını savunacaktır. Pekin'de, Çin Başbakanı Li Keqiang, Başbakan Mahathir'e ülkelerin serbest ticareti destekleme konusunda mutabakata varmasını istemişti. Mahathir, serbest ticaretin aynı zamanda adil ticaret olması gerektiğini dile getirerek şunları söyledi: “Yoksul ülkelerin zengin ülkelerle rekabet edememesinden dolayı sömürgeciliğin yeni versiyonuyla karşılaşmak istemiyoruz.”

Şimdiye kadar gerçekleşen hadiselerden, bahsettiğimiz ihtimallerin ilkiyle karşı karşıya kalacağımızı biliyorduk. Bir önceki rejimin yolsuzluklarından şikayetçi olan ve yeni bir sayfa açmaya istekli Malezya halkı, Mahathir’in Pakatan Harapan (PH) Koalisyonu’nun çok ilgi çeken ve seçim kampanyasının odağı hâline gelen tüm projeleri tek taraflı olarak iptal etmesini destekliyor. Bu projeleri iptal ederek Mahathir, Pakatan Harapan'a dolaylı olarak, değişiklik istediğini söylediği zaman bunun “iş” anlamına geldiğini göstermek isteyebilir. Sadece Çinlilere değil, aynı zamanda dünyaya da geçmişe temiz bir sayfa çekmeyi, “büyük para”lardan korkmadığını ve tutamayacağı sözü vermeyeceğini göstermek istiyor. O, bildiğimiz sıradan siyasetçilerden değil. Mahathir’in dünyaya vermek istediği mesaj budur. 

Sonuçlara gelince, bu durum Malezyalılar ile Çinliler arasında kesin bir kopuşa sebebiyet verebilir; ancak tepkilerden yola çıkarsak bunun ABD’nin yörüngesinden “çıktığı” için yapılan yaptırımlara benzer bir “yaptırım”a neden olacağına ihtimal vermiyorum. Bunun nedeni, Malezya’da böyle bir olayın yaşanması durumunda sıkıntı yaşayacak büyük bir Çinli nüfusun olmasıdır, ayrıca Malezya hükümetiyle iş ilişkileri içinde olan pek çok Çinli şirket olması sebebiyle bu “yaptırım”ların Çin’i vurma ihtimali olmasıdır. 

Son olarak, Çinliler, Malezya'ya bu iki ülkenin birbirine ihtiyaç duyduğunu anımsatarak proje iptallerinin yaratacağı olumsuz etkileri engelleyebilir. Ancak, Çinliler de Mahathir’in sıradan bir siyasetçi olmadığının ayırdına varmalıdırlar. O, her şeyden önce, eski rakibini yeni dönem için kendisini desteklemeye ikna etmiş, 22 yıldır Barisan Nasional'ın lideri olan 92 yaşında vatansever bir başbakandır. Ayrıca iktidara geldiği günden 100 gün sonra gibi kısa bir süre içinde Çin tarafından desteklenen projeleri iptal etmeye cesaret edebilmiş birisidir. Çinlilerin Malezya’da artık yeni bir yönetici olduğunu idrak etmeleri gerekmektedir.
 

Güncelleme Tarihi: 31 Ağustos 2018, 17:41
YORUM EKLE

banner33

banner37