banner15

Mesih'in Müjdesi - Kemal Ersözlü

Hudeybiye sonrasının barış ortamı’nda daha Mekke’nin fethi gerçekleşmediği bir periyodda Kudüs ve Antakya’nın mağrur Sezar’ı müjdelenen Rasûl’ün Kerim Mektubu’nu yırtıyordu. Çok sürmeyecek, 4 yıl sonra Ahmed Refik-i A’lâ’ya kavuşacak ondan 4 yıl sonra Hz. Ömer’in elçileri Kudüs ve Antakya’ya savaşsız bir gâlibiyetle gireceklerdi.

Mesih'in Müjdesi - Kemal Ersözlü

İskender’in Komutanları’ndan Seleukos’un Asi Nehri sol yatağında (Harsı’nda) dağ ve ırmak arasında yükselttiği Dikdörtken Kent’e babası’ndan esinle verdiği Antiochia adını zikre gerek duymaz Kur’ân.. Kısa Süre’de Selevkiler’in Payitaht’ı olmayı başarır. Makedon, Helen yerli halkından oluşan Karye Ashâbı (ashab-ı karye Antakya halkıdır) içinde Yahudiler de yer alır. Euphorion‘un başına getirildiği bir büyük kütüphanesi oldu bir süre sonra. Karye, Roma Sivilizasyonu’nun gelenekelerini içselleştirmeye başladı. Kanalizasyonlar, Defne’den gelen su kemerleri ile imârını sürdürdü. Gümüş’ten, bronzdan paraları oldu. Kısa bir Ermeni Egemenliği, sonra Roma Uydu Devleti’dir Karye. Defne’ye dek yazlıkları, villaları vardır İtalyan Kolonisi’nin. Sirk kurulur Ada’ya. Roma Hakimiyet’i MÖ. 69 zelzelesinden bir süre sonra  Pompei’nin Karye’ye girişinden sonra tesis edildi. Roma Eyâleti olan Suriye’nin Başşehri’dir artık Karye. Ashâb iç savaşlarda Pompei’ye değil Sezar’a yardımcı’dır. Dokuz Gününü burada geçiren Sezar’dan kalma bir Armağan’dır Amfi tiyatro.

Roma’nın Civitas’ı (Medine’si) Roma zevkleri’ne göre dizayn edildi İmparatorlar Çağı’nda. Tiyatrolar, sirk, hipodrom, hükümet binaları..

     Mesih’in Gaybubeti’nin Baharı’nda (MS. 35) Zilzal’le yıkıldı kent.

     İmparatorluğu Önce’si burada bulunan Tiberius’dan yâdigar genişletilen Surlar.

Silpius Kit­lesi’nin vâdiye bakan yamacında St.Pierre'in ibâdet ettiği Kilise-Mağara vardı. Mağara’nın Ön Yüzü Haçlılar Zamanı’nda Gotik bir tarz’da örüldü. Bu­nun sol tarafındaki kayada bulunan (Charonion denilen) kabartma heykel, şeh­ri vebaya karşı korumak için yapılmış bir tılsım.

Güney Taraf’ta Habib en-Neccâr'ın İbâdet’e çekildiği Mağara.

Kudüs’e Yakınlığı, Anadolu ve Yunan’a ulaşan yolların kavşağı’nda olması Mesih Bağlılar’ı için çekici kıldı bu Karye’yi. Havâriler burada toplandılar, sonra Tabiin.. Roma’nın Kudüs’ü tahribi, II.Mabed’in yıkılmasından sonra en önemli üs oldu Mesihî Müjde’ye. Mesihî (Hristiyan) olarak ilk kez burada anıldılar Gentile (Yahudiler dışındaki milletler) denen halktan ayrılarak.

Ve Sasanîler sahnede

Sasanîler Târih Sahnesi’ne çıkıyorlar. Rumlar’la hesaplaşma burada da şekillenir. 1.Şapur’un eli konar şehre (256-260). Ashâb’ı İran içlerine tâ Cündüşapur’a sürülür.

Palmira Emiri Odena geri alır. Eşi Zenobia’yı esir alıp Roma’ya götüren Roma çöker tekrar Karye’nin üzerine.

Doğu Roma’nın İran’la savaşlarında bir üstür Antakya.

