'11 Eylül'de ölenleri tek tek saydım'

New York'da görevli Türk Emninyet Müdürü, 11 Eylül'de ölenleri tek tek saydığını söyledi.

'11 Eylül'de ölenleri tek tek saydım'

ABD'de, 20 yıl boyunca New York Emniyet Müdürlüğü'nde polis şefliği yapan Türk asıllı Yalkın Demirkaya 13 yıl önce kurduğu Cyber Diligence şirketi ile ABD'li ve dünyaca ünlü dev şirketleri sanayi casuslarından koruyor

ABD'nin New York Emniyet Müdürlüğü'nde yıllarca polis şefliği yapan ve yaptığı operasyonlarla bir çok kez başarı ödülü alan Türk asıllı Amerikan polis şefi Yalkın Demirkaya sanayi casuslarının korkulu rüyası oldu. Gazetemize açıklamalarda bulunan Demirkaya, New York Emniyet Müdürlüğü'nde 20 yıl boyunca iç araştırma, istihbarat ve yüksek teknoloji suçları araştırma bölümü olan Grup 7'nin uzun yıllar bölüm müdürlüğünü yaptı. ABD yasalarına göre görevli olduğu sürece emniyetin bilgisi dahilinde ikinci bir iş yapma hakkı olduğunu belirten Demirkaya, 13 yıl önce kurduğu şirketteki dedektif ekibiyle dev şirketleri sanayi casuslarından koruyor. Geçtiğimiz yıl New York Emniyet Müdürlüğü'nden emekli olan Demirkaya'nın 1995 yılında kurduğu Cyber Diligence isimli şirketi ABD'deki büyük şirketlerin bir anda gözdesi oldu.

ŞİRKETLERİN GÖZDESİ

New York Emniyet teşkilatında 'Süper Türk polis Şefi' olarak anılan Demirkaya'nın, daha önce yanında çalışan dedektiflerden oluşturduğu ekip dünyanın neresinde olursa olsun sanayi casuslarını düzenlediği gizli operasyonlarla bulup adalete teslim ediyor. 11 Eylül saldırıları sırasında New York Emniyet Müdürlüğü'nde görevli olduğunu belirten Demirkaya, "Saldırılar sonrasında duyduğunuz ölü sayıları bana aittir. Hepsini ben saydım. Hatta bir Türk'ün sorgulamasını ben yaptım. Türkiye'deki depremde akut çalışmalarda görevli biriydi. İkiz kulelerin çökmesinden sonra yardım etmek istedi. Binadan çıkarken yakalandı. Sorgulamasını ben yaptım. Suçsuz olduğunu anladık bıraktık" dedi. Aslen İstanbul Beşiktaşlı olduğunu kaydeden Demirkaya, Türk şirketleri arasında da kendilerine başvuran çok ünlü isimler olduğunu söyledi.

ÜLKELER DE BİZE GELİYOR

Şirketlerin gizli bilgilerinin mafya tarafından ihale yoluyla satıldığını belirten Demirkaya, dünyaca ünlü bir şirketin laptopları için 1 milyon dolarlık ihaleyi engellediklerini ve laptop-ların güvenliklerini sağladıklarını kaydetti. Sadece şirketlerin değil ülkelerin de kendilerine başvurduğunu söyleyen Demirkaya, Türk yetkililerin de casusluk faa-liyetlerine engel olmaları için kendilerine başvurduğunu söyledi. Ayrıca Türkiye'de yüksek teknoloji eğitimi verdiğini söyleyen Demirkaya, Türkiye'ye olan işlerini karşılıksız yaptığını kaydetti.


Dev şirketler FBI yerine bize geliyorlar

Gazetemize yaptığı açıklamada, ünlü şirketlerin FBI yerine kendilerini tercih ettiğini belirten Demirkaya şunları söyledi: "Endüstri casusluğunun içerisinde artık uluslararası organize suç çeteleri de girdi. Peşinde oldukları şeyler gizli formüller, iş planları, şirket evlilikleri öncesinde yapılan antlaşmalar. Oralardan çaldıkları bu bilgiler çok büyük paralar ediyor. Bu bilgiler özellikle borsada işlem gören şirketlere aitse tabii ki çok daha fazla para ediyor, mafya da bunların peşinde." Demirkaya, sanayi casuslarına karşı anlatamayacağı birçok ayrı yöntemle savaştıklarını belirterek, "Network'te sadece bir kişinin bizim gönderdiğimiz bir e-maili açması bize yeter" dedi.

Avrupa'da çeteler çökerttik

Avrupa'da yaptıkları bir operasyonun ayrıntılarını açıklayan Demirkaya, "Geçtiğimiz yıl, Avrupa'da gerçekleştirdiğimiz bir operasyonda, burada çok önemli bir müşterimiz olan Amerikan kuruluşunun tüm ağına bir gecede girip tüm forensik kayıtlarını aldık, kayıtlarını inceledik, sonucunda da yahoo e-maili kullanarak şirketin bütün müşteri listelerinin dışarıya sızdırıldığını tespit ettik, kimlerin yaptığını da. Çok ünlü bir başka Amerikan şirketinin kendileri için hayati değerde olan kimyasal formülleri çalındı. Çok büyük ve ünlü olan bu Amerikan şirketi, çalınan formülleri ortaya çıkartmak için ARGE bölümüne tam 4 milyar dolar harcamıştı. Biz gittik ve işi çözdük tabii, içeride çalışan bir müdür bunları çalıp Avrupa'daki rakip bir firmaya vermiş. Bu şirketin Avrupa'daki merkezlerine gizlice bir hafta sonu girdik. 300'e yakın bilgisayar vardı, sistemlere girenleri teker teker kontrol ettik. 5 bin kare fotoğraf çektik. Hepsinin bilgisayarlarını hiçbir iz bırakmadan kopyaladık, resimledik ve araştırmanın sonucunda casusları yakaladık" şeklinde konuştu.

Kaynak: Yeni Şafak

 

Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2008, 10:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER