banner39

08.12.2012, 13:22

Arap-Kürt çekişmesinde tarafların kaybedecek çok şeyleri var

Irak üzerinde savaş tehdidi geziniyor. Araplar ve Kürtler toprak, petrol ve güç meselelerinde son aylarda kafa kafaya geldiler.

Bölgesel Kürt Yönetimine bağlı peşmerge iki hafta önce bir kontrol noktasında federal Irak ordusuyla çatıştı; bir sivil hayatını kaybetti ve her iki taraftan yaralananlar oldu. BKY ve Bağdat, ülkenin kuzeyindeki ihtilaflı topraklarda kuvvet topluyor, yerel bir çatışmayı genişletme şansını artırıyorlar.

İki tarafın karşı karşıya gelmesi 2003 yılından beri olağan bir vaka fakat bu vakaları daha tehlikeli kılan, aracı bir rol oynayan Amerikan ordusunun atık olmamasıdır; ikincisi de, bölgesel ayaklanmaların ve Suriye’deki çatışmaların tüm tarafları kutuplaştırarak devam ediyor olmasıdır.

Bağdat, Petrol ve doğalgaz toplantısı için Erbil’e uçan Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın uçağına izin vermeyince Türkiye de çatışmaya çekildi. Kürt meselesindeki gerilim, açıktır ki iki ülke ilişkilerinin kötüleşmesine katkıda bulunmaktadır.

Şu anki kavganın merkezinde, Maliki’nin kuzeydeki askeri harekâtları yürütmek üzere iki ay önce kurduğu bir karargâh var. Tigris Harekât Komutanlığı olarak bilinen bu karargâh, Bağdat’ın ülkenin zaten Arap kuvvetleriyle dolu bu istikrarsız kesimindeki varlığını tahkim etmektedir.

Tigris’deki komutanlığın başında eski Baasçı, onbinlerce Kürdün öldürüldüğü Enfal operasyonunda görev almış Korgeneral Abdulemir el Zeydi’nin bulunması ise işleri kolaylaştıran bir etken değil. Kürtler Enfal operasyonunun resmen soykırım olarak tanınmasını istiyorlar.

Kürtlerin korkusu, Tigris [Dicle] komutanlığının gelecekte yapacakları değil Bağdat’ın Kerkük bölgesindeki emellerinin uzun vadeli neticeleri.

Irak Kürtleri ve Arapları arasında gerilimli bir tarih var ve Enfal, bunun yalın örneklerinden sadece biri. Bağdat ve şu an otonom federal bir varlık olan BKY arasındaki ilişkiler her daim bozuktu. Saddam Hüseyin’in diktatör yönetimi Kürtlere karşı hassaten vahşiydi.

Farklı bir şekle bürünmüş olsalar da 2003 sonrası Irak’ında halen bazı ihtilaflar var. Kürtlerin kilit ortak oldukları Bağdat’taki seçilmiş hükümet, yatak arkadaşı olmaları imkânsız tarafların oluşturduğu geniş bir koalisyon. Kürtler hükümet ortağı olmasına rağmen Bağdat’ın Arap liderleri, seçmenlerindeki Kürt karşıtı hissiyatı besliyorlar.

Bağdat’ın işlevsiz siyaseti, işin içindeki herkesin zararına olacak şekilde BKY’nin istikrar, kalkınma ve siyasetiyle çatışma halindedir.

Sonuç ise son gelişmelerin resmettiği üzere çalkantılı bir seyirdir. Irak, dış güçlerin özellikle de İran’ın etkisine açık olmayı sürdürüyor. İran, uzlaşmacı siyasetin aleyhine olacak şekilde Şii İslamcı partileri destekliyor. Türkiye ve bir yere kadar ABD ve Arap ülkeleri de nüfuz tasarruf ediyorlar. Arap ayaklanması, hassaten de Suriye’deki ayaklanmalar, Bağdat ve Erbil’i zıt yönlere sevketti.

Ne Bağdat ne de Erbil ülkeyi tekrar uçurumun eşiğine götürmek istemiyor zira ülke mezhep çatışmasından çıkıp daha yeni toparlanmaya başladı. Bağdat, Irak’taki el Kaide kalıntıları ve Sünni ayaklanmacılarla savaşa devam ediyor.

Kürtler ise bu hafta dünya petrol sanayisini ağırladı ve ExxonMobil’in bölgeye gireceğini duyurduğu geçen yılki konferansın başarılarının üzerinden gitmeyi umuyor. Kürt liderler petrol serveti üzerinde bölgeyi geliştirmek için geçen on yıl içinde sarfedilen acı verici çabaların heba olmasını istemiyorlar. Erbil’in daha güçlü komşuları iç ve bölgesel ayaklanma içine çekilmişken o kilit bir bölgesel oyuncu olarak yükseldi.

Bir Arap-Kürt iç savaşının vuku bulması muhtemel değil ancak 2013 seçimleri öncesinde Bağdat’ın gerilim politikası izleyeceğini düşünebiliriz. Maliki kendisini 2008’de yaptığı gibi ileri sürüyor. O vakit, federal kuvvetler peşmergeyi ihtilaflı bölgeden çıkarmak amacıyla beklenmedik bir şekilde üzerine yürümüştü. Şimdi olduğu gibi yine seçimler arefesinde olmuştu.

Maliki güçlü bir Irak lideri kimliğini ileri sürdüğünden dolayı savaş tehditleri galiba devam edecek. BKY nazikçe tepki verecek ve Kürtlere – ve Maliki’nin Bağdat’taki rakiplerine – yaklaşan tehditleri göğüslemeye hazırlandığını hatırlatacak. BKY, ulusçu kimliğini desteklemeye, Kürtleri harekete geçirmeye çalışacak ve Maliki’nin rakiplerinin birleşmesini sağlayıp onu başbakanlıktan uzaklaştırmalarına yol açacak şekilde elini fazla abartmasını umacak.

Kaynak: The National

Dünya Bülteni için çeviren: M.Alpaslan Balcı

 

Yorumlar (0)
18
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?