Ashâb-ı Kehf’in uykuda olduğu yüzyıllarda dışarıda, 300'lerde Metropolitlik, 400'lerde patriklik merkezlerinden biri olarak anılmaktadır Konstantinopol, İskenderiye gibi.

540'ta Enûşirvân şehri ala­rak yağmaladı, her tarafı ateşe verdi, halkını İran'a sürdü.

Müjdelenen’i bekleyen yüzyıllar Kevnî Âyetler’le defalarca sarılır Karye ve Ashâb’ı. Nûr Çocuk 7 yaşındayken (577) de bir deprem vurmaktadır Antakya’yı.

Cebel-i Nûr’da Gâr-ı Hirâ'da 610’da tutuşturulan meşalenin ışığı bu şehre ulaşamadı. 611-628 arasında tam 17 Yıl Mecûsî İrân’ın egemenliği altında kaldılar. Suriye’yi geri almak üzere hareket’e geçen Teslisci Heracleitos 622’de şehir surları önünde mağlup oldu.

622.. Ahmed as.ın Yesrib’i medine edindiği yıllar.. Rûm Sûre’si Mekke’nin sonlarında Seneviyye’nin Rumlar’ı Yengisi’ni gündemleştiriyor Bidi-Sinin içinde Durum’un tersine döneceğini söylüyordu. 628’de tüm taraflar bu gaybî ihbarın gerçekleştiğine tanıklık ettiler. Hudeybiye sonrasının barış ortamı’nda daha Mekke’nin fethi gerçekleşmediği bir periyodda Kudüs ve Antakya’nın mağrur Sezar’ı müjdelenen Rasûl’ün Kerim Mektubu’nu yırtıyordu. Çok sürmeyecek, 4 yıl sonra Ahmed Refik-i A’lâ’ya kavuşacak ondan 4 yıl sonra Hz. Ömer’in elçileri Kudüs ve Antakya’ya savaşsız bir gâlibiyetle gireceklerdi.

636 Yermuk Savaşı’nda Doğu Roma Müslüman hâkimiyeti önünde diz çöktü. Ebû Ubeyde ibnu Cerrah İdâresi’n­deki kuvvetler tarafından kuşatıldı. Kuşatma uzun sürdü, Hz.Ömer'in tavsiye’si üzerine şehre zarar verilme­mek maksadıyla çatışmaya girilmedi.

YâSîn Sûresi’nin Antakya’nın hikâyesini anlattığı yıllara yakın bir periyodda Müslüman olan Hz.Ömer’in Rasûl-i Ekrem’e (Sav) verdiği destek öneminde bir destekti Neccâr’ın Habibi’nin gösterdiği.. Mezar’ı ortaya çıkarıldı, Türbe ve Camii ile donatıldı Aksa’l-Medine’den koşup gelen müjdelenmiş Peygamber’in elçilerince.. Her 2 Peygamber’in elçileri de elçilerin vefâtından sonra Karye’ye ayak basabildiler.

Ümeyye Oğullar’ı Şam’da yükselttiler iktidarlarını.. Antakya’nın hinterlandı şimdi. Şam şimdi Kureyş’i temsilen Roma’yla savaşın bayraktarıdır. Ashâb-ı Karye’de nüfus hareketlilikleri oldu, ayrılanlar, yeni iskanlar Bağdad’ın Antakya’sı Kilikya’nın başkentidir. Me’mun ve mu’tasım zamanlarından beri Karye Türk idârecilerle tanışmıştır. Ahmed ibnu Tulun’dan İhşidiler’e dek. Şehr’in hâfızasında Türkçe’nin sesi 1200 yıllık.

944’de yalan dünyâ iktidarının bölgedeki adı Hamdânoğulları'ndan Ebu’l-Ali Hasan (Seyfü’d-Devleti)’dir. Doğu Roma’nın Sasaniler’den beri yüzlerce yıllık Antakya üzerindeki sevdası dinmeyecektir. İmparato­r II.Nikephoros Phokas Suriye'ye açtığı bir sefer sırasında 968'de şehri al­mayı başardı. Onun yerine geçen ve faaliyetleri’ni Suriye ve Filistin'e kadar uza­tan Jean Tzimiskes Antakya Kalesi'ni tahkim ettirdi. Şehir 1084'e kadar bir yüzyıldan fazla Bizans hâkimiyetinde kaldı. Pavlos’un Teslisi’ne teslim bir iktidarın Antakya’sı. Bizanslılar’ından ticârî imtiyaz tanıdığı Batı Roma’nın Venedikli tüccar­ları da Antakya'dadırlar.

