banner39

06.09.2008, 08:18

Aras'ın iki yakasında yol alan tarih…


Türkiye ve Ermenistan A milli futbol takımları yarın tarihlerindeki ilk resmi karşılaşmaya çıkacaklar.

Bu maçın anlamı, bildik bir futbol karşılaşmasının ifade ettiğinden çok daha fazla…

Ermenistan ve Türkiye, tarihsel ve politik olarak sıkça karşı karşıya gelen, karşı karşıya bulunan bu iki ülke, uzun süredir ilk kez futbol vesilesiyle "temas" edecekler.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün maç seyretmeye Erivan'a gelmesi, aslında maçı vesile kılarak üst düzey ilk "dokunmayı" hedeflemesinden başka bir şey değil…

Hasan Cemal, Mustafa Karaalioğlu, Cengiz Çandar, Ergun Babahan, Yavuz Baydar gibi spor yazarı olmayan siyasi yorumcuların bu maça gösterdikleri ilgi, birlikte Erivan'a gelişleri de böyle bir anlam taşıyor.

Hasan Cemal iki gün önce köşesinde "keşke milli takımlar 1915 trajedisinde ölenler için bir dakikalık saygı duruşu yapabilse, o zaman ne çok sorun çözer, ne çok yol alırdık" demişti, mealen…

Anlam bu…

Pek doğru…

Ama şimdilik pek de zor…

Aklım, bilgim, vicdanım beni dün nasıl "Soykırım Anıtı"na çicek koymaya, saygı duymaya götürdüyse, bir gün, bu, her düzeyde olacak.

Hrant'ın açtığı kapıdan ve karşılıklı olacak…

Erivan'da hava sıcak…

Uzun bir şehir gezisi, sokaktaki insanlarla sohbet, ardından Ağrı Dağı'nın eteği ve Türk sınırındaki Aziz George kilisesini ziyaret, nihayet bazılarımızın soykırım anıtı ve müzesine doğru hareketi…

İlk günümüzü bunlar aldı…

İyi karşılanıyor, ilgiyle izleniyorsunuz…

Konuştuğumuz insanlar, Gül'ün gelişinin önemli bir fırsat ve adım olduğu kanaatini taşıyorlar. Hemen anlıyorsunuz: Onlar için pratik sorunlar tarihsel sorunların önünde geliyor, tarihsel sorunun çözümünün de pratik sorunların çözümünden geçtiğini ima ediyorlar.

Gül Erivan'a bugün geliyor.

Gül'ün nasıl karşılanacağı aslında son derece önemli. Taşnakların bugün sadece yüzde 5'lik oy oranına sahip olsalar da bir tepkiyi organize etme gücü var.

Sıcak bir karşılamanın aynı zaman sıcak bir karşılaşmayı ifade edeceğine şüphe yok.

Buna karşılık Gül'ün sorun yaratacak oranda tepkiyle karşılaşması Türkiye-Ermenistan ilişkilerine zarar verici olabileceği endişesi de var..

Bu konuyu dün Taşnak Partisi'nin önde gelen isimlerinden birisiyle konuşma fırsatı bulduk. Taşnak Partisi'nin Uluslararası Sekreteri ve Ermeni Davası Merkez Bürosu Başkanı olan Giro Manoyan şunları söylüyordu Gül'ün ziyareti hakkında:

"Bu ziyarete karşı değiliz. Bununla birlikte bir gösteri yapacağız, izin verilirse havaalanında, olmazsa Başkanlık Sarayı'nın önünde. Bu gösteride amacımız sorunlarımızın bulunduğunu hatırlatmak olacak… Maçla ilgili olarak bir hazırlığımız yok, federasyon pankart açmayı yasakladı, bağırma, tepki kendiliğinden olursa olur…"

Manoyan Taşnakların Türkiye'yle ilgili son duruşlarını ise şöyle özetliyor:

"Gül'ün ziyaretinin arkası gelmeli. Her iki taraf da önkoşulsuz bir ilişkiye hazır olduğunu ilan etmeli. Biliyorsunuz Türkiye'nin 'soykırım tanınsın talebi olmasın' 'Kars anlaşmasına bağlı toprak talepleri sora ersin' 'Karabağ sorunu çözülsün' şeklinde üç ön koşulu var. Bunları bir kenara itmeli. Örneğin Ermenistan soykırım tanınsın diye bir ön koşul getirmiyor. Biz Taşnaklar da zaman içinde devletin bu politikasını anlar hale geldik. Türkiye ile Ermenistan arasında ilişkilerin başlaması için soykırımı tartışmaya gerek yok. Bu tartışma ileride ilişkilerin normalleşmesi için gerekli…"

Bu koşullarda iki önerisi var Manoyan'ın.

İlki sınır kapısının açılması ve ikincisi diplomatik ilişkinin başlaması…

Bu iki unsurun bir politika değişikliği anlamı geleceğinin altını çiziyor ve partisinin genel başkanının Gül'ün ziyareti hakkında "varsayın ki kaybolmuş kardeşiniz geri geliyor…" sözlerini hatırlatıyordu……

Tarih Aras'ın iki tarafında yol alıyor aslında…

 

Kaynak: Yeni Şafak

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?