banner15

16 yıllık davada karar Mart'ta

1991 yılında gözaltındayken işkence ile ölümüne sebep olmaktan yargılanan polislerin yargılamasında karar önümüzdeki aya kaldı.

16 yıllık davada karar Mart'ta

Üniversite öğrencisi Birtan Altınbaş'ın 1991 yılında gözaltındayken işkence ile ölümüne sebep olmaktan yargılanan polislerin yargılamasında karar önümüzdeki aya kaldı.

Ankara 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bugünkü duruşmasında sanıklar İbrahim Dedeoğlu, Hasan Cavit Orhan ve Sadi Çaylı hazır bulundu. Mahkeme Başkanı Yılmaz Çapalı, sanık avukatlarıyla sanıklara son sözlerini sordu.  

"TARİHİ OLAYLARA İMZA KOYAN BİRİYİM"

İbrahim Dedeoğlu, 34 yıllık meslek hayatının 24 yılını Ankara'da Terörle Mücadele Bölümü'nde sürdürdüğünü ve terörle mücadele ederken, örgüt mensuplarıyla girdiği bir çatışmadan "ölümden kılpayı kurtulan şerefli bir memur" olduğunu söyledi. Dedeoğlu, "Tarihi olaylara imza koyan ve yüzlerce takdirname alan" biri olduğunu belirterek, Mahkeme'de "nefret ettiği işkenceden" dolayı bulunmaktan üzgün olduğunu söyledi.

Dedeoğlu, sol gruplara yönelik oluşturulan Terörle Mücadele Birim amiri olduğunu, kendisine bağlı en az 30 tim bulunduğunu ifade ederek, "Görevim gereği sorgulama odasına inmem söz konusu değildir. Tanık ifadeleri de bu yöndedir" dedi.

"ÖRGÜT ÜYELERİNİN TANIKLIĞI KABUL EDİLDİ, VALİ'NİN EDİLMEDİ"

İbrahim Dedeoğlu, mahkemenin daha önce kendileri hakkında verdiği kararı çoğu daha sonra örgüt üyeliğinden yargılanan ve hüküm giyen örgüt üyelerinin tanıklıkları üzerine verdiğini iddia ederek, "Örgüt mensuplarının tanıklıkları kabul kabul görüyor, bizim tanık olarak getirdiğimiz ve mahkemede hazır ettiğimiz devletin valisi, emniyet müdürü, DGM Başsavcısının tanıklığı 'duruşmayı uzatmaya yönelik çaba' olarak algılanmıştır" dedi.

Dedeoğlu, sanıklar Süleyman Sinkil ve Ahmet Baştan'ın Birtan Altınbaş'ın ölümüne sebebiyet verdiklerini ikrar ettiklerini ve kendisinin de sorgulamanın hiçbir aşamasına girmediği yönünde ifadeleri olduğuna işaret etti.

BAŞTAN İLAHİ ADALETE HESAP VERİYOR

İbrahim Dedeoğlu'nun avukatı Mehmet Ener, Dedeoğlu ile ilgili iddiaların 30 Ekim 2006'da yaşamını yitiren Ahmet Baştan ve Süleyman Sinkil'in beyanları olduğunu belirterek, "Rahmetli Baştan şu an ilahi adalete hesap vermekte ya da hesap sormak için beklemektedir" dedi.

METİN GÖKTEPE ÖRNEK GÖSTERİLDİ

İbrahim Dedeoğlu'nun avukatı Recep Onaran, gazeteci Metin Göktepe'nin öldürülmesi sonrası hakkında dava açılan terörle mücadele birim amiri Seydi Battalköse'nin aldığı cezanın Yargıtay 1.Ceza Dairesi'nce bozulduğunu ve kendisinin de Afyon Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim olduğunu, anılan karara imza atmaktan "gurur" duyduğunu söyledi. Onaran, tanıkların örgüt üyesi olduklarını ve polise karşı husumet besledikleri için tanıklıklarının geçerli olamayacağını savundu.

Mahkeme Başkanı Yılmaz Çapalı, "Dosyanın geçirdiği uzun aşamalar bu celse esasa ilişkin savunmalar göz önüne alınarak dosyanın heyetteki değişiklik de dikkate alınarak dosyanın incelemeye alınmasına" karar vererek, duruşmayı erteledi.

SAVCI MÜTALAASINI OKUDU

Cumhuriyet Savcısı Güney Serap Yüksel, esas hakkında savunmasında şunları ifade etmişti:

"Sanıklar İbrahim Dedeoğlu, Hasan Cavit Orhan, Süleyman Sinkil ve Sadi Çaylı'nın, yasa dışı örgüte üye olan ve örgüt tarafından gerçekleştirilen cinayetlere katıldığı düşüncesiyle gözlem altına alınan ölen Birtan Altınbaş'ın üzerine atılı suçları kabul etmemesi üzerine dövülerek ve baskı altında tutulması sonucu öldüğü ve yukarıdaki sanıkların bizzat bu eylemde görevli oldukları anlaşılmış, her iki gerek 765 sayılı TCK'nın gerekse 5237 sayılı TCK'nın sanıklar açısından birlikte değerlendirilmiş 5237 sayılı TCK'nın 95/4 maddesinde suçun tanımlandığı görülmüş, ancak bu maddenin daha fazla ceza içerdiği anlaşılmakla sanıklar hakkında İbrahim Dedeoğlu, Hasan Cavit Orhan, Süleyman Sinkil ve Sadi Çaylı kastı aşan adam öldürmek suçundan üzerlerine atılı eylemlerine uyan ve lehlerine olan 765 sayılı TCK'nın 452/1 ve 243/2 maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve tututlanmalarına yer olmadığına karar verilmesi talep ve mütalaa olunur."

DAVANIN GEÇMİŞİ

Sanıklar İbrahim Dedeoğlu, Sadi Çaylı, Süleyman Sinkil ve Hasan Cavit Orhan, eski Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) "kastı aşan adam öldürme" suçunu düzenleyen 452/1. maddesi, bir kimseye cürümlerini söyletmesi için işkence sonucu ölüm meydana gelmesi halinde ceza artırımını düzenleyen 243/2, ceza indirimi öngören 463 ve 59. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10'ar gün ağır hapis cezasına mahkum etmişti. Temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay, "sanıkların, suçu birlikte ve doğrudan ika ve icra ettikleri eylemde, TCK'nın 463. maddesini uygulama yeri bulunmadığı"nı belirterek, kararı sanıklar aleyhine bozdu.

ANKA

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35