Ve Batı Roma’nın uşaklarını proveke eden Papa Urban 1095’de emellerine nâil olur. 200 yıl sürecek Haçlı Seferleri start alır Avrupa’dan.

Doğu Roma’nın Antakya’ya olan planlarında artık hesaba katması kaçınılmaz olan güç Selçuklular’dır. Büyük Malazgirt Bozgunu’ndan 5 yıl sonra Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından Antakya’daki Teslis Kal’a’sı kuşatılır. Bizans adına Ermeni Philaretos Brachamios’un idâresindeki Antakya, Musul Ukaylî Emîr’i Şerefü’d-Devleti Müslim'e harç öde­mektedir. Maraş, Urfa, Malatya’yı içine alan bir müstakil bir devlet gibidir Ermeni Yönetimi.. 12 Aralık 1084'te Kutalmışoğlu Süleyman Şah bu kez şehri elde etmeyi başardı, bir müddet dire­nen kale 12 Ocak 1085'te düştü. Sü­leyman Şah’ın adını bir kenara yazıyoruz. Onu muhtemel 4.Tenvir kampı vesilesiyle İznik’de tekrar hatırlayacağız.

Şehir halkına iyi davrandı, Mar Cassianus Kilisesi'ni Câmi’ye çevir­di; buna karşılık 2 yeni kilise yapılmak üzere bir araziyi Hıristiyan halka tahsis etti. Onun Antakya'yı alması üzerine Ukaylî Emîr’i Müslim harekete geçip An­takya üzerine yürüdü ise de yapılan savaşta mağlûp oldu.

1087’de Melikşah’ın Antakya emiri Yağısıyan’dır. Nizâmiyeler’in tedrise başladığı çağın Antakya’sından söz ediyoruz. Haçlılar 21 Ekim 1097’de Karye’nin önlerine gelmişlerdir. Direniş 3 Haziran 1098’e dek sürer. Firuz’un ihâneti tüm dengeleri alt üst eder ve Haçlılar’ın zapdettiği Karye’nin Ashâb’ı kılıçtan geçirilir. İşgale kucak açan Cenovalılar ödüllendirilir.

Arap ve Batı Kaynakları’nda bir “Su Şehri” olarak anılır Kent. Batı ile olan ticârette önemli bir mevkiye sâhip oldu. Güçlü bir Müslüman Devleti’nin olmayışı, siyâsî parçalanma Bizanslılar'ın ve Haçlılar'ın uzun süre bura­ya hâkim olmalarını sağladı.

Moğollar 1258’de Bağdad’ı yıktılar, yani Abbasiler’i.. Moğol İstilâ’sı sırasında herhangi bir saldı­rı’ya uğramadı, Moğollar'ın korkusundan şehre birçok Hıristiyan ve Müslüman sığındı, nüfus artış gös­terdi. Haçlılar Antakya'yı bir Prenslik hâ­line getirerek Rober Guiscard'ın oğlu Bohemund'a verdiler.

Bağdad’ın yerini siyâsi güç olarak Mısır’da Memluklar aldı. Bizans’ın imparotorları 1204-1261 arasında Kostantiniye’yi Haçlılar’a bırakıp İznik’e çekilmişlerdi.

1268'e dek Antakya’ya birçok Haçlı sülâlesi hükmetti. Bu târihte, Kuzey Suriye'deki Hıristiyan hâkimiyetine son veren Memlûk Sultan’ı Baybars, Antakya'yı kuşatma al­tına aldı. 18 Mayıs 1268'de yapılan bir genel hücum sonunda surlardan içeri gi­rildi. Büyük tahribat oldu. Şehrin Batı Dünyâsı’nın Doğu’daki önemli bir siyâsî ve iktisâdî merkezi, Teslis’in yayıldığı yer.. Baybars şehrin Hıristiyan Dünyâsı’ndaki bu imajı­nı yıkmıştı.

Antakya Suriye Niyâbeti’ni oluştu­ran vilâyetlerden Halep Nâibliği’ne bağlandı. Müslüman Âlemi’nde Halep'e önem verildi ve ticâret yolları burada düğümlenmiş olmasına rağmen Batılılar, Haçlılar'ın Doğu’dan sö­külmesinden sonra Memlükler'le ticâ­ret yaparak iktisâdî bakımdan kalkındırmamak için ticâret yollarını Ayaş'tan Anadolu'ya çevirdiler. Baybars yıktığı şehri sonradan kısmî imâr etti. Eski Antakya'dan ise Sur Kalıntılar’ı, St.Pierre Mağara Kilise’si ve bunun solunda bu­lunan Charnion Kabartma Heykeli’nden başka bir şey kalmamıştır.

Konstantin’in Kenti’nin 1453’de Müslüman Payitaht’ı olmasından bir yarım yüzyıl sonra Memlüklü saltanatı sona erdi. I.Selim’in Mısır seferi sırasında Osmanlı Egemenliği’ne girdi. Halep Eyâleti’nin Sancak Merkez’i oldu.

1500'lerde Gayr-i Müslim nüfusu yoktu. 1838'e ait bir kayda göre şehrin nüfusu 6.000'dir. 1867'de Cevdet Paşa Antakya'da 8.775 Müslüman, 1.129 gay­r-i Müslim nüfusun bulunduğunu yazmış.

I. Dünyâ Savaş’ı sonunda 1918 sonbaharında İngilizler tarafından işgal edildi, sonra da Fransız idâresine geç­ti. 21 Ekim 1921 Ankara Antlaşma’sı ile Fransa İskenderun Sancağı denilen böl­geye idârî muhtâriyet vermeyi kabul et­ti.

Ocak 1937'de Paris ve Ankara'da ya­pılan görüşmelerden sonra 2 devletin garantisinde Hatay adıyla bir devlet teş­kili kararlaştırıldı. Anayasası Milletler Cemiyeti'nde hazırlandı ve 29 Mayıs 1937'de onaylandı.

Türkiye Garantör sıfatıyla 5 Temmuz 1938'de Hatay'a askerî bir­liklerini soktu.  2 Eylül 1938'de Hatay Cumhuriyeti Millet Meclisi açılarak Dev­let Başkanlığı’na Tayfur Sökmen seçildi.

23 Haziran 1939'da imzalanan Antlaş­ma ile Hatay'ın Türkiye'ye katılması ke­sinleşti, aynı gün Hatay Millet Meclisi bu doğrultuda karar aldı ve Bakanlar Kurulu yetkilerini Hatay Olağan Üstü Temsilcisi Cevat Açıkalın'a devretti ve varlığını sona erdirdi. Böylece Hatay Vi­lâyeti ve onun Merkezi Antakya şehri Türkiye İdâresi’ne geçti.

1940'ta 28.127 dolayındaki nüfusu 1980'de 94.992'ye 1985'te 107.821'e yükseldi. Bugün Ashâb’ı Karye’nin nüfusu yüzbinlerle ifâde ediliyor. 1985 sayımına göre nüfusu 1.002.252. Nüfus yoğunluğu ise 185'tir. 

Bugünkü Karye, Âsi Nehri’nin her iki yakasında ve her doğrultuda yatay ve dikey bir şekilde büyüyor. 5.603 kilometrekare genişliğindeki Hatay ili.

Antakya Şehri’nin merkez olduğu Ha­tay ili, kuzeyde Adana ve Gaziantep ille­ri ile komşu; doğuda ve güneyde Su­riye toprakları, batıda da Akdeniz kıyıları ile çevrili.

Merkez İlçe’den baş­ka Altınözü, Dörtyol, Erzin, Hassa, İsken­derun. Kırıkhan. Reyhanlı. Samandağı ve Yayladağı adlı 9 ilçesi, 25 bucağı, 383 de köyü var.

Diyanet İşleri Başkanlığı'na ait 1989 yılı istatistikleri’ne göre Hatay'da İl ve İlçe merkezlerinde 176, kasaba ve köyler’de ise 497 olmak üzere toplam 673 Cami var.

Kaynak: Ulum el Hikme / 23 Nisan 2010

Güncelleme Tarihi: 19 Mart 2019, 16:10
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35